- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Başlangıçta refah, bir
ekonomik sistem içindeki bireylerin sağladığı tatminlerin toplamı olarak kabul
ediliyordu. Daha sonraları tek bir bireyin bile sağladığı faydanın
ölçülemeyeceği gerçeği gözönüne alınarak, iki ya da daha fazla bireyin
faydalarının anlamlı bir biçimde karşılaştırılamayacağı görüşü, iktisatçılar
arasında kabul gördü. En basit ifadesiyle, eskiden tartışmasız kabul edilen
"gelirde sağlanan belirli bir oransal artış, fakir bir bireyde, zengine oranla
daha fazla tatmin doğurur" kuralının ileri sürülemeyeceği anlaşılmış
oluyordu.Sosyal politika açısından bunun anlamı, kaynakların
zenginlerden fakirlere doğru yeniden dağıtılmasının (artan oranlı gelir
vergilerinde olduğu gibi) toplumun refahını artıracağının ileri
sürülemeyeceğidir. Bu nedenle ekonomi politikalarının sonuçları konusunda bir
yargıya varabilmek için, daha dar kapsamlı bir ölçütün geliştirilmesi gerekti.
Bu yeni ölçüte göre, bir ekonomik durumun diğerinden daha üstün olduğu, diğer
bireylerin refahını azaltmamak koşuluyla en az bir bireyin tatmininin artmış
olduğu durumda ileri sürülebilir.Alternatif olarak bazı kişilerin
refahının azalmasına karşın, bir ekonomik durumun diğerine üstün olduğu, ancak
bu son durumdan kazançlı çıkanların, zarara uğrayanların kayıplarını telafi
etmelerine karşın yine de eski durumlarından daha iyi bir düzeye gelmeleri
durumunda söylenebilir. Bununla beraber bu ölçüt, yukarıdaki koşulu sağlayan
çeşitli politika seçenekleri arasında bir karşılaştırma yapma olanağı
tanımamaktadır.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiFloresanların EkonomikliğiVarlık Vergisi1987-1993 Türkiye Ekonomisi1983-1987 Türkiye Ekonomisi1980-1982 Türkiye Ekonomisi1923-1980 Türkiye Ekonomisi19 Şubat KriziSermaye Piyasası Kurulu (SPK)İMKB PazarlarıİMKB'de Kote İşlemiMilli Korunma KanunuAltın Kurallar5 Nisan KararlarıElliot Dalga KuramıDow KuramıDirectional MovementDikdörtgen FormasyonuDestek ve Direnç
ekonomik sistem içindeki bireylerin sağladığı tatminlerin toplamı olarak kabul
ediliyordu. Daha sonraları tek bir bireyin bile sağladığı faydanın
ölçülemeyeceği gerçeği gözönüne alınarak, iki ya da daha fazla bireyin
faydalarının anlamlı bir biçimde karşılaştırılamayacağı görüşü, iktisatçılar
arasında kabul gördü. En basit ifadesiyle, eskiden tartışmasız kabul edilen
"gelirde sağlanan belirli bir oransal artış, fakir bir bireyde, zengine oranla
daha fazla tatmin doğurur" kuralının ileri sürülemeyeceği anlaşılmış
oluyordu.Sosyal politika açısından bunun anlamı, kaynakların
zenginlerden fakirlere doğru yeniden dağıtılmasının (artan oranlı gelir
vergilerinde olduğu gibi) toplumun refahını artıracağının ileri
sürülemeyeceğidir. Bu nedenle ekonomi politikalarının sonuçları konusunda bir
yargıya varabilmek için, daha dar kapsamlı bir ölçütün geliştirilmesi gerekti.
Bu yeni ölçüte göre, bir ekonomik durumun diğerinden daha üstün olduğu, diğer
bireylerin refahını azaltmamak koşuluyla en az bir bireyin tatmininin artmış
olduğu durumda ileri sürülebilir.Alternatif olarak bazı kişilerin
refahının azalmasına karşın, bir ekonomik durumun diğerine üstün olduğu, ancak
bu son durumdan kazançlı çıkanların, zarara uğrayanların kayıplarını telafi
etmelerine karşın yine de eski durumlarından daha iyi bir düzeye gelmeleri
durumunda söylenebilir. Bununla beraber bu ölçüt, yukarıdaki koşulu sağlayan
çeşitli politika seçenekleri arasında bir karşılaştırma yapma olanağı
tanımamaktadır.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiFloresanların EkonomikliğiVarlık Vergisi1987-1993 Türkiye Ekonomisi1983-1987 Türkiye Ekonomisi1980-1982 Türkiye Ekonomisi1923-1980 Türkiye Ekonomisi19 Şubat KriziSermaye Piyasası Kurulu (SPK)İMKB PazarlarıİMKB'de Kote İşlemiMilli Korunma KanunuAltın Kurallar5 Nisan KararlarıElliot Dalga KuramıDow KuramıDirectional MovementDikdörtgen FormasyonuDestek ve Direnç
