- Katılım
- 15 Nisan 2008
- Mesajlar
- 820
- Reaksiyon puanı
- 48
- Puanları
- 0
- Yaş
- 56
1. Ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme.
HEP KENDİ İÇ SESİNİ DİNLE. Sen nasıl olmak istiyorsun?
Yoksa hayatın harcanır gider..
2. Eğer ilk adımı attıysan ancak 2.si mümkün olur.
ASLA MASKE TAKMA. Öfkeliysen öfkeli ol.
Bu risklidir; ama gülümseme! çünkü bu dürüst olmaz.
Tüm mekanizman ters yüz olmuş.
Çünkü kızmak istediğinde kızmadın, nefret etmek istediğinde etmedin.
Şimdi sevmek istiyorsun; aniden mekanizmanın çalışmadığını farkediyorsun.
Öfkesini bastıran insanlar hep çok yerler, öfkeli insanlar daha fazla sigara içerler.
Çünkü öfke tırnak ve dişlerden boşaltılır.
3. SAHİCİ OL.
Şimdiki zamana sadık kal.
Çünkü tüm yalanlar geçmişten ya da gelecekten içeri sızar.
Geçmişi bir yük gibi üzerinde taşıma, gereksiz yere de gelecekle uğraşma.
Olumsuz duygularını ifade et, ama herkesin ortasında değil.
Şayet öfkeliysen odana git, kapıları kapat minderleri döv;
aynanın önünde dur kendi görüntüne bağır.
Öfkeni birisinin üzerine kusarsan bir zincir oluşur, o senin üzerine daha çok öfke akıtacaktır;
o da senin kadar bastırılmıştır.
Bir dahaki sefere öfke hisettiğinde git ve evin etrafında yedi kez koş ve bir ağacın altına otur, öfkenin nereye gittiğini izle.
Hissettiğin tüm duyguları yaşa, bu sensin..
Nefret dolu, çirkin, değersiz; her ne ise gerçekten onun içinde ol.
Bırak ortaya çıksınlar - onları yaşa, acısını hisset.
Öfke güzeldir, seks güzeldir.
Şayet onları kötülersen çirkinleşirler;
şayet onları dönüştürürsen ilahi hale gelirler.
Dönüştürülen öfke "şefkat" haline gelir.
Sekse akan enerji "sevgi" halini alır.
Doğru ya da yanlış diye birşey yoktur, sadece farkında ol..
Kişi farkındalıkla öfkelenemez, kişi farkındalıkla hırslanamaz, kişi farkındalıkla kıskanç olamaz..
Hiçbir peşin hüküm olmadan, hiçbir varsayım olmadan
kendi içine gir ve öfkenin ne olduğunu gör.
Kendini reddeden bir insan, dünyayı da reddeder.
Kendini reddeden insan Tanrıyı da reddeder.
Seni yaratan Tanrıyı nasıl kabul edebilirsin ki?
Kendini kabul ettiğin anda, herşey kabul edilmiştir.
Herşey olması gerektiği gibidir..
O zaman "olması gerektiği gibi" ile "şuan olan" arasında fark yoktur..
"Olması gereken", "şuan olan" olur.
Ve birden bir kutlama yükselir..
O nedenle KABUL ET...
Sevgi ancak kendini, diğerini, dünyayı derin bir şekilde kabul ettiğin zaman mümkündür..
Kabul et...
Çünkü herhangi birşeyi reddedersen gerginleşeceksin.
Rahatlamak istersen kabul etmek bunun yoludur.
Etrafında olan herşeyi kabul et; bırak o organik bir bütün haline gelsin.
Bu böyledir, herşey birbiri ile ilişkilidir.
OSHO
HEP KENDİ İÇ SESİNİ DİNLE. Sen nasıl olmak istiyorsun?
Yoksa hayatın harcanır gider..
2. Eğer ilk adımı attıysan ancak 2.si mümkün olur.
ASLA MASKE TAKMA. Öfkeliysen öfkeli ol.
Bu risklidir; ama gülümseme! çünkü bu dürüst olmaz.
Tüm mekanizman ters yüz olmuş.
Çünkü kızmak istediğinde kızmadın, nefret etmek istediğinde etmedin.
Şimdi sevmek istiyorsun; aniden mekanizmanın çalışmadığını farkediyorsun.
Öfkesini bastıran insanlar hep çok yerler, öfkeli insanlar daha fazla sigara içerler.
Çünkü öfke tırnak ve dişlerden boşaltılır.
3. SAHİCİ OL.
Şimdiki zamana sadık kal.
Çünkü tüm yalanlar geçmişten ya da gelecekten içeri sızar.
Geçmişi bir yük gibi üzerinde taşıma, gereksiz yere de gelecekle uğraşma.
Olumsuz duygularını ifade et, ama herkesin ortasında değil.
Şayet öfkeliysen odana git, kapıları kapat minderleri döv;
aynanın önünde dur kendi görüntüne bağır.
Öfkeni birisinin üzerine kusarsan bir zincir oluşur, o senin üzerine daha çok öfke akıtacaktır;
o da senin kadar bastırılmıştır.
Bir dahaki sefere öfke hisettiğinde git ve evin etrafında yedi kez koş ve bir ağacın altına otur, öfkenin nereye gittiğini izle.
Hissettiğin tüm duyguları yaşa, bu sensin..
Nefret dolu, çirkin, değersiz; her ne ise gerçekten onun içinde ol.
Bırak ortaya çıksınlar - onları yaşa, acısını hisset.
Öfke güzeldir, seks güzeldir.
Şayet onları kötülersen çirkinleşirler;
şayet onları dönüştürürsen ilahi hale gelirler.
Dönüştürülen öfke "şefkat" haline gelir.
Sekse akan enerji "sevgi" halini alır.
Doğru ya da yanlış diye birşey yoktur, sadece farkında ol..
Kişi farkındalıkla öfkelenemez, kişi farkındalıkla hırslanamaz, kişi farkındalıkla kıskanç olamaz..
Hiçbir peşin hüküm olmadan, hiçbir varsayım olmadan
kendi içine gir ve öfkenin ne olduğunu gör.
Kendini reddeden bir insan, dünyayı da reddeder.
Kendini reddeden insan Tanrıyı da reddeder.
Seni yaratan Tanrıyı nasıl kabul edebilirsin ki?
Kendini kabul ettiğin anda, herşey kabul edilmiştir.
Herşey olması gerektiği gibidir..
O zaman "olması gerektiği gibi" ile "şuan olan" arasında fark yoktur..
"Olması gereken", "şuan olan" olur.
Ve birden bir kutlama yükselir..
O nedenle KABUL ET...
Sevgi ancak kendini, diğerini, dünyayı derin bir şekilde kabul ettiğin zaman mümkündür..
Kabul et...
Çünkü herhangi birşeyi reddedersen gerginleşeceksin.
Rahatlamak istersen kabul etmek bunun yoludur.
Etrafında olan herşeyi kabul et; bırak o organik bir bütün haline gelsin.
Bu böyledir, herşey birbiri ile ilişkilidir.
OSHO
