- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bu konuda eski mezarlarda
yapılan çalışmalarda çiçek kalıntılarına rastlamak şüphesiz mümkün değildi.
Çiçekler çok dayanıksız olduklarından ve kuruyup gittiklerinde arkalarında iz
bırakmadıklarından, araştırmacılar çalışmalarını çiçeğin kendisinden çok daha
dayanıklı olan polen kalıntılarına yönelttiler. İlk olarak Mısır
Firavunu Tutamkamon'un milattan önce 1346'da öldüğünde mezarının çiçekten
taçlarla kaplandığı saptandı. Kuzey Avrupa'da ise milattan önce 2000'li yıllara
kadar uzanan bir çok mezarda çiçek izlerine rastlandı. O tarihlerde
mezarlara konulan çiçeklerin güzellikleri ve hoş kokuları nedeniyle iyi ruhları
çekme, kötü ruhları kovma gibi bir güce sahip olduklarına inanılıyordu.
Sonradan mezarları bitki ve çiçeklerle donatmanın asıl amacı cesedin
çürümesinin yaratacağı kötü kokuları önleme oldu. Seyahatlerinizde uzaktan
nerede bir servi ağacı topluluğu görürseniz yaklaştığınızda fark edersiniz ki
orası mezarlıktır. Mezarlıklara servi ağacı dikmek de aynı amaç içindir.
Servi ağacı uzun boyu, sık dalları ve kışın dökülmeyen yapraklan ile bir
bölgeyi rüzgardan korumak için en ideal ağaçtır. Ömrü çok uzundur, hemen hemen
hiç çürümez ama en önemlisi odununun damıtma yoluyla lavantacılıkta da
kullanılan hoş kokusudur. Bu nedenlerle servi ağacı mezarlıkların adeta bir
simgesi haline gelmiştir. Cenaze merasimlerinde ve mezar ziyaretlerinde,
bizde pek yaygın olmasa da kadın ve erkeklerin niçin siyah elbise (ve aksesuar)
giyindiklerini merak ettiniz mi hiç ? Bu da atalarımızın hayalet korkusundan
kalma bir gelenek. Binlerce yıl önce cenaze töreninde bulunanlar,
gömülecek ölünün hayaletinin orada bulunanlardan birinin bedenine girmek
isteyeceğine inanıyorlardı. Bundan sakınmak, hayaletten saklanmak için
vücutlarını siyaha boyuyorlardı. Daha sonraları zaman içinde bu adet siyah giysi
olarak devam etti ve günümüze kadar geldi.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
yapılan çalışmalarda çiçek kalıntılarına rastlamak şüphesiz mümkün değildi.
Çiçekler çok dayanıksız olduklarından ve kuruyup gittiklerinde arkalarında iz
bırakmadıklarından, araştırmacılar çalışmalarını çiçeğin kendisinden çok daha
dayanıklı olan polen kalıntılarına yönelttiler. İlk olarak Mısır
Firavunu Tutamkamon'un milattan önce 1346'da öldüğünde mezarının çiçekten
taçlarla kaplandığı saptandı. Kuzey Avrupa'da ise milattan önce 2000'li yıllara
kadar uzanan bir çok mezarda çiçek izlerine rastlandı. O tarihlerde
mezarlara konulan çiçeklerin güzellikleri ve hoş kokuları nedeniyle iyi ruhları
çekme, kötü ruhları kovma gibi bir güce sahip olduklarına inanılıyordu.
Sonradan mezarları bitki ve çiçeklerle donatmanın asıl amacı cesedin
çürümesinin yaratacağı kötü kokuları önleme oldu. Seyahatlerinizde uzaktan
nerede bir servi ağacı topluluğu görürseniz yaklaştığınızda fark edersiniz ki
orası mezarlıktır. Mezarlıklara servi ağacı dikmek de aynı amaç içindir.
Servi ağacı uzun boyu, sık dalları ve kışın dökülmeyen yapraklan ile bir
bölgeyi rüzgardan korumak için en ideal ağaçtır. Ömrü çok uzundur, hemen hemen
hiç çürümez ama en önemlisi odununun damıtma yoluyla lavantacılıkta da
kullanılan hoş kokusudur. Bu nedenlerle servi ağacı mezarlıkların adeta bir
simgesi haline gelmiştir. Cenaze merasimlerinde ve mezar ziyaretlerinde,
bizde pek yaygın olmasa da kadın ve erkeklerin niçin siyah elbise (ve aksesuar)
giyindiklerini merak ettiniz mi hiç ? Bu da atalarımızın hayalet korkusundan
kalma bir gelenek. Binlerce yıl önce cenaze töreninde bulunanlar,
gömülecek ölünün hayaletinin orada bulunanlardan birinin bedenine girmek
isteyeceğine inanıyorlardı. Bundan sakınmak, hayaletten saklanmak için
vücutlarını siyaha boyuyorlardı. Daha sonraları zaman içinde bu adet siyah giysi
olarak devam etti ve günümüze kadar geldi.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
