- Katılım
- 28 Ağustos 2006
- Mesajlar
- 660
- Reaksiyon puanı
- 29
- Puanları
- 0
- Yaş
- 56
- Konum
- İstanbul
- Web sitesi
- www.mertolcer.com
Olasılıklar Sarayında yaşıyoruz- Duvarlarımızdaki yazılar
Burası sonsuz genişleyen bir yapıdır ve başarı ve mutluluklarla dolu muhteşem odalarla doludur. Bu odalar herkese açık olsa da birçoğumuz bunların sadece pek azını ziyaret ediyoruz. Bunun sebebi bunların bize yasaklanmış olması değil. Onlar bizim için doğumumuzla gelen hakkımız. Nedeni daha ziyade daha rahat ettiğimiz odalarda yaşamayı tercih etmemiz. Nedense diğer geniş odalara kendimizi "ait" hissetmiyoruz. Onlar başkaları için. Onlar daha zengin, daha ayrıcalıklı ve bizden daha yetenekli insanlar için. Biz kendi tanıdık (rahat) alanlarımızda kalıyoruz ve seçtiğimiz odaların duvarlarının öte yanına geçme cesareti göstermiyoruz.
Neden?
Çünkü yapabileceklerimiz ve yapamayacaklarımız o duvarlarda yazılı ve bizde bu talimatlara sanki gerçekmiş gibi itaat ediyoruz. Maddi gücümüz bu sınırları yansıtıyor. Kendimizle ilgili imajlarımız da. Hatta bu yazılardan etkilenmeyen donanımımız bile çok az.
Duvarlarımızdaki kelimeler kendi iç konuşmalarımız için metaforlarımız. Onlar yıllar boyunca biriktirdiğimiz davranış, fikir ve inançları temsil ediyor. Birçoğu anne babalarımızdan, öğretmenlerimizden, din'den, arkadaşlarımızdan, kitaplardan, televizyondan ve hayatımızdaki sonsuz sayıdaki diğer otorite kaynaklarından bize aktarılıyor. İncelendiğinde pek çoğu gülünç. Yinede ilerlememizi engelleyebiliyorlar.
Hepimizin duvarlarında değişik kelimeler var. Bu sebeple de herkesin sınırları birbirinden farklı. Senin sınırların benimkinden farklı çünkü senin duvarlarında yazılmış gerçekler benim duvarlarımda yazılı olanlardan farklı. Aslında onlar birer "gerçek" bile değil. Onlar sadece hayatta tutunabilmek adına kendimize uyarladığımız talimatlar ve pek çoğu kurgu. Onlar başkaları tarafından bizim duvarlarımıza yazılmış inançlar ve biz yazıldıklarından beri sorumluluk içinde onlara itaat ediyoruz. Bunun böyle olması gerekmiyor.
"Sürekli duvarlarımızdaki yazılanlara danışıyoruz". Bu gözlerimizi kırptığımız anda görebilmemiz için gözkapaklarımızın içerisinde dövme yapılarak yazılmış olmalı.
Bu yazılar bizim en seçkin danışmanımız ve ona gün boyu danışıyoruz.
Neden olmasın? O bizim yaşadığımız her tecrübeyi temsil ediyor.
Tüm "nasıl yapılmalı" larımızı içeriyor. "Yapılabilir" ve "yapılamaz"
larımız ile "yapılmalı" ve "yapılmamalı" larımızı içeriyor.
"Mutlaka" ve "asla" larımız ile dürüstlük anlayışımızı içeriyor. Bizim düzgün davranış versiyonumuz ile bu dünyada doğru olan ve olmayan şeyleri içeriyor. Yargılarımızı, başarı ve başarısızlıklarımızı içeriyor.
Hepsi orada, gerçek olduğunu düşündüğümüz her şey duvarlarımızda yazılı.
Mesela bilgimiz (duvardaki yazılarımız) bize öyle yapmamızı önerdiği için çorbayı çatal yerine kaşıkla yiyoruz.
"Bu çorbayı nasıl yemeli" sorusunu sorduğumuzda duvardaki yazımız "kaşık kullan" diyor. Bu sebeple bazı durumlarda kot giyiyor bazı durumlarda ise siyah kravat veya gece kıyafeti giyiyoruz. Ne yapmamız gerektiği konusunda sürekli duvarlarımızdaki yazılara danışıyoruz. Bu kelimeler bizim öğrendiğimiz şekliyle bize "gerçeği" temsil ediyor.
Biz bu duvarlara neredeyse her konuda danışıyoruz. Bu kelimeler bize sınırlarımızın yanı sıra seçeneklerimizi de söylüyor. Genellikle bunlar birbiriyle çelişkili oluyor. Maddi konularda mesela bize "burası Amerika, seçenekler ülkesi, yeni şeyler dene" derken aynı zamanda şunları da söyleyebiliyor.
* Bunu yapmak için çok genç (yada yaşlı) sın.
* Bunun için yeterli eğitimin yok.
* Sen bir kadınsın ve sınırların var
* Azınlıktan birisin
* Risk alan kişiler kendilerini beş parasız bulurlar
* Zengin insanlar dürüst değildirler
Bu hayali sınırlar listesi sonsuza kadar gider. Bunlardan herhangi biri sizin duvarlarınızda yazılımı? Eğer bunlardan herhangi birine inanıyorsanız- yada herhangi biri "bu doğru" zilini çalıyorsa burada yeri olmayan size maliyeti çok fazla olan "sınırlara" kendinizi kaptırmış olduğunuzu söyleyebilirim.
Paranın özünde herhangi bir iyilik yada kötülük yok. O bir enerji biçimi. Savaşları ve yıkımları finanse etmek için kullanılabilir yada dünyanın zor ulaşılır köşelerine sevgi göndermeyi kolaylaştırmak için kullanılabilir. Onun için kendi engellerimizi kurabiliriz yada doğum hakkımız olan bereketin bir işareti olarak içimizden akmasına izin veririz. Tüm bu "olabilir" ve "olamazlar" finansal duvarlarımızda yazılıdır.
**Bu yazı Gary Graig'in The Pallace of possibilities-the writings on our walls Yazısından çevrilmiştir.
Burası sonsuz genişleyen bir yapıdır ve başarı ve mutluluklarla dolu muhteşem odalarla doludur. Bu odalar herkese açık olsa da birçoğumuz bunların sadece pek azını ziyaret ediyoruz. Bunun sebebi bunların bize yasaklanmış olması değil. Onlar bizim için doğumumuzla gelen hakkımız. Nedeni daha ziyade daha rahat ettiğimiz odalarda yaşamayı tercih etmemiz. Nedense diğer geniş odalara kendimizi "ait" hissetmiyoruz. Onlar başkaları için. Onlar daha zengin, daha ayrıcalıklı ve bizden daha yetenekli insanlar için. Biz kendi tanıdık (rahat) alanlarımızda kalıyoruz ve seçtiğimiz odaların duvarlarının öte yanına geçme cesareti göstermiyoruz.
Neden?
Çünkü yapabileceklerimiz ve yapamayacaklarımız o duvarlarda yazılı ve bizde bu talimatlara sanki gerçekmiş gibi itaat ediyoruz. Maddi gücümüz bu sınırları yansıtıyor. Kendimizle ilgili imajlarımız da. Hatta bu yazılardan etkilenmeyen donanımımız bile çok az.
Duvarlarımızdaki kelimeler kendi iç konuşmalarımız için metaforlarımız. Onlar yıllar boyunca biriktirdiğimiz davranış, fikir ve inançları temsil ediyor. Birçoğu anne babalarımızdan, öğretmenlerimizden, din'den, arkadaşlarımızdan, kitaplardan, televizyondan ve hayatımızdaki sonsuz sayıdaki diğer otorite kaynaklarından bize aktarılıyor. İncelendiğinde pek çoğu gülünç. Yinede ilerlememizi engelleyebiliyorlar.
Hepimizin duvarlarında değişik kelimeler var. Bu sebeple de herkesin sınırları birbirinden farklı. Senin sınırların benimkinden farklı çünkü senin duvarlarında yazılmış gerçekler benim duvarlarımda yazılı olanlardan farklı. Aslında onlar birer "gerçek" bile değil. Onlar sadece hayatta tutunabilmek adına kendimize uyarladığımız talimatlar ve pek çoğu kurgu. Onlar başkaları tarafından bizim duvarlarımıza yazılmış inançlar ve biz yazıldıklarından beri sorumluluk içinde onlara itaat ediyoruz. Bunun böyle olması gerekmiyor.
"Sürekli duvarlarımızdaki yazılanlara danışıyoruz". Bu gözlerimizi kırptığımız anda görebilmemiz için gözkapaklarımızın içerisinde dövme yapılarak yazılmış olmalı.
Bu yazılar bizim en seçkin danışmanımız ve ona gün boyu danışıyoruz.
Neden olmasın? O bizim yaşadığımız her tecrübeyi temsil ediyor.
Tüm "nasıl yapılmalı" larımızı içeriyor. "Yapılabilir" ve "yapılamaz"
larımız ile "yapılmalı" ve "yapılmamalı" larımızı içeriyor.
"Mutlaka" ve "asla" larımız ile dürüstlük anlayışımızı içeriyor. Bizim düzgün davranış versiyonumuz ile bu dünyada doğru olan ve olmayan şeyleri içeriyor. Yargılarımızı, başarı ve başarısızlıklarımızı içeriyor.
Hepsi orada, gerçek olduğunu düşündüğümüz her şey duvarlarımızda yazılı.
Mesela bilgimiz (duvardaki yazılarımız) bize öyle yapmamızı önerdiği için çorbayı çatal yerine kaşıkla yiyoruz.
"Bu çorbayı nasıl yemeli" sorusunu sorduğumuzda duvardaki yazımız "kaşık kullan" diyor. Bu sebeple bazı durumlarda kot giyiyor bazı durumlarda ise siyah kravat veya gece kıyafeti giyiyoruz. Ne yapmamız gerektiği konusunda sürekli duvarlarımızdaki yazılara danışıyoruz. Bu kelimeler bizim öğrendiğimiz şekliyle bize "gerçeği" temsil ediyor.
Biz bu duvarlara neredeyse her konuda danışıyoruz. Bu kelimeler bize sınırlarımızın yanı sıra seçeneklerimizi de söylüyor. Genellikle bunlar birbiriyle çelişkili oluyor. Maddi konularda mesela bize "burası Amerika, seçenekler ülkesi, yeni şeyler dene" derken aynı zamanda şunları da söyleyebiliyor.
* Bunu yapmak için çok genç (yada yaşlı) sın.
* Bunun için yeterli eğitimin yok.
* Sen bir kadınsın ve sınırların var
* Azınlıktan birisin
* Risk alan kişiler kendilerini beş parasız bulurlar
* Zengin insanlar dürüst değildirler
Bu hayali sınırlar listesi sonsuza kadar gider. Bunlardan herhangi biri sizin duvarlarınızda yazılımı? Eğer bunlardan herhangi birine inanıyorsanız- yada herhangi biri "bu doğru" zilini çalıyorsa burada yeri olmayan size maliyeti çok fazla olan "sınırlara" kendinizi kaptırmış olduğunuzu söyleyebilirim.
Paranın özünde herhangi bir iyilik yada kötülük yok. O bir enerji biçimi. Savaşları ve yıkımları finanse etmek için kullanılabilir yada dünyanın zor ulaşılır köşelerine sevgi göndermeyi kolaylaştırmak için kullanılabilir. Onun için kendi engellerimizi kurabiliriz yada doğum hakkımız olan bereketin bir işareti olarak içimizden akmasına izin veririz. Tüm bu "olabilir" ve "olamazlar" finansal duvarlarımızda yazılıdır.
**Bu yazı Gary Graig'in The Pallace of possibilities-the writings on our walls Yazısından çevrilmiştir.
