levh-i Mahfuz

bayşegül

New member
4
HD RANK
Katılım
5 Mart 2009
Mesajlar
463
Reaksiyon puanı
9
Puanları
0
ZAMANI İCAD ETMESEYDİK
Çok zaman önceydi.
O kadar zaman önceydi ki,
zaman diye bir şey yoktu.
İnsanlar, güneş doğup batıncaya kadar
yaşıyorlardı hayatı.
Derken, zaman diye
üç parçalı bir şey icat etti insan.
Bir parçasına, “dün” dedi,
diğer parçasına “bugün“,
öteki parçasına da “yarın“.
Sonra fesat karıştı zamana
ve insan bugünü unuttu.
Dünü düşünüp pişman oldu,
yarını düşünüp telâşlandı;
ama işin ilginç tarafı,
tüm telâş ve pişmanlıkları,
güneş doğup batıncaya kadar yaşadı.
Farkında olmadan rezil etti bugününü.
Oysa yarın, bugüne dün diyor;
dün de, bugün için yarın diyordu.
Bir türlü beceremedi.
Bir eliyle yarına,
diğer eliyle düne yapıştı.
Bugünü eline yüzüne bulaştırdı...
Mutsuz oldu insan.
Ve ne gariptir ki, yarının telâşını da,
dünün pişmanlığını da,
hep bugün yaşadı;
ama bugünü hiç yaşayamadı.
Ne yarın,
ne de dün!
SANA BUGÜNÜ YAŞATACAK KİTAP
KADERİNİN YAZILI OLDUĞU DEĞİL,
KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK KİTAP
LEVH-İ MAHFUZ…

Alıntı...
Tanrının doğum günü Yazarı Burak Özdemir in kitabı

 
Hıımmm, ilginç bir kitaba benziyor, bu kitabı okuyan var mı ? Varsa, yorumlarınızı paylaşırsanız sevinirim...
 
ben daha önce Tanrının Doğum günü kitabını okumuştum burak özdemirin
şu andada bu kitabı okuyorum herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum
benim kafamdaki soru işaretlerinin cevaplarını bir bir veren bir kitap oldu Levh_i Mahfuz
çift taraflı bir kitap
a ve b yüzü var a yüzü Tanrının doğum günü b yüzü Levh-i mahfuz
tek kelimeyle HARİKAAAAAAAAA
 
Dün akşam aldım bu kitabı. ancak okuma listemde 2.sırada. diğerlerini bitirip başlayacağım. yada aynı anda okuduğum 3.kitap olacak :)
 
En kısa zamanda kütüphaneme ekleyeceğim,ilginç bir kitaba benziyor. Teşekkürler :)
 
evet çok ilginç ve bir o kadar da bilgi dolu bir kitap
 
bengusucum teşekkür ederim ilgine
cansın sen hemen okumanı öneririm
yukarıda link vermiştim yorumlara bakmak istersen
 
Ben kendimi bildim bileli kitap okurum.kitaplar benim için en büyük mutluluk kaynağı.fakat bir kitap okudum hayatım değişti.buda Tanrının doğum günü.yaşamımdaki tüm herşeyin cevabını buldum.kafa karışıklıklarımın çözümünü.herşeye herkese bakışım değişti.herkese şiddetle tavsiye ederim.kişisel gelişimde gelinebilecek son nokta bence bu kitap.saygılarımla..
 
Ben kendimi bildim bileli kitap okurum.kitaplar benim için en büyük mutluluk kaynağı.fakat bir kitap okudum hayatım değişti.buda Tanrının doğum günü.yaşamımdaki tüm herşeyin cevabını buldum.kafa karışıklıklarımın çözümünü.herşeye herkese bakışım değişti.herkese şiddetle tavsiye ederim.kişisel gelişimde gelinebilecek son nokta bence bu kitap.saygılarımla..

bayanumut çok haklısın tüm sorular cevaplandı..
 
Ben kendimi bildim bileli kitap okurum.kitaplar benim için en büyük mutluluk kaynağı.fakat bir kitap okudum hayatım değişti.buda Tanrının doğum günü.yaşamımdaki tüm herşeyin cevabını buldum.kafa karışıklıklarımın çözümünü.herşeye herkese bakışım değişti.herkese şiddetle tavsiye ederim.kişisel gelişimde gelinebilecek son nokta bence bu kitap.saygılarımla..

Sana kesinlikle katılıuyorum.Kafamdaki tüm soruların yanıtı birer birer ortaya çıktı.Mesela basit bir örnek vereyim : Kötü bir şey yaşadığın zaman hemen cehenneme gideceksin diye kalıplaşmış düşüncemiz var.İşte bu beni çok korkutuyordu ve yaşamdan soğutuyodu.Gerçekten çok korkutuyodu beni bu düşünce ve bu soruların hepsinin yanıtı olduğudur bu kitapta.Burak Özdemir'e teşekkürlerimi iletiyorum bize bu olağanüstü düşünce kabiliyetiyle kitabı sunuşuna.
 
okuyucudan yorum


Din adamıyım diye yıllardır ortada gezip aslında dün adamlığını bile hak etmeyen İslam’ın kanını emmiş asalaklardan biriyim ben. 25 yıldır bu işi büyük bi zevkle yapmışım. Artık yaptığım bu iğrenç içten midem bulanmaya başladı.
buRAK’ım bizler din adamlığını bırak, dün adamlığını bile hak etmiyoruz. Dün adamı hiç olmazsa bugün bişey söylemese de dün bişey söylemiş olan kişidir. Bizler ise dün bişey söyleyenlerin isimlerinin önüne “Hazretleri buyurdu ki” diye başlayarak bütün sorumluluğu dünlerde yaşamış ve bişeyler söylemiş insanların üzerine atıp sorumluluktan kaçarak İslam’ın kanını emmiş asalak bir topluluğuz. En azından ben öyleyim başkası adına bişey söyleyemesem de…
İslam’ın “İ” si bile bizi ilgilendirmedi bu zamana kadar. Bizler akbabalar gibi İslamın üzerine çullandık. Görev yerlerimizde bu hafta bir çift evlense de nikah kıyıp biraz para koparsak diye baktık. Ya da biri ölse de kırkı, elli ikisi, senesi olsa da mevlit okuyup harçlığımızı çıkarsak diye baktık. Bu berbat işimizi örtbas etmek için ise görevlerimizi öyle muhteşem birisiyle taclandırdık ki, zaten sorgulama kültürü olmayan bu toplum bu sıfatı kabul etti ve işimizi kolaylaştırdı. Bizler bu adi işleri yaparken öyle birinin ismini kullandık ki bundan da hiç utanmadık. Yaptığımız işe peygamber mesleği dedik. Muhammedi suçumuza ortak ettik. Sorgulamayan ve İslam yerine babalarının dinini yaşayan toplumda bunu kabul etti. Her Cuma gününü o toplumun dini ihtiyaçlarına cevap vermek üzere ATATÜRK tarafından kurulmuş Diyanet işleri başkanlığı, toplumun kanını emmek için fırsat olarak görmüş ve ipe sapa gelmez şeylere para toplayarak adeta bir din saltanatı kurmuştur. Allah rızası için para toplanmış, toplanan paraların bir kısmı camiye, bir kısmı derneğe geri kalan kısmı da para toplanan yere ulaştırılmıştır.
Tanrının doğum günü ile başladı benim kendimi sorgulamam. Ne yazık ki sadece kendimi sorgulamak ve içteniçe ben bunları yapmakla ne büyük hata yapmışım demek bu bedeli ödemek için yetmiyor ve yetmeyecek biliyorum. Hayatım boyunca farkındalığım kadar eriştiğim hakikati bedellerini ödeyerek insanlara anlattım. Bugün de ulaştığım en muhteşem hakikat Levh-i Mahfuz’u gerek internette ve gerekse özel hayatımda anlattığım gibi. Bu kadar asalak bir hayattan sonra Tanrının Doğum günü gibi bir partiden haberdar olmak ve onu bütün hücrelerime kadar sindirmeye çalışmak ve Levh-i Mahfuzla beraber okumaktan yapmaya geçilmesi gereken dönemde hem kendimle hesaplaşırken ve hem de İNSAN OLMAK için verdiğim mücadele de önümü hep dün adamı bile olamadığım din adamlığım kesiyor ve vicdanımı rahatsız ediyor.
Tanrıya şükürler olsun ki, hiç olmazsa hakikatinden haberdar etti. Hiç olmazsa bu kadar asalak bir hayata rağmen beni hakikate inanan yaptı. Hakikate direnen ya da düşman olan değil. BELKİ DE HAYATIMIN İFTİHAR ETTİĞİM ALTIN SAYFASI BURASIDIR.
Yine şükürler olsun ki, hakikatin aktığı pınar olan senle tanışma ve konuşma fırsatını verdi. Yıllardır yaşadığım asalak hayatın bedelini nasıl öderim bilemiyorum. İnşallah yıllardır yaşadığım asalak hayattan sonra Tanrının doğum günü için çalışarak emek vererek, alın teri dökerek bu bedeli ödeyemesem de HAKİKATE HİZMET ETMİŞ BİRİ OLARAK hayatımı bitiririm.
Bana bu asalak hayatın içinden kurtulmak için önce vicdan muhasebesi sonrada yollarını aramaya ittiğin için ve en önemlisi de hakikati bize çok büyük bedeller çekerek ulaştırdığın için ne kadar minnettar kalsam azdır. Tek tesellim yürek beden ve ruh olarak senle ve getirdiklerinle olmaktır.
YOLU/N/MUZ AÇIK OLSUN.

alıntı...
 
levh-i mahfuz
hayatım boyunca okuduğum ve bana en çok şey analatan en güzel kitap – bugüne kadar eşi benzerine tanık olmadığım bir gerçekliğin anlatımı...
şükürler olsun böyle bir kitapla karşılaştım
 
Kendimi bildim bileli kitap kurduyum :) Hatta şehir kütüphanesinden yılın en çok okuyan üyesi adlı bir de ödülüm var. Ablamı çocukken kıskanmamla başlamıştı kitap maceram, her gün bir kaç saatini ayırırdı, odasına kapanıp. Ben de onun okuduklarını okuyup anlamaya çalışırdım 8-9 yaşlarında. Tabii hiçbir şey anlamazdım y789 Bana ilk Simyacı'yı hediye etmiştir, çocuk aklı okumuştum ama nereden anlayacaksın o derin felsefeyi.

Hayatımda binlere yaklaşan kitap okumama rağmen tek kitap sarsmıştır beni bu zamana kadar, Ferrarisini Satan Bilge. İlk çıktığı zaman hastanede tanıştım kendisiyle, depresyon tedavisi görürken bir hemşire gelip kucağıma bırakmıştı Allah binlerce kere razı olsun hala dua ederim ona. 2 gün içinde okuyup bitirmiş 3. gün hastaneden çıkarılmayı talep etmiştim. Ondan sonra başladı zaten bu araştırmalarım, burasıyla buluşmam. İnsan depresyonuna bile şükreder mi, ben ettim :)

Ondan sonra daha derin kitaplar okumaya başladım, hepsinden bir nebze de olsun faydalandım, hayatıma birşeyler kattım diye düşünüyorum.

Şimdi diyebilirim ki hayatıma yön vermemi kolaylaştıran iki kitap var artık. Liste kalabalıklaştı girlhaha Sabahın 5 inde gözlerim kapanırken, ilk defa dur birkaç sayfa daha okuyup öyle yatayım dediğim bir kitap oldu Levh-i Mahfuz. Beni kendime yaklaştırdı, biraz da sarstı. İlk günler yürüyemez durumdaydım devamlı bir baş dönmesi, inançlarımın çatırtılarını ardından paldır küldür yıkıntılarını duydum. Çok ağladım okurken neden bilmem, çok rahatladım nefes aldığını hissettim ruhumun. O'na yakın olmak, kendini O'nun kollarında hissetmek tarifsiz bir duyguymuş ve bunu başarabilmek için de sadece kendine bakmak kadar kısa bir yolu varmış.

'Cennet'in kapısı dile getirdiklerinle değil, yüreğinde hissettiklerinle açılır.'


Ayşegül ablacım ben de yerin çoooook farklı biliyorsun, çok severim seni, o naif güzel yüreğini. Bana bu kadar güzel bir hediye verdiğin için teşekkür ederim sana, senin bu yorumların olmasaydı belki almayacaktım bile bu kitabı. Sen söylüyorsan vardır bir bildiğin dedim, iyi ki de demişim.

Sen bana çok güzel şeyler hissettirdin, çok güzel duygular yaşamama vesile oldun. Çok seviyorum seni ark5
 
canım belgincim
tatlım benim demek ki seninde levh_i mahfuzu okuma zamanın gelmişti ve ben buna vesile olmuşsam ne mutlu bana.......
duygularını öyle güzel anlatmışsınki tebrik ediyorum ve sevgiyle seni kucaklıyorum
bende seni çok seviyorum güzelim benim...iyiki varsın iyiki buradayız...
bende bir okurun yorumunu eklemek için burayı açtım ve senin mesajını okuyunca duygulandım doğrusu..
ekleyip eklememekte kararsız kaldım
ama eklersem insanlar belki daha çok merak edip okumak isterler diye eklemeye karar verdim şuanda
ne kadar çok kişi okursa okadar sayımız artar ve herşey daha güzele gider
LEVH_ İ MAHFUZ UN herkesin hayatına güzellikler katmasını diliyorum..
sevgiyle...
 
çok güzel bir yorum oldugu için paylaşmak istedim..

Yeryüzünde işler hiç iyi gitmiyordu. Dünya gergin, insanlar mutsuzdu.
Artık zamanı gelmişti...
Tanrı, imajını değiştirmesi için bir reklam ajansıyla anlaştı.
Tanrı ile genç reklamcı, Messenger'da chat'leşmeye başladılar.
Çocuk "Nasıl olur da Tanrı insanla chat'leşir?" diye sordu.
Musa ile çalılıklar üzerinden konuşmuştum, seninle de internetten yazışıyorum. Bunda şaşılacak bir şey göremiyorum yanıtını aldı.
Çocuk "Kuran, kutsal bir kitap. O varken İslam'ın imajını değiştirmek neden bana düşüyor?" diye sordu.
Kuran'ı bir de benden dinlemeye ne dersin? dedi Tanrı.

Bu, resim çizmeyi Picasso'dan öğrenmek gibi bir şey dedi çocuk. Ve her şey ondan sonra başladı...
Kitabın tanıtımında yer alan bu sözler son derece etkileyici. Kitap daha ilk sayfalarında kendine bağlıyor insanı.
Beni kitaba bağlayan kısım ”İnanların Ölümü” başlığıydı. Tam benim için yazılmış, aradığım soruların cevabı burada dedirten kısım bu bölümdü.
Bu bölümde ölümden bahsediliyordu. Hangi ölümün gerçek ölüm olduğu sorgulanıyordu.
Gerçek ölüm kişinin daha önce inandığı değer verdiği şeylere artık önem ve değer vermeyen yeni kişiliğin doğumunun eskisinin ölümü anlamına geldiğini söylemiş. Bunun aslında yeni birinin de doğumu olduğunu anlatmış. Hayattaki en ağır şeyin kim olduğumuzla ilgili düşüncelerimizin kökten değişmesi, inandıklarımızın yanlış olduğunu anlamamız olduğunu söylemiştir.
Başımıza gelen bazı şeylerin kendimizi yitirmemize sebep olduğu eski benliğimize yabancılaştığımızı, bunun yeni bir doğumun müjdecisi olduğundan söz ederek kitabıyla ilgili ipucunu en baştan vermektedir.

Bu kitabın daha ilk sayfalarında bu kadar etkilendiğime göre sanırım bu kitabın hedef kitlesi içinde yer alıyorum.

bir okuyucu yorumu
alıntı..
 
alıp okuycam bende.. merak ettim gerçekten...
 
doris elinden düşürmeden okuyabileceğin bir kitap
hemen başlamanı öneririm
sevgiyle kal....
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst