- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
En tanınmış
neo-kurumcular (neo-enstitüsyonalistler) Richard Ely, J.M. Clark, Rexford Guy
Tugwell ve Gardiner Means'tir. Walton Hamilton, Robert Hoxie, Selig Perlman,
A.B. Wolfe, Morris Copeland ve Edwin Witte gibi diğer bazı ekonomistler de bu
akıma dahildir.1972 yılında Allan Gruchy, neo-kurumcular kelimesini
ikinci kuşak kurumcular olan John Kenneth Galbraith, Clarence Ayres, Gunnar
Myrdal ve Gerhard Colm için kullanmıştır. Bugün Evrimci Ekonomi Derneği'nin
çıkarmakta olduğu Journal of Economic Issues adlı degiyi çıkaranlar ve yazı
yazanların büyük bir kısmı kurumcu görüşleri açıklamaya ve geliştirmeye
çalışmaktadırlar.Bazı kimseler, bugünkü kurumculuğun bir anlam ifade
etmediğini, esas olarak ilk üç kurumcunun gerçek hareketi temsil ettiğini iddia
etmektedir. Paul Samuelson, bu görüşü savunmakta ve gerçek kurumculuğun 40 yıl
önce sona ermiş olduğunu iddia etmektedir. Diğer taraftan kurumcuların birçok
fikirlerinin ve konularının ekonomik düşünce akımına girmiş olduğunu iddia
edenler de vardır.Ekonomik kalkınma ile ilgilenen ekonomistlerin
ekonomik kararların çerçevesini oluşturan kurumsal yapı üzerinde durmaları,
kurumcuların ekonomik analizde görmek istedikleri gelişmelere uygun
bulunmaktadır. İnsan hayatının değeri, kalkınma ve büyümenin çevreye maliyeti,
ekonomik faaliyetin moden dünyaya verdiği şekil kurumcuların ekonomik kalkınma
büyümeden ziyade ekonominin ilerlemesi ve düzelmesi üzerinde durmalarının
isabetini doğrulamıştır.Gerek ilk kurumcular, gerekse neo-kurumcular,
ekonomik karar verme sürecini kültürel ve toplumsal çerçevenin içinde
incelemektedir. Kurumculuk, aynı zamanda klasik ve neo-klasik ekonomik teorinin
varsayım ve perspektiflerine cephe alan bir hareket sayılmıştır. Bu bakımdan
başta Gustav Schmoller olmak üzere akımın savunucuları, Alman Tarihçi Okulu'nun
ve Ütopist Sosyalistler'in fikirlerini yansıtmaktadır. Neo-kurumcular ise
kurumculuğun yalnız muhalefet olmadığını iddia
etmektedirler.Kurumculuğun esası, kaynakların nasıl kullanılacağı
konusunda toplumda oluşan tercihleri şekillendirmeyi ve ifade etmeyi ekonomiye
dahil etmeleridir. Toplumsal değerlerin oluştuğu ve kaynaklarla ilgili
kararların alındığı bu karşılıklı etkileşim süreci kurumculuğun en ayırıcı
özelliğidir. Öteki ekonomi okullarında bu özellik yoktur.Kurumculuk,
statik ve denge üzerinde değil, süreçler ve evrim üzerinde durmaktadır. Ekonomik
karar vermeye katkıların doğal şlartı uyum değil, çatışmadır. Kurumculara göre
politik ekonomi, piyasaları ve fiyatları yüzeysel bir şekilde incelemekte,
modern toplumsal değerlerin kaynak dağılımı sürecinde yansıtılmasını ihmal
etmektedir.Kurumculara göre önemli olan fiyatların nasıl oluştuğu değil,
değerlerin nasıl oluştuğu ve değerlendirme sisteminin zaman içinde nasıl
değiştiğidir. Bu itibarla kurumcular, kalkınma ve büyümeden çok, ekonomik
ilerlemenin, ilerleme fikirlerinin nasıl oluştuğu ve nasıl değiştiği ile
ilgilenirler. Bu fikirler, toplumun kurumsal yapısının bütününü ilgilendirdiği
için, kurumcular adı yerleşmiştir. Ancak evrimci ekonomi çok daha uygun bir
addır. Aynı zamanda kurumcuların kalkınma ekonomisinde başarılı olmalarının
nedenini de açıklamaktadır.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiFloresanların EkonomikliğiVarlık Vergisi1987-1993 Türkiye Ekonomisi1983-1987 Türkiye Ekonomisi1980-1982 Türkiye Ekonomisi1923-1980 Türkiye Ekonomisi19 Şubat KriziSermaye Piyasası Kurulu (SPK)İMKB PazarlarıİMKB'de Kote İşlemiMilli Korunma KanunuAltın Kurallar5 Nisan KararlarıElliot Dalga KuramıDow KuramıDirectional MovementDikdörtgen FormasyonuDestek ve Direnç
neo-kurumcular (neo-enstitüsyonalistler) Richard Ely, J.M. Clark, Rexford Guy
Tugwell ve Gardiner Means'tir. Walton Hamilton, Robert Hoxie, Selig Perlman,
A.B. Wolfe, Morris Copeland ve Edwin Witte gibi diğer bazı ekonomistler de bu
akıma dahildir.1972 yılında Allan Gruchy, neo-kurumcular kelimesini
ikinci kuşak kurumcular olan John Kenneth Galbraith, Clarence Ayres, Gunnar
Myrdal ve Gerhard Colm için kullanmıştır. Bugün Evrimci Ekonomi Derneği'nin
çıkarmakta olduğu Journal of Economic Issues adlı degiyi çıkaranlar ve yazı
yazanların büyük bir kısmı kurumcu görüşleri açıklamaya ve geliştirmeye
çalışmaktadırlar.Bazı kimseler, bugünkü kurumculuğun bir anlam ifade
etmediğini, esas olarak ilk üç kurumcunun gerçek hareketi temsil ettiğini iddia
etmektedir. Paul Samuelson, bu görüşü savunmakta ve gerçek kurumculuğun 40 yıl
önce sona ermiş olduğunu iddia etmektedir. Diğer taraftan kurumcuların birçok
fikirlerinin ve konularının ekonomik düşünce akımına girmiş olduğunu iddia
edenler de vardır.Ekonomik kalkınma ile ilgilenen ekonomistlerin
ekonomik kararların çerçevesini oluşturan kurumsal yapı üzerinde durmaları,
kurumcuların ekonomik analizde görmek istedikleri gelişmelere uygun
bulunmaktadır. İnsan hayatının değeri, kalkınma ve büyümenin çevreye maliyeti,
ekonomik faaliyetin moden dünyaya verdiği şekil kurumcuların ekonomik kalkınma
büyümeden ziyade ekonominin ilerlemesi ve düzelmesi üzerinde durmalarının
isabetini doğrulamıştır.Gerek ilk kurumcular, gerekse neo-kurumcular,
ekonomik karar verme sürecini kültürel ve toplumsal çerçevenin içinde
incelemektedir. Kurumculuk, aynı zamanda klasik ve neo-klasik ekonomik teorinin
varsayım ve perspektiflerine cephe alan bir hareket sayılmıştır. Bu bakımdan
başta Gustav Schmoller olmak üzere akımın savunucuları, Alman Tarihçi Okulu'nun
ve Ütopist Sosyalistler'in fikirlerini yansıtmaktadır. Neo-kurumcular ise
kurumculuğun yalnız muhalefet olmadığını iddia
etmektedirler.Kurumculuğun esası, kaynakların nasıl kullanılacağı
konusunda toplumda oluşan tercihleri şekillendirmeyi ve ifade etmeyi ekonomiye
dahil etmeleridir. Toplumsal değerlerin oluştuğu ve kaynaklarla ilgili
kararların alındığı bu karşılıklı etkileşim süreci kurumculuğun en ayırıcı
özelliğidir. Öteki ekonomi okullarında bu özellik yoktur.Kurumculuk,
statik ve denge üzerinde değil, süreçler ve evrim üzerinde durmaktadır. Ekonomik
karar vermeye katkıların doğal şlartı uyum değil, çatışmadır. Kurumculara göre
politik ekonomi, piyasaları ve fiyatları yüzeysel bir şekilde incelemekte,
modern toplumsal değerlerin kaynak dağılımı sürecinde yansıtılmasını ihmal
etmektedir.Kurumculara göre önemli olan fiyatların nasıl oluştuğu değil,
değerlerin nasıl oluştuğu ve değerlendirme sisteminin zaman içinde nasıl
değiştiğidir. Bu itibarla kurumcular, kalkınma ve büyümeden çok, ekonomik
ilerlemenin, ilerleme fikirlerinin nasıl oluştuğu ve nasıl değiştiği ile
ilgilenirler. Bu fikirler, toplumun kurumsal yapısının bütününü ilgilendirdiği
için, kurumcular adı yerleşmiştir. Ancak evrimci ekonomi çok daha uygun bir
addır. Aynı zamanda kurumcuların kalkınma ekonomisinde başarılı olmalarının
nedenini de açıklamaktadır.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiFloresanların EkonomikliğiVarlık Vergisi1987-1993 Türkiye Ekonomisi1983-1987 Türkiye Ekonomisi1980-1982 Türkiye Ekonomisi1923-1980 Türkiye Ekonomisi19 Şubat KriziSermaye Piyasası Kurulu (SPK)İMKB PazarlarıİMKB'de Kote İşlemiMilli Korunma KanunuAltın Kurallar5 Nisan KararlarıElliot Dalga KuramıDow KuramıDirectional MovementDikdörtgen FormasyonuDestek ve Direnç
