S
Sultan
Guest
“Mutluluk mu?
Onu bana sormayın.
Bilmiyorum
Yaşamadım ki hiç.
Ama biliyorum varmış bir yerde
Lakin bilemiyorum nerede?
Belki benden birkaç adım ilerde
Belki de,
Sonsuz engin mesafelerde
KİMBİLİR?”
Bu şiiri yıllar önce bir kart postalın üzerinde okumuştum.Kime ait olduğunu bilmiyorum.Bir an düşündüm mutluluk gerçekten benden birkaç adım ileride duruyor da ben mi görmüyorum diye.
Mutlu olmaya karar vermek için okulun bitmesini ya da okula geri dönmeyi, üniversiteyi kazanmayı
, kilo almayı ya da vermeyi, işe başlamayı,evlenmeyi, bir araba almayı, arabayı yenilemeyi,
ilkbaharı, yazı, pazartesini ya da gelecek ayı ya da krediyle bir eve sahip olmayı beklemeyin.
Çünkü isteklerimizin sonu yok.
Mutluluğu hep aramışız ya da ertelemişiz. Ya geçmişte yaşıyoruz ya da gelecekte. Mutluluk geçmişte mi gelecekte mi?
''İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş.
Hep şikayetçi hep bıkkınmış.
Bir gün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler.
Saklayalım zor bulsunlar.
Zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar
tartışmaya.
Sorun büyükmüş, çünkü mutluluğu saklamak öyle kolay
değilmiş.
“Everest’in tepesine saklayalım.” demiş birisi.
“Atlas Okyanusu’nun dibine” demiş.
“Taç Mahal’ın kubbesi, gökyüzü, Lale Bahçesi...”
pek çok yer düşünmüşler, ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş.
Derken meleklerden biri;
“İÇLERİNE SAKLAYALIM” demiş, “Kimsenin aklına gelmez içine
bakmak.”
alıntı
Mutluluk, ne dündedir ne yarında. Onu aramakla vakit kaybederiz çoğunlukla. Mutluluk, yaşadığımız andadır. Yani senin kafanda mutlu olmak, sana bağlı. Bir fakiri zengin, mutsuzu mutlu, hastayı sağlıklı yapan düşünce gücüdür. Mutluluk,ne zaman gerçekten istersen o zaman gelir.Sağlıklı düşünce ve duygular bedene sağlık olarak yansır. İnsanlar mutlu olur. Her gününüzü hayatınızın son günüymüş gibi yaşayarak her anınızı en güzel şekilde değerlendirebilirsiniz.Böyle davranarak işlerinizi yarına ertelememek,zamanınızı israf etmemek ve geçmişte yaşamamak anlamına gelir.Dünün güneşiyle bu günün çamaşırlarını kurutmayın.Yarına güvenip de çamaşırlarınızı ıslak bırakmayın. Mutlulukta mutsuzluk da tamamen bizim seçimimizdir. Çünkü neye inanırsak onu yaşarız.
Mutlu olmak için sözlerin, kelimelerin gücünü kullanalım.Suyun bilgiyi depoladığını fark edip bunu Suyun Gizli Mesajı kitabında yayınlayan Masaru Emato, suyu dondurup buz kristallerini fotoğraflamış. Suya Mozartın Kırkıncı Senfonisi’ni dinletip fotoğrafladığında harika bir kristal oluşturduğunu görmüş. Heavy Metal müzik dinletip fotoğrafını çektiğinde suyun kristalinin bozulduğunu görmüş.Daha sonra yazar, kelimeleri kullanmış. Teşekkürler kelimesine su harika bir kristalle cevap verirken, aptal
kelimesine aynı heavy metal müzikte olduğu gibi bozuk bir kristalle cevap vermiş. Bedenimizin yüzde sekseninin su olduğunu hatırlatmaya gerek var mı?
Ben mutluluğu hayatı ertelemiyorum. İnsan birinci dereceden yakını, sevdiği birini kaybetmeyince Azrail hiç uğramayacak gibi düşünüyor. Yaşam çok değerli ve ne zaman biteceği belli değil. O zaman geçmişte veya gelecekte yaşamak niye? İşe önce kendimizi olduğumuz gibi severek ve güne gülerek başlayalım.Çünkü duygular virüs gibidir bulaşır. Haydi gülelim.Sağlıklı beslenip spor yapalım,mutluluğa koşalım!Çünkü mutluluk gerçekten birkaç adım ileride Kimbilir.Sevgiyle mutlu kalın......
Bu gün mutluluğu seçiyorum.
Bu gün huzuru seçiyorum.k8908
Onu bana sormayın.
Bilmiyorum
Yaşamadım ki hiç.
Ama biliyorum varmış bir yerde
Lakin bilemiyorum nerede?
Belki benden birkaç adım ilerde
Belki de,
Sonsuz engin mesafelerde
KİMBİLİR?”
Bu şiiri yıllar önce bir kart postalın üzerinde okumuştum.Kime ait olduğunu bilmiyorum.Bir an düşündüm mutluluk gerçekten benden birkaç adım ileride duruyor da ben mi görmüyorum diye.
Mutlu olmaya karar vermek için okulun bitmesini ya da okula geri dönmeyi, üniversiteyi kazanmayı
, kilo almayı ya da vermeyi, işe başlamayı,evlenmeyi, bir araba almayı, arabayı yenilemeyi,
ilkbaharı, yazı, pazartesini ya da gelecek ayı ya da krediyle bir eve sahip olmayı beklemeyin.
Çünkü isteklerimizin sonu yok.
Mutluluğu hep aramışız ya da ertelemişiz. Ya geçmişte yaşıyoruz ya da gelecekte. Mutluluk geçmişte mi gelecekte mi?
''İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş.
Hep şikayetçi hep bıkkınmış.
Bir gün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler.
Saklayalım zor bulsunlar.
Zor buldukları için belki kıymetini bilirler diyerek başlamışlar
tartışmaya.
Sorun büyükmüş, çünkü mutluluğu saklamak öyle kolay
değilmiş.
“Everest’in tepesine saklayalım.” demiş birisi.
“Atlas Okyanusu’nun dibine” demiş.
“Taç Mahal’ın kubbesi, gökyüzü, Lale Bahçesi...”
pek çok yer düşünmüşler, ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş.
Derken meleklerden biri;
“İÇLERİNE SAKLAYALIM” demiş, “Kimsenin aklına gelmez içine
bakmak.”
alıntı
Mutluluk, ne dündedir ne yarında. Onu aramakla vakit kaybederiz çoğunlukla. Mutluluk, yaşadığımız andadır. Yani senin kafanda mutlu olmak, sana bağlı. Bir fakiri zengin, mutsuzu mutlu, hastayı sağlıklı yapan düşünce gücüdür. Mutluluk,ne zaman gerçekten istersen o zaman gelir.Sağlıklı düşünce ve duygular bedene sağlık olarak yansır. İnsanlar mutlu olur. Her gününüzü hayatınızın son günüymüş gibi yaşayarak her anınızı en güzel şekilde değerlendirebilirsiniz.Böyle davranarak işlerinizi yarına ertelememek,zamanınızı israf etmemek ve geçmişte yaşamamak anlamına gelir.Dünün güneşiyle bu günün çamaşırlarını kurutmayın.Yarına güvenip de çamaşırlarınızı ıslak bırakmayın. Mutlulukta mutsuzluk da tamamen bizim seçimimizdir. Çünkü neye inanırsak onu yaşarız.
Mutlu olmak için sözlerin, kelimelerin gücünü kullanalım.Suyun bilgiyi depoladığını fark edip bunu Suyun Gizli Mesajı kitabında yayınlayan Masaru Emato, suyu dondurup buz kristallerini fotoğraflamış. Suya Mozartın Kırkıncı Senfonisi’ni dinletip fotoğrafladığında harika bir kristal oluşturduğunu görmüş. Heavy Metal müzik dinletip fotoğrafını çektiğinde suyun kristalinin bozulduğunu görmüş.Daha sonra yazar, kelimeleri kullanmış. Teşekkürler kelimesine su harika bir kristalle cevap verirken, aptal
kelimesine aynı heavy metal müzikte olduğu gibi bozuk bir kristalle cevap vermiş. Bedenimizin yüzde sekseninin su olduğunu hatırlatmaya gerek var mı?
Ben mutluluğu hayatı ertelemiyorum. İnsan birinci dereceden yakını, sevdiği birini kaybetmeyince Azrail hiç uğramayacak gibi düşünüyor. Yaşam çok değerli ve ne zaman biteceği belli değil. O zaman geçmişte veya gelecekte yaşamak niye? İşe önce kendimizi olduğumuz gibi severek ve güne gülerek başlayalım.Çünkü duygular virüs gibidir bulaşır. Haydi gülelim.Sağlıklı beslenip spor yapalım,mutluluğa koşalım!Çünkü mutluluk gerçekten birkaç adım ileride Kimbilir.Sevgiyle mutlu kalın......
Bu gün mutluluğu seçiyorum.
Bu gün huzuru seçiyorum.k8908
