- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
* yazin hemen ardindan gelen sonbahar , sanki adi ile beraber yasanmayan mevsimdir ki birsekilde anilarda , fotograflarda yasanir , konusulur, adi hep vardir , lakin hep "kis geldi" leri sezdirilir. nedense oncelikle uzatmali yaz , gunes cekildikten sonra ise kis geldi olarak algilanmaya baslar ve kis moduna girmeye baslariz. soyle ki : kestaneci bollugu baslar. oole kokar ki o kestaneler , yemeden duramazsiniz , caniniz ceker. ama hatadir bu aslinda! kestane yemek demek kisi getirmek demektir.
* ardindan kadikoy sokaklarinda somineler bir bir yanmaya baslar. somine yaninda kestane ve cay hatta cikolata, uzun zamandir tiril tiril giyinmekten kaynaklanan bir yunlu ihtiyaci , sonradan cabuk bikilacak olan kislik giyecekleri ortaya cikartma hevesi ile giyilen hirkalar , bogazli kazaklar , burun cekmeler... havada , "istanbulca" , "ulan hava ne bicim sisli" kirlilikleri , girtlak yanmalari , tersten esen ruzgarlar ile lavabodan cikan lagim kokulari... "aman abi yaa walla kis geldi"...
Kaynak: EkşiSozluk
* ardindan kadikoy sokaklarinda somineler bir bir yanmaya baslar. somine yaninda kestane ve cay hatta cikolata, uzun zamandir tiril tiril giyinmekten kaynaklanan bir yunlu ihtiyaci , sonradan cabuk bikilacak olan kislik giyecekleri ortaya cikartma hevesi ile giyilen hirkalar , bogazli kazaklar , burun cekmeler... havada , "istanbulca" , "ulan hava ne bicim sisli" kirlilikleri , girtlak yanmalari , tersten esen ruzgarlar ile lavabodan cikan lagim kokulari... "aman abi yaa walla kis geldi"...
Kaynak: EkşiSozluk
