- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Fisyon deneylerinde bilim adamları uranyum
çekirdeğine, büyük bir hızla nötron göndermişler ve bunun sonunda çok ilginç bir
durumla karşı karşıya kalmışlardır. Nötron uranyum çekirdeği tarafından
soğurulduktan (yutulduktan) sonra, uranyum çekirdeği çok kararsız duruma
gelmiştir. Burada çekirdeğin kararsız olması demek, çekirdek içindeki
proton ve nötron sayıları arasında fark oluşması ve bu nedenle çekirdekte bir
dengesizliğin meydana gelmesi demektir. Bu durumda çekirdek, meydana gelen
dengesizliği gidermek için belli miktarda enerji yayarak parçalara bölünmeye
başlar. Ortaya çıkan enerjinin etkisiyle de çekirdek, büyük bir hızla içinde
barındırdığı parçaları fırlatmaya başlar.Deneylerden elde edilen bu
sonuçlardan sonra reaktör adı verilen özel ortamlarda, nötronlar
hızlandırılarak uranyum üzerine gönderilir. Yalnız, nötronlar uranyum üzerine
gelişigüzel değil, çok ince hesaplar yapılarak gönderilmektedir. Çünkü, uranyum
atomunun üzerine gönderilen herhangi bir nötronun uranyuma hemen ve istenilen
noktadan isabet etmesi gerekmektedir.Bu yüzden bu deneyler belli bir
olasılık göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmektedir. Ne kadar büyük bir
uranyum kütlesi kullanılacağı, uranyum üzerine ne kadarlık bir nötron demeti
gönderileceği, nötronların uranyum kütlesini hangi hızla ve ne kadar süre
bombardıman edeceği çok detaylı olarak hesaplanmaktadır. Tüm bu hesaplar
yapıldıktan ve uygun ortam hazırlandıktan sonra, hareket eden nötron, uranyum
kütlesindeki atomların çekirdeklerine isabet edecek şekilde bombardıman edilir
ve bu kütledeki atomlardan en azından birinin çekirdeğinin iki parçaya bölünmesi
yeterlidir. Bu bölünmede çekirdeğin kütlesinden ortalama iki ya da üç nötron
açığa çıkar.Açığa çıkan bu nötronlar kütlenin içindeki diğer uranyum
çekirdeklerine çarparak zincirleme reaksiyon başlatırlar. Her yeni bölünen
çekirdek de ilk baştaki uranyum çekirdeği gibi davranır. Böylece zincirleme
çekirdek bölünmeleri gerçekleşir. Bu zincirleme hareketler sonucu çok sayıda
uranyum çekirdeği parçalandığı için ortaya olağanüstü büyüklükte bir enerji
çıkar. İşte, onbinlerce insanın ölümüne yol açan Hiroşima ve Nagasaki
felaketlerine, bu çekirdek bölünmeleri sebep olmuştur. 2. Dünya Savaşı
sırasında, 1945 yılında Amerika'nın Hiroşima'ya attığı atom bombasında patlama
anında ve hemen sonrasında yaklaşık 100.000 kişi ölmüştür.Hiroşima
felaketinden 3 gün sonra yine Amerika'nın Nagasaki'ye attığı bir diğer atom
bombası yüzünden patlama anında yaklaşık 40.000 kişi hayatını kaybetmiştir.
Çekirdekten çıkan güç bir yandan insanların ölümüne sebep olurken, diğer yandan
çok büyük bir yerleşim alanı harap olmuş, kalan bölge halkında radyasyon
nedeniyle nesiller boyu düzeltilemeyecek genetik ve fizyolojik bozulmalar meydan
gelmiştir. Peki dünyamız, tüm atmosfer, bizler de dahil olmak üzere
canlı-cansız her şey atomlardan oluşmuşken, atomların bu tip nükleer tepkimelere
girmelerini, her an ve her yerde yaşanabilecek Hiroşima ve Nagasaki gibi
olayları ne engellemektedir? Nötronlar, doğada serbest halde -bir
çekirdeğe bağlı olmadan- dolaştıklarında beta bozunumu diye adlandırılan bir
bozulmaya uğrarlar. Bu bozulma yüzünden doğada serbest nötrona rastlanmaz. Bu
sebeple nükleer tepkimeye girecek nötronlar yapay yollarla elde edilir.
nötronlar serbest halde bozulmaya uğramasalardı, dünya, yaşamanın mümkün
olmadığı, nükleer reaksiyonların son bulmadığı bir küreden ibaret olurdu.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
çekirdeğine, büyük bir hızla nötron göndermişler ve bunun sonunda çok ilginç bir
durumla karşı karşıya kalmışlardır. Nötron uranyum çekirdeği tarafından
soğurulduktan (yutulduktan) sonra, uranyum çekirdeği çok kararsız duruma
gelmiştir. Burada çekirdeğin kararsız olması demek, çekirdek içindeki
proton ve nötron sayıları arasında fark oluşması ve bu nedenle çekirdekte bir
dengesizliğin meydana gelmesi demektir. Bu durumda çekirdek, meydana gelen
dengesizliği gidermek için belli miktarda enerji yayarak parçalara bölünmeye
başlar. Ortaya çıkan enerjinin etkisiyle de çekirdek, büyük bir hızla içinde
barındırdığı parçaları fırlatmaya başlar.Deneylerden elde edilen bu
sonuçlardan sonra reaktör adı verilen özel ortamlarda, nötronlar
hızlandırılarak uranyum üzerine gönderilir. Yalnız, nötronlar uranyum üzerine
gelişigüzel değil, çok ince hesaplar yapılarak gönderilmektedir. Çünkü, uranyum
atomunun üzerine gönderilen herhangi bir nötronun uranyuma hemen ve istenilen
noktadan isabet etmesi gerekmektedir.Bu yüzden bu deneyler belli bir
olasılık göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmektedir. Ne kadar büyük bir
uranyum kütlesi kullanılacağı, uranyum üzerine ne kadarlık bir nötron demeti
gönderileceği, nötronların uranyum kütlesini hangi hızla ve ne kadar süre
bombardıman edeceği çok detaylı olarak hesaplanmaktadır. Tüm bu hesaplar
yapıldıktan ve uygun ortam hazırlandıktan sonra, hareket eden nötron, uranyum
kütlesindeki atomların çekirdeklerine isabet edecek şekilde bombardıman edilir
ve bu kütledeki atomlardan en azından birinin çekirdeğinin iki parçaya bölünmesi
yeterlidir. Bu bölünmede çekirdeğin kütlesinden ortalama iki ya da üç nötron
açığa çıkar.Açığa çıkan bu nötronlar kütlenin içindeki diğer uranyum
çekirdeklerine çarparak zincirleme reaksiyon başlatırlar. Her yeni bölünen
çekirdek de ilk baştaki uranyum çekirdeği gibi davranır. Böylece zincirleme
çekirdek bölünmeleri gerçekleşir. Bu zincirleme hareketler sonucu çok sayıda
uranyum çekirdeği parçalandığı için ortaya olağanüstü büyüklükte bir enerji
çıkar. İşte, onbinlerce insanın ölümüne yol açan Hiroşima ve Nagasaki
felaketlerine, bu çekirdek bölünmeleri sebep olmuştur. 2. Dünya Savaşı
sırasında, 1945 yılında Amerika'nın Hiroşima'ya attığı atom bombasında patlama
anında ve hemen sonrasında yaklaşık 100.000 kişi ölmüştür.Hiroşima
felaketinden 3 gün sonra yine Amerika'nın Nagasaki'ye attığı bir diğer atom
bombası yüzünden patlama anında yaklaşık 40.000 kişi hayatını kaybetmiştir.
Çekirdekten çıkan güç bir yandan insanların ölümüne sebep olurken, diğer yandan
çok büyük bir yerleşim alanı harap olmuş, kalan bölge halkında radyasyon
nedeniyle nesiller boyu düzeltilemeyecek genetik ve fizyolojik bozulmalar meydan
gelmiştir. Peki dünyamız, tüm atmosfer, bizler de dahil olmak üzere
canlı-cansız her şey atomlardan oluşmuşken, atomların bu tip nükleer tepkimelere
girmelerini, her an ve her yerde yaşanabilecek Hiroşima ve Nagasaki gibi
olayları ne engellemektedir? Nötronlar, doğada serbest halde -bir
çekirdeğe bağlı olmadan- dolaştıklarında beta bozunumu diye adlandırılan bir
bozulmaya uğrarlar. Bu bozulma yüzünden doğada serbest nötrona rastlanmaz. Bu
sebeple nükleer tepkimeye girecek nötronlar yapay yollarla elde edilir.
nötronlar serbest halde bozulmaya uğramasalardı, dünya, yaşamanın mümkün
olmadığı, nükleer reaksiyonların son bulmadığı bir küreden ibaret olurdu.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
