- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
2001'de çıkan bir haluk levent albümü.
-ama hala kral...
iyi adamdır
kardeşimdir. mekteb-i sultani'nin en iyi age of'çusudur.
hem futbolcu, hem inek, hem yatılı bir tür bonibon..
of ya şimdi bu entel herifin konserine kimse gelmez ki! gibi bir durumla karşılaşıldığında akla gelen alternatif isimdir.aynı sınıfın sıralarında popo çürütmekteyizdir,140 devre kardeşimdir ,zannımca bir çok kültürel aktiviteye beraber akacağızdır
kazıkcı terzinin kumaştan çalarak hatta kumaşın tamamını çalarak krala diktiği kaftanın bir çocuk tarafından dile getirilen durum. böyle kral olmaz olsundur. kıçında don var mı yok mu anlamayan kral, ülke yönetemez.
hüner olduğunu öğrettiler yıllardır.
hüner olduğuna inanırdım yıllardır.
bir topluluğun fikrine başkaldırıp öbür toplululuğu a'dan z'ye kabul ederken arkaya dönüp çıplak olum sizin kralınız benim kralım kat kat giyinmiş demek hüner mi öğretmediler.
bu öyle menem bir göz açlığıdır ki gün gelir senin gibi düşünmeyen herkesi çıplak görmeye başlarsın demedler.
kendim öğrendim sonra korkaklar cesaret ardına gizlenirmiş meğer
aman bırakmayın saflarınızı
aman yerinizden kalkmayın
zerre kadar, ne oluyo ötede demeyin
herkes çıplak ötede, herkes
hava buz gibi, donuyorlar bir de
siz sıkı sıkı sarılın şimdiki krallarınızın pelerinlerine
yünlüdür onlar kürklüdür üşütmez, aman ha bırakmayın krallarınızı
methiyeler düzün kendinizden biri bi şeyler söylediğinde
kırpın bütün yünlerini koyunların, sonra daha sıkı daha sıkı sarılın aman çıplak kalmayın
bir gün 2 dolandırıcı bir ülkeye gelirler. kralın huzuruna çıkarlar ve kral'a kumaş satıcısı olduklarını söylerler. çok kaliteli bir kumaşlarının olduğunu, ve bu kumaşın bir özelliği olduğunu bu kumaşı aptalların göremeyeceğini, yalnızca akıllıların görebileceğini söylerler. kral'da bu kumaşı çok merak eder ve satıcılardan kumaşı göstermelerini ister.
iki satıcı boş bir bavuldan olmayan bir kumaşı elleriyle çekerek beraber iki yana doğru açarmış gibi yaparlar. bunu gören kral mosmor olur ama belli etmez, çünkü aptal olduğunu deşifre etmek istemez. şu işlemelerin güzelliğine bakın der dolandırıcılar krala. kral da harika bir kumaş der, ve bu kumaşa yüklüce altın ödemesi yapar. ve bu kumaştan bir elbise diktirmek istediğini söyler.
bu esnada bütün halka, bu özel kumaştan bahsedilir. halk, aptalların göremeyeceği, sadece akıllıların görebileceği bu kumaşı çok merak eder. elbise dikilince, kral bu elbiseyi giyip kent meydanında yürüyecek, ve elbise muhteşem bir şölenle bütün ülkeye gösterilecektir.
günler geçer, elbise dikilir. kral soyunur, dolandırıcılar kralı giydirirmiş gibi yaparlar. görünmeyen bir elbisenin özenle düğmelerini ilikler, bağcıklarını bağlar, nişanlarını takarlar. harika oldu kralım, derler. bütün akıllılar bu muhteşem elbisenizi görecek
kalabalık sarayın çevresine toplanmıştır. bütün halk bu aptalların göremeyeceği akıllıların görebileceği turnusol elbiseyi merak etmektedir. bu sırada dolandırıcılar ülkeyi hızla terkeder. kapılar açılır, kral kent meydanının ortasına dopru çırılçıplak anadan doğma bir şekilde, gururla gülümseyerek yürümeye başlar. herkes küçük dilini yutmuş gibidir, kalabalıktan tek bir ses çıkmaz. birbirleriyle ne kadar muhteşem bir elbise değil mi diye fısıldaşırlar. kimse aptal olduğunun bilinmesini istememektedir.
aniden kalabalıktan küçük bir çocuğun sesi yükselir:
kral çıplak!
bir doğruyu farkedip, korkusuzca söyleme eylemi.
Kaynak: İtüSözlük
-ama hala kral...
iyi adamdır
kardeşimdir. mekteb-i sultani'nin en iyi age of'çusudur.
hem futbolcu, hem inek, hem yatılı bir tür bonibon..
of ya şimdi bu entel herifin konserine kimse gelmez ki! gibi bir durumla karşılaşıldığında akla gelen alternatif isimdir.aynı sınıfın sıralarında popo çürütmekteyizdir,140 devre kardeşimdir ,zannımca bir çok kültürel aktiviteye beraber akacağızdır
kazıkcı terzinin kumaştan çalarak hatta kumaşın tamamını çalarak krala diktiği kaftanın bir çocuk tarafından dile getirilen durum. böyle kral olmaz olsundur. kıçında don var mı yok mu anlamayan kral, ülke yönetemez.
hüner olduğunu öğrettiler yıllardır.
hüner olduğuna inanırdım yıllardır.
bir topluluğun fikrine başkaldırıp öbür toplululuğu a'dan z'ye kabul ederken arkaya dönüp çıplak olum sizin kralınız benim kralım kat kat giyinmiş demek hüner mi öğretmediler.
bu öyle menem bir göz açlığıdır ki gün gelir senin gibi düşünmeyen herkesi çıplak görmeye başlarsın demedler.
kendim öğrendim sonra korkaklar cesaret ardına gizlenirmiş meğer
aman bırakmayın saflarınızı
aman yerinizden kalkmayın
zerre kadar, ne oluyo ötede demeyin
herkes çıplak ötede, herkes
hava buz gibi, donuyorlar bir de
siz sıkı sıkı sarılın şimdiki krallarınızın pelerinlerine
yünlüdür onlar kürklüdür üşütmez, aman ha bırakmayın krallarınızı
methiyeler düzün kendinizden biri bi şeyler söylediğinde
kırpın bütün yünlerini koyunların, sonra daha sıkı daha sıkı sarılın aman çıplak kalmayın
bir gün 2 dolandırıcı bir ülkeye gelirler. kralın huzuruna çıkarlar ve kral'a kumaş satıcısı olduklarını söylerler. çok kaliteli bir kumaşlarının olduğunu, ve bu kumaşın bir özelliği olduğunu bu kumaşı aptalların göremeyeceğini, yalnızca akıllıların görebileceğini söylerler. kral'da bu kumaşı çok merak eder ve satıcılardan kumaşı göstermelerini ister.
iki satıcı boş bir bavuldan olmayan bir kumaşı elleriyle çekerek beraber iki yana doğru açarmış gibi yaparlar. bunu gören kral mosmor olur ama belli etmez, çünkü aptal olduğunu deşifre etmek istemez. şu işlemelerin güzelliğine bakın der dolandırıcılar krala. kral da harika bir kumaş der, ve bu kumaşa yüklüce altın ödemesi yapar. ve bu kumaştan bir elbise diktirmek istediğini söyler.
bu esnada bütün halka, bu özel kumaştan bahsedilir. halk, aptalların göremeyeceği, sadece akıllıların görebileceği bu kumaşı çok merak eder. elbise dikilince, kral bu elbiseyi giyip kent meydanında yürüyecek, ve elbise muhteşem bir şölenle bütün ülkeye gösterilecektir.
günler geçer, elbise dikilir. kral soyunur, dolandırıcılar kralı giydirirmiş gibi yaparlar. görünmeyen bir elbisenin özenle düğmelerini ilikler, bağcıklarını bağlar, nişanlarını takarlar. harika oldu kralım, derler. bütün akıllılar bu muhteşem elbisenizi görecek
kalabalık sarayın çevresine toplanmıştır. bütün halk bu aptalların göremeyeceği akıllıların görebileceği turnusol elbiseyi merak etmektedir. bu sırada dolandırıcılar ülkeyi hızla terkeder. kapılar açılır, kral kent meydanının ortasına dopru çırılçıplak anadan doğma bir şekilde, gururla gülümseyerek yürümeye başlar. herkes küçük dilini yutmuş gibidir, kalabalıktan tek bir ses çıkmaz. birbirleriyle ne kadar muhteşem bir elbise değil mi diye fısıldaşırlar. kimse aptal olduğunun bilinmesini istememektedir.
aniden kalabalıktan küçük bir çocuğun sesi yükselir:
kral çıplak!
bir doğruyu farkedip, korkusuzca söyleme eylemi.
Kaynak: İtüSözlük
