- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
derecede önemli birtakım
ortak özellikleri olduğundan sözedilmiş ve bunların kısaca özetleneceği
aktarılmıştı. İşte bu haftaki yazı, bu önemli özellikler üzerinde durmaktadır.
Ancak burada Yeni ekonomi şirketi derken, teknolojik ürünleri tasarlayan ve
imal eden firmaların değil, İki masa - bir kasa ile, yazılım başta olmak üzere
birtakım teknolojileri kullanarak, belki ilk bakışta son derece yaratıcı ve
cazip görünen, ancak aslında rakipler tarafından kolayca taklit edilebilecek ve
çok kısa sürede Emtia haline gelebilecek ürünlere odaklanmış kuruluşların
kastedildiğini belirtmekte yarar var. ªimdi bu özelliklere kısaca bir
bakalım:
1. Kurum veya ürün kimliğinden ziyade, bu şirketlerin kurucusu olan ve birer
"Deha" olarak adlandırılan kişiler ön plana çıkıyor. Bazı basın ve halkla
ilişkiler çevreleri de, "Müşteri" olarak bu şirketleri değil, şirketin başındaki
kişileri gördüklerinden, bu imajı sürekli pompalamaya devam ediyor
2. Boy boy fotoğraflarla desteklenmiş röportajlarla birer "İdol" haline
getirilen bu kişiler, geleneksel işadamlarını "Vizyon eksikliği" ile tenkit
ederken, ortaya attıkları parlak fikirlerle ekonomiyi ele geçirecekleri
tehdidinde bulunuyorlar. Ama aslında, bunlardan ciddi bir kesiminin de söylemi,
Her şeyi bedava verdikleri web sitesine reklam alarak kar etme masalının
ötesine pek de geçemiyor.
3. Bugün Dünyanın her yerinde, tüm hayatı medyada pompalanan birtakım sihirli
sözcüklerle yönlendirilen ve kulaktan dolma sığ bilgilerle atıp-tutan kişiler
tarafından bilir-bilmez yerden yere vurulan "Eski Ekonomi" kurumlarında çoğu kez Derin ve daha önemlisi, "Rakipleri tarafından
kolay taklit edilemez" bir bilgi birikimi
Hatırı sayılır, sadık ve mutlu bir müşteri
portföyü
Ellerindeki fabrika ve fiziksel üretim araçlarıyla
çok büyük bir "İkinci elde satılabilir" mal varlığı bulunuyor. İki masa - bir
kasa şirketlerde bunlardan hangisi var, dersiniz?
4. Aslında birçok "Eski Ekonomi" kurumu da, yeni yetme şirketler gibi, yıllar
önce ortaya çıkmış parlak bir fikre dayanıyordu. Bunlar da, şimdikiler gibi,
1960 - 1970'li yıllarda büyük beklentilerle halka açılıp kaynak toplamışlardı.
Ancak bu kurumlar, Yeni Ekonomi şirketlerinin aksine, halktan para toplamaya
başlamadan önce, bu parlak fikirleri ekonomik bir değere dönüştürmeyi beceremiş,
kendini ispatlamış, kara geçmiş, dolayısıyla sağlıklı bir finansal yapıya
kavuşmuş durumda idiler. Yeni şirketler ise, finansal olarak içleri bomboş
olmasına rağmen halka açılıp kaynak toplamakta bir mahzur görmüyorlar.
5. "Yeni Ekonomi" şirketlerinin bazıları, elde ettikleri brüt kar (Satış
karı) ile şirketin idamesi için gerekli olan satış - pazarlama ve genel idare
masraflarını çıkarabilmeyi bir kenara bırakın, herhangi bir "Brüt kar" bile elde
edemiyor. Yani, 10 liraya aldığı malı(Veya mal ettiği hizmeti) 8 liraya satıp
"Zararına ticaret" yapıyor. Bütün bunların, "Kârdan birtakim fedakarlıklar
yaparak pazarı ele geçirmek ve bir pozisyon tutmak" amacıyla yapıldığı
söyleniyor. Ancak, bu zararın kim tarafından ve nasıl finanse edileceği
konusunda aklı başında bir plan yok.
6. Eski ekonomi kurumlarının aksine, bu yeni şirketlerin bir kısmında salt
beklenti üzerine yatırım yapılıyor, gelecek hakkında aldatıcı unsur
taşıyabilecek bazı kehanetlerde bulunuyor, belki de iki gün sonra geçerliliğini
yitirecek pazar ve rekabet koşulları üzerine büyüme planları kuruyor.
7. Finansal parametrelerin yatırım danışmanları tarafından dikkatlice
değerlendirilmesinden sonra pazar değeri üzerinde tahmin yapılan eski ekonomi
kurumlarının aksine, bu yeni şirketlerle ilgili kehanetler, başkanın veya genel
müdürün karizmasına bakılarak belirleniyor.
8. Eski ekonomiyi temsil eden kurumlar, yıllar içinde dengeli ve tutarlı bir
biçimde büyüyüp hissedarlarına daima yüksek değer sağlamaya devam ederken, salt
beklenti üzerine spekülasyon yaparak vurgun peşinde koşan müteşebbislerin
kurduğu bu yeni yetme şirketlerin pazar değerinde inanılmaz iniş - çıkışlar
yaşanıyor.
9. Eski ekonomi kurumları planlarında en kötü senaryoyu da gözönünde
bulundururken, yeni ekonomi şirketlerinde daima parlak bir gelecek çiziliyor.
Dolayısıyla, ekonomik koşulların, rekabetin ve müşteri davranışının ya daha
olumluya gideceği veya en azından, "Asla kötüye gitmeyeceği" beklentisi üzerine
plan yapılıyor.
Ekonominin bir bilim olduğu gerçeğini, dolayısıyla bu sözcüğün dikkatlice
sarfedilmesi gereğini bir kenara bırakalım. Ama eğer "Yeni Ekonomi" dediğimiz
şey, bu saydığımız şirketleri ve bu ortak özellikleri ön plana çıkaracaksa,
insanı "Vay iş dünyasının haline!" gibi bir düşünce sarmaz mı?
ortak özellikleri olduğundan sözedilmiş ve bunların kısaca özetleneceği
aktarılmıştı. İşte bu haftaki yazı, bu önemli özellikler üzerinde durmaktadır.
Ancak burada Yeni ekonomi şirketi derken, teknolojik ürünleri tasarlayan ve
imal eden firmaların değil, İki masa - bir kasa ile, yazılım başta olmak üzere
birtakım teknolojileri kullanarak, belki ilk bakışta son derece yaratıcı ve
cazip görünen, ancak aslında rakipler tarafından kolayca taklit edilebilecek ve
çok kısa sürede Emtia haline gelebilecek ürünlere odaklanmış kuruluşların
kastedildiğini belirtmekte yarar var. ªimdi bu özelliklere kısaca bir
bakalım:
1. Kurum veya ürün kimliğinden ziyade, bu şirketlerin kurucusu olan ve birer
"Deha" olarak adlandırılan kişiler ön plana çıkıyor. Bazı basın ve halkla
ilişkiler çevreleri de, "Müşteri" olarak bu şirketleri değil, şirketin başındaki
kişileri gördüklerinden, bu imajı sürekli pompalamaya devam ediyor
2. Boy boy fotoğraflarla desteklenmiş röportajlarla birer "İdol" haline
getirilen bu kişiler, geleneksel işadamlarını "Vizyon eksikliği" ile tenkit
ederken, ortaya attıkları parlak fikirlerle ekonomiyi ele geçirecekleri
tehdidinde bulunuyorlar. Ama aslında, bunlardan ciddi bir kesiminin de söylemi,
Her şeyi bedava verdikleri web sitesine reklam alarak kar etme masalının
ötesine pek de geçemiyor.
3. Bugün Dünyanın her yerinde, tüm hayatı medyada pompalanan birtakım sihirli
sözcüklerle yönlendirilen ve kulaktan dolma sığ bilgilerle atıp-tutan kişiler
tarafından bilir-bilmez yerden yere vurulan "Eski Ekonomi" kurumlarında çoğu kez Derin ve daha önemlisi, "Rakipleri tarafından
kolay taklit edilemez" bir bilgi birikimi
Hatırı sayılır, sadık ve mutlu bir müşteri
portföyü
Ellerindeki fabrika ve fiziksel üretim araçlarıyla
çok büyük bir "İkinci elde satılabilir" mal varlığı bulunuyor. İki masa - bir
kasa şirketlerde bunlardan hangisi var, dersiniz?
4. Aslında birçok "Eski Ekonomi" kurumu da, yeni yetme şirketler gibi, yıllar
önce ortaya çıkmış parlak bir fikre dayanıyordu. Bunlar da, şimdikiler gibi,
1960 - 1970'li yıllarda büyük beklentilerle halka açılıp kaynak toplamışlardı.
Ancak bu kurumlar, Yeni Ekonomi şirketlerinin aksine, halktan para toplamaya
başlamadan önce, bu parlak fikirleri ekonomik bir değere dönüştürmeyi beceremiş,
kendini ispatlamış, kara geçmiş, dolayısıyla sağlıklı bir finansal yapıya
kavuşmuş durumda idiler. Yeni şirketler ise, finansal olarak içleri bomboş
olmasına rağmen halka açılıp kaynak toplamakta bir mahzur görmüyorlar.
5. "Yeni Ekonomi" şirketlerinin bazıları, elde ettikleri brüt kar (Satış
karı) ile şirketin idamesi için gerekli olan satış - pazarlama ve genel idare
masraflarını çıkarabilmeyi bir kenara bırakın, herhangi bir "Brüt kar" bile elde
edemiyor. Yani, 10 liraya aldığı malı(Veya mal ettiği hizmeti) 8 liraya satıp
"Zararına ticaret" yapıyor. Bütün bunların, "Kârdan birtakim fedakarlıklar
yaparak pazarı ele geçirmek ve bir pozisyon tutmak" amacıyla yapıldığı
söyleniyor. Ancak, bu zararın kim tarafından ve nasıl finanse edileceği
konusunda aklı başında bir plan yok.
6. Eski ekonomi kurumlarının aksine, bu yeni şirketlerin bir kısmında salt
beklenti üzerine yatırım yapılıyor, gelecek hakkında aldatıcı unsur
taşıyabilecek bazı kehanetlerde bulunuyor, belki de iki gün sonra geçerliliğini
yitirecek pazar ve rekabet koşulları üzerine büyüme planları kuruyor.
7. Finansal parametrelerin yatırım danışmanları tarafından dikkatlice
değerlendirilmesinden sonra pazar değeri üzerinde tahmin yapılan eski ekonomi
kurumlarının aksine, bu yeni şirketlerle ilgili kehanetler, başkanın veya genel
müdürün karizmasına bakılarak belirleniyor.
8. Eski ekonomiyi temsil eden kurumlar, yıllar içinde dengeli ve tutarlı bir
biçimde büyüyüp hissedarlarına daima yüksek değer sağlamaya devam ederken, salt
beklenti üzerine spekülasyon yaparak vurgun peşinde koşan müteşebbislerin
kurduğu bu yeni yetme şirketlerin pazar değerinde inanılmaz iniş - çıkışlar
yaşanıyor.
9. Eski ekonomi kurumları planlarında en kötü senaryoyu da gözönünde
bulundururken, yeni ekonomi şirketlerinde daima parlak bir gelecek çiziliyor.
Dolayısıyla, ekonomik koşulların, rekabetin ve müşteri davranışının ya daha
olumluya gideceği veya en azından, "Asla kötüye gitmeyeceği" beklentisi üzerine
plan yapılıyor.
Ekonominin bir bilim olduğu gerçeğini, dolayısıyla bu sözcüğün dikkatlice
sarfedilmesi gereğini bir kenara bırakalım. Ama eğer "Yeni Ekonomi" dediğimiz
şey, bu saydığımız şirketleri ve bu ortak özellikleri ön plana çıkaracaksa,
insanı "Vay iş dünyasının haline!" gibi bir düşünce sarmaz mı?
