- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Şansının yardımını da görmüyor değil. Günün birinde genç ulusun değerli
kişisi Benjamin Franklin'in karşısında buluyor kendini. Delikanlı portreye
çalışırken, tutkularını bu değerli kişiye açma fırsatını buluyor: Yeteneklerini
Avrupa'da sanatın vatanında geliştirebilir, Franklin acaba kendini orada ün
yapmış bir kişiye, sözgelişi Benjamin West'e tavsiye edemez miydi?Bir
süre sonra onu Londra'da görüyoruz. Perukalı, soylu kişilerin portrelerini
yapıyor ve tablolarını Royal Academy'de sergiliyordu. Yaşı daha yirmi altı ve
kaderi birden değişiveriyor. Stanhope'nin portresini yaparken ünlü mucit onu,
sanatını bir yana koyup kendini tekniğe vermesini sağlayacak kadar etkiliyor.
Fulton, Stanhope'nin icadının bir püf noktası olduğunu düşünmektedir. Genç
Amerikalı paleti, fırçayı bir yana atıp ünlü teknikçinin açtığı yeni ufuklara
doğru koşuyor: Watt makinesi, buharlı gemi...Kalbi sonsuz bir heyecanla
çarpıyor. Bu defa West'in şaşkınlık dolu bakışları karşısında cetveli alıp
bundan böyle ölçekli resimler yapmaya koyuluyor. Kaleminden sırasıyla siper
kazma makinesi, mermer kesme cilalama makinesi, kenevir ipliği tezgâhı, kanallar
için dip tarama gemisi, bir su arkı ve bir köprü tasarısı çıkıyor. 1796'da da
ırmak gemiciliğinin geliştirilmesi üzerine bir makale yayımlıyor. Bu
verimlilik İngilizleri şaşırtıyor. Ressam Fulton'u beğenirken Teknisyen
Fulton'un karşısında güvensizlik duyuyorlar. Wattların, Murdockların,
Arkwrightların ülkesinde, onun vatandaşlarına bir şeyler öğretebileceğin! sanmak
ne görülmemiş cüret! Bu soğuk karşılanma Fulton'u hayal kırıklığına uğratıyor ve
Fransızlar belki daha anlayışlı olurlar umuduyla Manş'ı geçiyor. Primum
vivere... Önce karın doymalı. Fırçalarını yeniden eline alıyor ve tabiat
manzaraları çizmeye koyuluyor. Parisliler onu iyi karşılıyorlar. Sanatı
sayesinde Fulton, Laplace, Monge gibi çağın bilim adamlarıyla tanışma imkânını
buluyor. Yıl 1800; Fransa ile İngiltere arasında siyasal gerginlikler
baş gösteriyor. Birinci konsül Manş'ın ötesine geçmek istiyor, ama İngiliz
donanmasından korkuyor. Ne var ki, öte yandan Fulton bu donanmayı yok etme
imkânlarını getirmiş: Denizaltı ve torpil. İyice belirtelim; söz konusu
sadece bir proje ya da bir model değildir. Fulton'un denizaltısı suyun üstünde
yelkenlerle, altındaysa elle işletilen bir manivela aracılığıyla ilerleyen 6.40
m. uzunluğunda bir gemiydi. Balastların içine su doldurmak yoluyla dibe iniyor
ve basılmış hava taşıyan bir depo, tayfalara 6 saat yetecek kadar hava
sağlıyordu. Gerçekten Fulton'un 1801'de Brest'te 7.60 metreye dalan Neutitis
adlı denizaltısı tam altı saat suyun dibinde kaldı. Torpil de bu deneyler
sırasında ortaya çıkmıştı. Araç patlayıcı maddeyle dolu bir keseden ibaret olup
askerin kendi elleriyle gidip düşman gemisine saplaması gerekiyordu. Bu
sakıncaya rağmen deney yine de büyük bir heyecan yarattı. Napolyon da
başta olmak üzere resmi makamların kafasızlığına insan bir kere daha şaşmadan
edemez. Kim bilir, belki de Fulton'un elinden tutsalar, onu destekleselerdi yine
onun sayesinde İngiliz donanmasını çok zayıflatmayı başarabilirlerdi. İngiltere
istilâya uğradı mı, kuşkusuz tarihin akışı değişirdi. Londra Hükümeti bu
tehlikeyi sezerek gemi komutanlarını bir denizaltı saldırısına karşı hazır
bulunmaları için uyardı. Ayrıca, Fulton'a da projesini satın almayı teklif etti.
Büyük Amerikalı, icadının kapsamını Napolyon'un takdir edemediğini
sezerek Jouffroy ve Stanhope'nin hayali olan buharlı gemiyi ele almıştı.
Fransızın olumlu çalışmalarından ve vatandaşı Fitch'in aldığı sonuçlardan haberi
vardı. Bunlardaki kusurları buldu ve giderebileceğine inandı. Dostlarından
birinin, Robert Livingstone'un mali yardımları sayesinde 1803'te ilk buharlı
gemisini inşa etti. Bu araç tahtadan yapılmış olup 20-30 m. uzunluğunda, 3.20 m.
genişliğindeydi. Çift etkili bir Watt makinesi 3.65 m. çapındaki çarkı
çeviriyordu. 9 Ağustos günü, akşam saat altıda buharlı gemi Seine ırmağında
saatte 4,7 km. hızla dolaştı.O yıllarda Auxiron ve Fitch ölmüşlerdi.
Jouffroy markisi de sürgünde bulunuyordu. Ne var ki Fulton da halkın
güvensizliğini yenmekte ötekilerden daha başarılı olamadı. Onlarca icadı
eğlenceli bir oyuncaktı, o kadar. Gelecek nasıl olsa yelkenindi. Napolyon belki
de donanmasına beklenmedik bir güç verecek olan bu deneylerin sürdürülmesini
destekleyecek sabrı gösteremedi. Fulton'un değeri yalnız, Watt'ınkine
eşit diyebileceğimiz bir yaratma dehasına sahip oluşunda değildir. Aynı zamanda
kötü şansına eşsiz bir kararlılıkla karşı gelmesini bilmiş, yoluna dikilen
önyargılar, çıkarlar, kayıtsızlıklar ve kötü niyetli kimselerle, görülmemiş bir
inat ve azimle savaşmıştır. Fransa ve İngiltere değerini takdir
edemediler, öyle mi? 1806'da vatanına dönüyor. Ona olan güvenini kaybetmeyen
dostu Livingstone'un sayesinde New York'ta Charles Brown' un tersanesinde bu
defa gerçek bir buharlı yolcu gemisi inşa etmeye koyuluyor. Ve 10 Ağustos
1807'de Clermont Hudson'un sularına indiriliyor. Clermont 40 m.
uzunluğunda 3.60 m. genişliğinde ve sualtı derinliği 2 m.'yi bulan bir tekneydi.
4.60 m. çapındaki iki çarkını iki silindirli, güçlü bir Watt makinesi
çeviriyordu. Vapur, gazetelerin günlerden beri alay konusu ettikleri bu Fulton
delisini görmeye gelen kalabalığın önünde demir aldı. Ama gemi rıhtımdan
ayrılıp yelken açmadan ve öteki teknelerin arasından, dümencisine uysalca uyarak
geçip uzaklaşınca, bütün bu alayların sonu geldi. Rıhtımı önce bir sessizlik,
sonra da çılgın alkışlar kapladı. Fulton zaferi kazanmıştı.Clermont,
Hudson üzerinde, New York-Albany (260 km. uzaklıkta) arasında düzenli seferler
yapmaya başlayacağı 7 Ağustos gününde bu 260 km.'lik yolu 32 saatte aldı. iyiden
iyiye ağız değiştiren gazetelerin, yeni icadı hararetle övmelerine rağmen vapura
tek yolcu bile binmeye cesaret edememişti. Dönüşte ise yalnız bir yolcu bindi ve
Fulton adamın altı dolarını büyük bir heyecanla aldı. Zaferi, çetin bir
mücadelenin meyvesi olmuştu, ama kesindi. Kısa zamanda araçların sayısı artmaya
başladı. 1811'de Clermont'a üç kardeş daha ekledi ve Fulton-Livingstone Firması
başarılara doğru hızla ilerlemeye başladı.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
kişisi Benjamin Franklin'in karşısında buluyor kendini. Delikanlı portreye
çalışırken, tutkularını bu değerli kişiye açma fırsatını buluyor: Yeteneklerini
Avrupa'da sanatın vatanında geliştirebilir, Franklin acaba kendini orada ün
yapmış bir kişiye, sözgelişi Benjamin West'e tavsiye edemez miydi?Bir
süre sonra onu Londra'da görüyoruz. Perukalı, soylu kişilerin portrelerini
yapıyor ve tablolarını Royal Academy'de sergiliyordu. Yaşı daha yirmi altı ve
kaderi birden değişiveriyor. Stanhope'nin portresini yaparken ünlü mucit onu,
sanatını bir yana koyup kendini tekniğe vermesini sağlayacak kadar etkiliyor.
Fulton, Stanhope'nin icadının bir püf noktası olduğunu düşünmektedir. Genç
Amerikalı paleti, fırçayı bir yana atıp ünlü teknikçinin açtığı yeni ufuklara
doğru koşuyor: Watt makinesi, buharlı gemi...Kalbi sonsuz bir heyecanla
çarpıyor. Bu defa West'in şaşkınlık dolu bakışları karşısında cetveli alıp
bundan böyle ölçekli resimler yapmaya koyuluyor. Kaleminden sırasıyla siper
kazma makinesi, mermer kesme cilalama makinesi, kenevir ipliği tezgâhı, kanallar
için dip tarama gemisi, bir su arkı ve bir köprü tasarısı çıkıyor. 1796'da da
ırmak gemiciliğinin geliştirilmesi üzerine bir makale yayımlıyor. Bu
verimlilik İngilizleri şaşırtıyor. Ressam Fulton'u beğenirken Teknisyen
Fulton'un karşısında güvensizlik duyuyorlar. Wattların, Murdockların,
Arkwrightların ülkesinde, onun vatandaşlarına bir şeyler öğretebileceğin! sanmak
ne görülmemiş cüret! Bu soğuk karşılanma Fulton'u hayal kırıklığına uğratıyor ve
Fransızlar belki daha anlayışlı olurlar umuduyla Manş'ı geçiyor. Primum
vivere... Önce karın doymalı. Fırçalarını yeniden eline alıyor ve tabiat
manzaraları çizmeye koyuluyor. Parisliler onu iyi karşılıyorlar. Sanatı
sayesinde Fulton, Laplace, Monge gibi çağın bilim adamlarıyla tanışma imkânını
buluyor. Yıl 1800; Fransa ile İngiltere arasında siyasal gerginlikler
baş gösteriyor. Birinci konsül Manş'ın ötesine geçmek istiyor, ama İngiliz
donanmasından korkuyor. Ne var ki, öte yandan Fulton bu donanmayı yok etme
imkânlarını getirmiş: Denizaltı ve torpil. İyice belirtelim; söz konusu
sadece bir proje ya da bir model değildir. Fulton'un denizaltısı suyun üstünde
yelkenlerle, altındaysa elle işletilen bir manivela aracılığıyla ilerleyen 6.40
m. uzunluğunda bir gemiydi. Balastların içine su doldurmak yoluyla dibe iniyor
ve basılmış hava taşıyan bir depo, tayfalara 6 saat yetecek kadar hava
sağlıyordu. Gerçekten Fulton'un 1801'de Brest'te 7.60 metreye dalan Neutitis
adlı denizaltısı tam altı saat suyun dibinde kaldı. Torpil de bu deneyler
sırasında ortaya çıkmıştı. Araç patlayıcı maddeyle dolu bir keseden ibaret olup
askerin kendi elleriyle gidip düşman gemisine saplaması gerekiyordu. Bu
sakıncaya rağmen deney yine de büyük bir heyecan yarattı. Napolyon da
başta olmak üzere resmi makamların kafasızlığına insan bir kere daha şaşmadan
edemez. Kim bilir, belki de Fulton'un elinden tutsalar, onu destekleselerdi yine
onun sayesinde İngiliz donanmasını çok zayıflatmayı başarabilirlerdi. İngiltere
istilâya uğradı mı, kuşkusuz tarihin akışı değişirdi. Londra Hükümeti bu
tehlikeyi sezerek gemi komutanlarını bir denizaltı saldırısına karşı hazır
bulunmaları için uyardı. Ayrıca, Fulton'a da projesini satın almayı teklif etti.
Büyük Amerikalı, icadının kapsamını Napolyon'un takdir edemediğini
sezerek Jouffroy ve Stanhope'nin hayali olan buharlı gemiyi ele almıştı.
Fransızın olumlu çalışmalarından ve vatandaşı Fitch'in aldığı sonuçlardan haberi
vardı. Bunlardaki kusurları buldu ve giderebileceğine inandı. Dostlarından
birinin, Robert Livingstone'un mali yardımları sayesinde 1803'te ilk buharlı
gemisini inşa etti. Bu araç tahtadan yapılmış olup 20-30 m. uzunluğunda, 3.20 m.
genişliğindeydi. Çift etkili bir Watt makinesi 3.65 m. çapındaki çarkı
çeviriyordu. 9 Ağustos günü, akşam saat altıda buharlı gemi Seine ırmağında
saatte 4,7 km. hızla dolaştı.O yıllarda Auxiron ve Fitch ölmüşlerdi.
Jouffroy markisi de sürgünde bulunuyordu. Ne var ki Fulton da halkın
güvensizliğini yenmekte ötekilerden daha başarılı olamadı. Onlarca icadı
eğlenceli bir oyuncaktı, o kadar. Gelecek nasıl olsa yelkenindi. Napolyon belki
de donanmasına beklenmedik bir güç verecek olan bu deneylerin sürdürülmesini
destekleyecek sabrı gösteremedi. Fulton'un değeri yalnız, Watt'ınkine
eşit diyebileceğimiz bir yaratma dehasına sahip oluşunda değildir. Aynı zamanda
kötü şansına eşsiz bir kararlılıkla karşı gelmesini bilmiş, yoluna dikilen
önyargılar, çıkarlar, kayıtsızlıklar ve kötü niyetli kimselerle, görülmemiş bir
inat ve azimle savaşmıştır. Fransa ve İngiltere değerini takdir
edemediler, öyle mi? 1806'da vatanına dönüyor. Ona olan güvenini kaybetmeyen
dostu Livingstone'un sayesinde New York'ta Charles Brown' un tersanesinde bu
defa gerçek bir buharlı yolcu gemisi inşa etmeye koyuluyor. Ve 10 Ağustos
1807'de Clermont Hudson'un sularına indiriliyor. Clermont 40 m.
uzunluğunda 3.60 m. genişliğinde ve sualtı derinliği 2 m.'yi bulan bir tekneydi.
4.60 m. çapındaki iki çarkını iki silindirli, güçlü bir Watt makinesi
çeviriyordu. Vapur, gazetelerin günlerden beri alay konusu ettikleri bu Fulton
delisini görmeye gelen kalabalığın önünde demir aldı. Ama gemi rıhtımdan
ayrılıp yelken açmadan ve öteki teknelerin arasından, dümencisine uysalca uyarak
geçip uzaklaşınca, bütün bu alayların sonu geldi. Rıhtımı önce bir sessizlik,
sonra da çılgın alkışlar kapladı. Fulton zaferi kazanmıştı.Clermont,
Hudson üzerinde, New York-Albany (260 km. uzaklıkta) arasında düzenli seferler
yapmaya başlayacağı 7 Ağustos gününde bu 260 km.'lik yolu 32 saatte aldı. iyiden
iyiye ağız değiştiren gazetelerin, yeni icadı hararetle övmelerine rağmen vapura
tek yolcu bile binmeye cesaret edememişti. Dönüşte ise yalnız bir yolcu bindi ve
Fulton adamın altı dolarını büyük bir heyecanla aldı. Zaferi, çetin bir
mücadelenin meyvesi olmuştu, ama kesindi. Kısa zamanda araçların sayısı artmaya
başladı. 1811'de Clermont'a üç kardeş daha ekledi ve Fulton-Livingstone Firması
başarılara doğru hızla ilerlemeye başladı.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
