- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Genel açıklamalara
göre, pişirildikçe yiyecekler yumuşamakta, yemek ve hazım kolaylaşmaktadır. Bu
şekilde onları küçük parçalara ayırarak yiyebildiğimiz için, zaman ve enerji
kaybı en aza indirilmiş olur. Ayrıca pişirilen yiyeceklerde, bazı hoş olmayan
kokular ve sağlığımıza zararlı toksik bakteriler de yok olmaktadır. Bu
görüş insanların pişmiş yiyeceklerden niçin daha çok tat aldıklarını tam olarak
açıklayamaz. Bu konu kimya ilminin kapsamına girer. Yiyecekler ısıtıldıkça,
bünyelerinde bulunan şeker ve amino asitler parçalanır ve her biri ayrı tat ve
kokuya sahip yeni moleküller oluştururlar. Örneğin şekeri yeteri kadar
ısıtırsanız rengi kahverengiye dönmeye başlar ve etrafa çok güzel bir koku
yayılır. Şeker moleküllerinin içindeki karbon, hidrojen ve oksijen atomları,
havanın içindeki oksijen ile reaksiyona geçerek, ağzımıza ve burnumuza hoş gelen
yüzlerce moleküler yapı oluştururlar. Pişmiş bir biftekte en az 600
değişik ve hoşumuza giden koku türü oluştuğu ileri sürülüyor. Bunu sadece birkaç
değişik koku türü taşıyan buğday ve arpa ile karşılaştırırsak, pişirmenin
lezzete yaptığı katkının büyüklüğü ortaya çıkar. Tabiattaki hali ile çok koku
türüne sahip yiyecekler sadece meyvelerdir. Bir çilekte yaklaşık 300, ahududunda
ise 200 koku çeşidi bir aradadır. Yiyeceklerin pişirilmeleri sırasında,
sağlığımıza zararlı bakterilerin yanında, vücudumuz için gerekli vitaminler de
ölür. Yanlarına sadece iyice pişirilmiş et alarak yola çıkan kutup kaşiflerinde,
vitamin eksikliği problemlerinin yaşandığı tespit edilmiştir. Bu nedenle
pişirilmiş yiyeceğin yanında salata, meyve veya haşlanmış sebzeler de yiyerek bu
vitamin açığı kapatılmalıdır. Tost ve kahve makinelerinde veya mangalda çok
ısıtılan her şeyde vitaminler yok olur ama lezzet artar. Yiyecekleri çok fazla
sıcakken yemenin sindirim sistemimize verdiği zararın dışında hiçbir faydası
yoktur.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
göre, pişirildikçe yiyecekler yumuşamakta, yemek ve hazım kolaylaşmaktadır. Bu
şekilde onları küçük parçalara ayırarak yiyebildiğimiz için, zaman ve enerji
kaybı en aza indirilmiş olur. Ayrıca pişirilen yiyeceklerde, bazı hoş olmayan
kokular ve sağlığımıza zararlı toksik bakteriler de yok olmaktadır. Bu
görüş insanların pişmiş yiyeceklerden niçin daha çok tat aldıklarını tam olarak
açıklayamaz. Bu konu kimya ilminin kapsamına girer. Yiyecekler ısıtıldıkça,
bünyelerinde bulunan şeker ve amino asitler parçalanır ve her biri ayrı tat ve
kokuya sahip yeni moleküller oluştururlar. Örneğin şekeri yeteri kadar
ısıtırsanız rengi kahverengiye dönmeye başlar ve etrafa çok güzel bir koku
yayılır. Şeker moleküllerinin içindeki karbon, hidrojen ve oksijen atomları,
havanın içindeki oksijen ile reaksiyona geçerek, ağzımıza ve burnumuza hoş gelen
yüzlerce moleküler yapı oluştururlar. Pişmiş bir biftekte en az 600
değişik ve hoşumuza giden koku türü oluştuğu ileri sürülüyor. Bunu sadece birkaç
değişik koku türü taşıyan buğday ve arpa ile karşılaştırırsak, pişirmenin
lezzete yaptığı katkının büyüklüğü ortaya çıkar. Tabiattaki hali ile çok koku
türüne sahip yiyecekler sadece meyvelerdir. Bir çilekte yaklaşık 300, ahududunda
ise 200 koku çeşidi bir aradadır. Yiyeceklerin pişirilmeleri sırasında,
sağlığımıza zararlı bakterilerin yanında, vücudumuz için gerekli vitaminler de
ölür. Yanlarına sadece iyice pişirilmiş et alarak yola çıkan kutup kaşiflerinde,
vitamin eksikliği problemlerinin yaşandığı tespit edilmiştir. Bu nedenle
pişirilmiş yiyeceğin yanında salata, meyve veya haşlanmış sebzeler de yiyerek bu
vitamin açığı kapatılmalıdır. Tost ve kahve makinelerinde veya mangalda çok
ısıtılan her şeyde vitaminler yok olur ama lezzet artar. Yiyecekleri çok fazla
sıcakken yemenin sindirim sistemimize verdiği zararın dışında hiçbir faydası
yoktur.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
