- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Almanya'da işkence kurbanlarıyla çalışıyoruz. Fakat
bunun dışında savaş bölgelerinde veya tsunamiden sonra Sri Lanka gibi bölgelerde
de araştırmalar yapıyoruz. Yani insanların travmatik deneyimler yaşamış olduğu
her yerde. Travma beyni nasıl
etkiliyor?- Hayvan deneylerinden stres durumlarında böbreküstü bezi
kabuk bölgesinde özellikle de kortizol gibi hormonların salgılandığını
biliyoruz. Aslında kısa vadede ve belli dozlarda yararlı olan bu stres
hormonları, organizmanın hızla kaçmasına izin veren alarm sinyali üretiyorlar.
Fakat uzun vadede beyinde sitotoksik (zehirli) etki yapıyorlar. Hipokampüsteki
sinir hücrelerinin önce dal şeklindeki uzantıları azalıyor, daha sonra ise
ölüyorlar. Travma sonrası stres bozukluğunun (TSSB) insanlarda da hipokampüste
küçülmeye yol açtığını gösteren kanıtlar var. Benzer sonuçlara çocukluklarında
tacize uğrayan travma kurbanlarında da ulaşıyoruz. Bunun ne gibi olumsuz sonuçları
var?- Hipokampüs bölgesi, mekansal ve zamansal tayinden
sorumludur. Bu bölge hasarlı olduğu zaman örneğin: Nerede, ne zaman ne oldu?
Koşulları yerine getirilemez ve dolayısıyla da otobiyografik bellek artık doğru
gelişmez. Bu durum travmatik bozukluk yaşayan kişileri geçmiş zamana dönmüş gibi
hissettirir ve insanlar yeniden işkence odasında ya da iç savaşından ortasında
bulunduklarına inanmaya başlarlar. Travma sonrası stres bozukluğu hastalarında ne gibi
belirtiler görülür?- Travmatik olayları istenç dışı olarak yeniden yaşamanın
dışında, o olaylarla ilgili her şeyi engellemeye çalışırlar. Mesela tsunami
kurbanları, ellerini yıkayamayacak ve su içemeyecek duruma gelirler.
Bu belirtiler psikolojik olarak nasıl açıklanabilmekte?
- Belirtilerde, beyindeki korku merkezi amigdala
etkilidir. Hayvan deneylerinden bu merkezin travmatik olaylardan sonra daha
karmaşık bir şekilde işlediğini biliyoruz. Fareler korkutulduklarında ve işkence
gördüklerinde amigdaladaki yeni bağlantılar oluşuyor. Beyindeki bu yapıda
genetik veya evrimsel olarak programlanmış korku uyarımları kotlanmıştır. Mesela
bunlar sayesinde bir yılanı gördüğümüzde henüz bilincimize ulaşmadan otomatik
olarak korkup kaçıyoruz.Özetle şöyle söyleyebilir miyiz? Hipokampüsün düzenleyici
gücü zayıflarken, korku merkezi aşırı derecede etkinleşmekte.
- Evet. Bu durum hastanın, korkuya neden olaylardan
bilinçsiz olarak etkilenmesine yol açar. Yani neden korktuğunu bilmeden korkmaya
başlar. Bu psikolojik değişimlerin boyutu
nedir?- Beyin yapısındaki değişimler bireyden bireye %10-30
arasında değişmekte. Tipik bir travma şeması çizmek mümkün mü, yoksa her
insanın tepkisi farklı mı?- Elbette ki çok büyük bireysel farklılıklar vardır.
Kimileri daha dayanıklıdır, diğerleri ise hızla çökerler. Ama bunun dışında
genel bir motiften söz edebiliriz: Travma seviyesi bir insan beyninin işlemek
zorunda olduğu korkunç olayların sayısına orantılı olarak yükselir.
Bunun sebebi nedir?- Güney Sudan'da 3000'den fazla kişiyi inceledik.
Bazıları 25-30 travmatik deneyimi geride bırakmıştı. Eşlerinin tecavüze
uğrayışları, kızlarının doğranması vb gibi korkunç olaylar yaşamışlardı. Bu tür
insanların hepsinde travma sonrası stres bozukluğu belirtisi görülür.
Başlarından sadece bir ila beş olay geçenlerin bulunduğu grupta ise TSSB
belirtilerini oranı %20'nin altındadır. Travmatik olaylardan sonra beyinde daha başka değişimler
de meydana geliyor mu?- İşkence kurbanlarında genelde kişilik çözülmesi
belirtileri görülmekte. Bu kişiler şok durumlarından içlerinden kaçmaya
çalışırlar ve dolayısıyla da belli başlı anıları veya duyguları aynı anda
bölerler. Manyetik ensefalagrofi ve manyetik rezonans tomografisiyle bu tür
hastaların beyin etkinliklerinde tipik değişimlerin meydana geldiğini görüyoruz.
Özellikle de sol beynin alın bölgesinde anormal derecede yavaş beyin dalgaları
saptanmakta. Bu tür sonuçlar travmatik bozuklukların tedavisinde
yararlı olabiliyor mu?- Bu şu sıralar üzerinde hararetle tartışılan ama bir
türlü yanıtlanamayan bir sorudur. Fakat en azından şunu söyleyebiliriz:
Travmatik olaylar düzenli olarak beyin yapısında depolanmakta. Bu şekilde, yeni
korkular ve olaylarla uyumlu bir korku merkezi gelişmekte. Bu sonuçlar örneğin
Sri Lanka'daki araştırmalarla ortaya çıktı. Ülkenin güneyinde çocukların sadece
%15'i travma geçirmiş. Oysa iç savaşın yıllardır devam ettiği kuzeyde,
çocukların %50'sinde TSSB görülmekte. Tsunamiyle ilgili travma daha önceki savaş
olaylarıyla kaynaşmakta. Çocuklar bu ikisi arasındaki farkı bilemiyorlar ve
dolayısıyla da olaylar hep aynı korku bölgesine işlenmekte.
Bu tür bozuklukların toplumsal yaşamı ne şekilde
etkilediğini tahmin etmek hiç de zor değil. Herhangi bir tedavi umudu var mı
peki?- Kimi araştırmacılar, beyindeki travma yapısının asla
çözülemeyeceğini düşünüyorlar. Ben bu konuda biraz daha iyimserin. Belki de
sinirsel bağlantıların onarılması mümkündür. Bunun psikoterapi mi yoksa
ilaçlarla mı gerçekleşeceğini bundan sonraki çalışmalarımızda göreceğiz.
Kim kimdir?Thomas ElbertKonstanz Üniversitesi Klinik Psikoloji ve Davranış
Nöroloji Bölümü profesörü ve aynı zamanda savaş, terör ve taciz kurbanlarına
tedavi ederek yardımcı olmaya çalışan Victim's Voice organizasyonunu da
yönetiyor.
bunun dışında savaş bölgelerinde veya tsunamiden sonra Sri Lanka gibi bölgelerde
de araştırmalar yapıyoruz. Yani insanların travmatik deneyimler yaşamış olduğu
her yerde. Travma beyni nasıl
etkiliyor?- Hayvan deneylerinden stres durumlarında böbreküstü bezi
kabuk bölgesinde özellikle de kortizol gibi hormonların salgılandığını
biliyoruz. Aslında kısa vadede ve belli dozlarda yararlı olan bu stres
hormonları, organizmanın hızla kaçmasına izin veren alarm sinyali üretiyorlar.
Fakat uzun vadede beyinde sitotoksik (zehirli) etki yapıyorlar. Hipokampüsteki
sinir hücrelerinin önce dal şeklindeki uzantıları azalıyor, daha sonra ise
ölüyorlar. Travma sonrası stres bozukluğunun (TSSB) insanlarda da hipokampüste
küçülmeye yol açtığını gösteren kanıtlar var. Benzer sonuçlara çocukluklarında
tacize uğrayan travma kurbanlarında da ulaşıyoruz. Bunun ne gibi olumsuz sonuçları
var?- Hipokampüs bölgesi, mekansal ve zamansal tayinden
sorumludur. Bu bölge hasarlı olduğu zaman örneğin: Nerede, ne zaman ne oldu?
Koşulları yerine getirilemez ve dolayısıyla da otobiyografik bellek artık doğru
gelişmez. Bu durum travmatik bozukluk yaşayan kişileri geçmiş zamana dönmüş gibi
hissettirir ve insanlar yeniden işkence odasında ya da iç savaşından ortasında
bulunduklarına inanmaya başlarlar. Travma sonrası stres bozukluğu hastalarında ne gibi
belirtiler görülür?- Travmatik olayları istenç dışı olarak yeniden yaşamanın
dışında, o olaylarla ilgili her şeyi engellemeye çalışırlar. Mesela tsunami
kurbanları, ellerini yıkayamayacak ve su içemeyecek duruma gelirler.
Bu belirtiler psikolojik olarak nasıl açıklanabilmekte?
- Belirtilerde, beyindeki korku merkezi amigdala
etkilidir. Hayvan deneylerinden bu merkezin travmatik olaylardan sonra daha
karmaşık bir şekilde işlediğini biliyoruz. Fareler korkutulduklarında ve işkence
gördüklerinde amigdaladaki yeni bağlantılar oluşuyor. Beyindeki bu yapıda
genetik veya evrimsel olarak programlanmış korku uyarımları kotlanmıştır. Mesela
bunlar sayesinde bir yılanı gördüğümüzde henüz bilincimize ulaşmadan otomatik
olarak korkup kaçıyoruz.Özetle şöyle söyleyebilir miyiz? Hipokampüsün düzenleyici
gücü zayıflarken, korku merkezi aşırı derecede etkinleşmekte.
- Evet. Bu durum hastanın, korkuya neden olaylardan
bilinçsiz olarak etkilenmesine yol açar. Yani neden korktuğunu bilmeden korkmaya
başlar. Bu psikolojik değişimlerin boyutu
nedir?- Beyin yapısındaki değişimler bireyden bireye %10-30
arasında değişmekte. Tipik bir travma şeması çizmek mümkün mü, yoksa her
insanın tepkisi farklı mı?- Elbette ki çok büyük bireysel farklılıklar vardır.
Kimileri daha dayanıklıdır, diğerleri ise hızla çökerler. Ama bunun dışında
genel bir motiften söz edebiliriz: Travma seviyesi bir insan beyninin işlemek
zorunda olduğu korkunç olayların sayısına orantılı olarak yükselir.
Bunun sebebi nedir?- Güney Sudan'da 3000'den fazla kişiyi inceledik.
Bazıları 25-30 travmatik deneyimi geride bırakmıştı. Eşlerinin tecavüze
uğrayışları, kızlarının doğranması vb gibi korkunç olaylar yaşamışlardı. Bu tür
insanların hepsinde travma sonrası stres bozukluğu belirtisi görülür.
Başlarından sadece bir ila beş olay geçenlerin bulunduğu grupta ise TSSB
belirtilerini oranı %20'nin altındadır. Travmatik olaylardan sonra beyinde daha başka değişimler
de meydana geliyor mu?- İşkence kurbanlarında genelde kişilik çözülmesi
belirtileri görülmekte. Bu kişiler şok durumlarından içlerinden kaçmaya
çalışırlar ve dolayısıyla da belli başlı anıları veya duyguları aynı anda
bölerler. Manyetik ensefalagrofi ve manyetik rezonans tomografisiyle bu tür
hastaların beyin etkinliklerinde tipik değişimlerin meydana geldiğini görüyoruz.
Özellikle de sol beynin alın bölgesinde anormal derecede yavaş beyin dalgaları
saptanmakta. Bu tür sonuçlar travmatik bozuklukların tedavisinde
yararlı olabiliyor mu?- Bu şu sıralar üzerinde hararetle tartışılan ama bir
türlü yanıtlanamayan bir sorudur. Fakat en azından şunu söyleyebiliriz:
Travmatik olaylar düzenli olarak beyin yapısında depolanmakta. Bu şekilde, yeni
korkular ve olaylarla uyumlu bir korku merkezi gelişmekte. Bu sonuçlar örneğin
Sri Lanka'daki araştırmalarla ortaya çıktı. Ülkenin güneyinde çocukların sadece
%15'i travma geçirmiş. Oysa iç savaşın yıllardır devam ettiği kuzeyde,
çocukların %50'sinde TSSB görülmekte. Tsunamiyle ilgili travma daha önceki savaş
olaylarıyla kaynaşmakta. Çocuklar bu ikisi arasındaki farkı bilemiyorlar ve
dolayısıyla da olaylar hep aynı korku bölgesine işlenmekte.
Bu tür bozuklukların toplumsal yaşamı ne şekilde
etkilediğini tahmin etmek hiç de zor değil. Herhangi bir tedavi umudu var mı
peki?- Kimi araştırmacılar, beyindeki travma yapısının asla
çözülemeyeceğini düşünüyorlar. Ben bu konuda biraz daha iyimserin. Belki de
sinirsel bağlantıların onarılması mümkündür. Bunun psikoterapi mi yoksa
ilaçlarla mı gerçekleşeceğini bundan sonraki çalışmalarımızda göreceğiz.
Kim kimdir?Thomas ElbertKonstanz Üniversitesi Klinik Psikoloji ve Davranış
Nöroloji Bölümü profesörü ve aynı zamanda savaş, terör ve taciz kurbanlarına
tedavi ederek yardımcı olmaya çalışan Victim's Voice organizasyonunu da
yönetiyor.
