- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Zamanda
geriye doğru gittiğinizi ve annenizin dölyatağında el ve ayak parmaklarınızın
oluşmaya başladığı bir döneme döndüğünüzü hayal edin. Etrafınıza şöyle bir
baktığınızda gördüğünüz şeylerden korkabilirdiniz. Siz orada dış dünyanın binbir
kirinden korunduğunuzu düşünürken bir iribaşı andıran vücudunuz etrafında AİDS
virüsünü andıran çirkin suratlı virüslerin dans ettiğini görürdünüz.
Hücrelerinizden milyarlarcası, başkaldırmış gibi, durmadan bu asalakları
sentezleyip dışarı pompalarlardı. Plasenta içine bir bakınca korkunuz daha da
artardı. Plasentanın içinde virüslerin kaynaştığını ve bu minik askerlerden
oluşmuş alayların çevrelerini istila ettiklerini görürdünüz.Böyle bir
enfeksiyondan nasıl olup da sağ kurtulduğunuza herhalde şaşıp kalırdınız. Oysa
herhangi bir embriyolog, size bunun bir hastalık değil, her gebelikte görülen
normal bir durum olduğunu açıklardı. Bu HIV (AİDS virüsü) taklitçilerine ERV
(endojenretrovirüs) deniyor. ERV'ler her memelinin DNA'sınca
kodlanırlar. ERV'ler milyonlarca yıl önce memeli hücrelerini istila ettiler ve
bu çevre o kadar hoşlarına gitti ki kalmaya karar verdiler. Daha da şaşırtıcı
olan nokta şudur: Bazı araştırıcılara göre ERV'ler memelilerin evriminde ve
özellikle bu evrimin en önemli aşaması olan canlı yavru doğurulmasında, rol
oynamışlardır. ERV'lerin memelilere özgü bir organ olan plasentanın
oluşmasında ve dölütün hastalık mikroplarından ve annenin bağışıklık sisteminden
korunmasında rol oynadıkları düşünülüyor. Her ne kadar araştırmacıların bazıları
kabul etmiyorsa da diğer araştırmacılara göre ERV'ler olmasaydı kadınlar halâ
yumurtluyor olacaklardı.Yavrularınızı yumurta yerine vücudunuzun içinde
olgunlaştırmanızın üstünlüğü, memelilerin Yeryüzü'ndeki baş döndürücü
başarısından bellidir. Memeliler kutuplardan tropiklere, denizde ve havada her
ekolojik yuvayı işgal etmiş bulunuyor. Bir grup memeli, yarasalar, havayı
seçmiş. Keseli memeliler (kanguru vb.) yavrularını karınlarının önündeki bir
kese içinde büyütüyorlar. Ördek gagalı platipus ve dikenli karıncayiyen, memeli
olmalarına rağmen yumurtluyorlar. Fakat memelilerin hemen hepsi gelişmesini
tamamlamış canlı yavru doğuruyor. Evrim sırasında memelilerin kuşlara,
sürüngenlere ve balıklara üstünlüğünü iki öğe sağladı: canlı yavru doğurmak ve
sıcak kanlı oluş. Böylece dinozorların yokoluşundan doğan ekolojik boşluğu
memeliler doldurdu.Bir yumurta yerine dölyatağı içinde büyüyen memeli
yavrusu şu bakımlardan üstündür: Her memeli yavrusunun, diğer sınıflara göre
büyük olan beyni bol enerji ve oksijen ister ve yavru o oranda fazla atık
oluşturur; annenin kan dolaşımı yavrunun bütün bu gereksinimlerini, yumurtadan
çok daha iyi karşılar.Dölyatağı içindeki dölütün büyük sorunlarından
biri, annenin bağışıklık sisteminin dölütü reddetmeye (öldürmeye) çalışmasıdır.
Bu nasıl olabilir diyeceksiniz belki. Çok basit: Dölütün kromozomlarının yarısı
anadan, yarısı da babadan gelir; annenin bağışıklık sistemi doğal olarak dölüte
babadan geçmiş antijenleri yabancı ilan eder, onlarla savaşır ve onları
yoketmeye uğraşır. Plasenta, anneye yarı yarıya yabancı oluşu
yetmiyormuş gibi, dölyatağı çeperini bir tümör gibi istila eder ve hatta anne
vücudunun uzak noktalarına genetik açıdan yabancı hücrelerden oluşmuş kümeler
gönderir. Ne harika bir doğa olayıdır ki yine de dölüt, bu kendisine yarı yarıya
düşman çevre içerisinde hayatta kalmayı başarır.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
geriye doğru gittiğinizi ve annenizin dölyatağında el ve ayak parmaklarınızın
oluşmaya başladığı bir döneme döndüğünüzü hayal edin. Etrafınıza şöyle bir
baktığınızda gördüğünüz şeylerden korkabilirdiniz. Siz orada dış dünyanın binbir
kirinden korunduğunuzu düşünürken bir iribaşı andıran vücudunuz etrafında AİDS
virüsünü andıran çirkin suratlı virüslerin dans ettiğini görürdünüz.
Hücrelerinizden milyarlarcası, başkaldırmış gibi, durmadan bu asalakları
sentezleyip dışarı pompalarlardı. Plasenta içine bir bakınca korkunuz daha da
artardı. Plasentanın içinde virüslerin kaynaştığını ve bu minik askerlerden
oluşmuş alayların çevrelerini istila ettiklerini görürdünüz.Böyle bir
enfeksiyondan nasıl olup da sağ kurtulduğunuza herhalde şaşıp kalırdınız. Oysa
herhangi bir embriyolog, size bunun bir hastalık değil, her gebelikte görülen
normal bir durum olduğunu açıklardı. Bu HIV (AİDS virüsü) taklitçilerine ERV
(endojenretrovirüs) deniyor. ERV'ler her memelinin DNA'sınca
kodlanırlar. ERV'ler milyonlarca yıl önce memeli hücrelerini istila ettiler ve
bu çevre o kadar hoşlarına gitti ki kalmaya karar verdiler. Daha da şaşırtıcı
olan nokta şudur: Bazı araştırıcılara göre ERV'ler memelilerin evriminde ve
özellikle bu evrimin en önemli aşaması olan canlı yavru doğurulmasında, rol
oynamışlardır. ERV'lerin memelilere özgü bir organ olan plasentanın
oluşmasında ve dölütün hastalık mikroplarından ve annenin bağışıklık sisteminden
korunmasında rol oynadıkları düşünülüyor. Her ne kadar araştırmacıların bazıları
kabul etmiyorsa da diğer araştırmacılara göre ERV'ler olmasaydı kadınlar halâ
yumurtluyor olacaklardı.Yavrularınızı yumurta yerine vücudunuzun içinde
olgunlaştırmanızın üstünlüğü, memelilerin Yeryüzü'ndeki baş döndürücü
başarısından bellidir. Memeliler kutuplardan tropiklere, denizde ve havada her
ekolojik yuvayı işgal etmiş bulunuyor. Bir grup memeli, yarasalar, havayı
seçmiş. Keseli memeliler (kanguru vb.) yavrularını karınlarının önündeki bir
kese içinde büyütüyorlar. Ördek gagalı platipus ve dikenli karıncayiyen, memeli
olmalarına rağmen yumurtluyorlar. Fakat memelilerin hemen hepsi gelişmesini
tamamlamış canlı yavru doğuruyor. Evrim sırasında memelilerin kuşlara,
sürüngenlere ve balıklara üstünlüğünü iki öğe sağladı: canlı yavru doğurmak ve
sıcak kanlı oluş. Böylece dinozorların yokoluşundan doğan ekolojik boşluğu
memeliler doldurdu.Bir yumurta yerine dölyatağı içinde büyüyen memeli
yavrusu şu bakımlardan üstündür: Her memeli yavrusunun, diğer sınıflara göre
büyük olan beyni bol enerji ve oksijen ister ve yavru o oranda fazla atık
oluşturur; annenin kan dolaşımı yavrunun bütün bu gereksinimlerini, yumurtadan
çok daha iyi karşılar.Dölyatağı içindeki dölütün büyük sorunlarından
biri, annenin bağışıklık sisteminin dölütü reddetmeye (öldürmeye) çalışmasıdır.
Bu nasıl olabilir diyeceksiniz belki. Çok basit: Dölütün kromozomlarının yarısı
anadan, yarısı da babadan gelir; annenin bağışıklık sistemi doğal olarak dölüte
babadan geçmiş antijenleri yabancı ilan eder, onlarla savaşır ve onları
yoketmeye uğraşır. Plasenta, anneye yarı yarıya yabancı oluşu
yetmiyormuş gibi, dölyatağı çeperini bir tümör gibi istila eder ve hatta anne
vücudunun uzak noktalarına genetik açıdan yabancı hücrelerden oluşmuş kümeler
gönderir. Ne harika bir doğa olayıdır ki yine de dölüt, bu kendisine yarı yarıya
düşman çevre içerisinde hayatta kalmayı başarır.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
