- Katılım
- 30 Mayıs 2008
- Mesajlar
- 266
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 43
zaman izafidir, doğru.asırlar boyu geçmeyen anları, kara kaplı anı defterime yazalı çok olmuş. kalemimi yüreğimin kanına batırıp, kabus geceleri ve onların karanlık sabahlarını öyle bir kazımışım ki bembeyaz umutlarıma, öyle bir boyamışım ki onları kırmızı ve siyaha artık yaşamın kanlı deniz kıyısında iflah olmam sanmışım. rüzgarım olmamış hiç, hep kasırgalarım varmış en güzel baharımda.güneşimi tutmuşlar, ışığımı almışlar benden, her doğuşunda umutla ışığımı beklemişim ama karanlık sabahım hiç terk etmemiş beni tıpkı bana sadık, terk etmeyen gözyaşlarım gibi.nefes alırken canım yanıyormuş,kalbim dura dura atıyormuş. ölmek için yalvarıyormuşum,bu eziyet veren bedenimin kangreninden kurtulmak için.asırlar sürmüş baharım böylece,kurtulamamış,kurtarılamamışım.dipsiz bir kuyuya atılmış,düşmüş-düşmüşüm, savrulmuşum,o dipsizlik sonzuzluğum olmuş benim,hiç çarpamamışım yere,bir türlü parçalanamamış bedenim,yok olamamış,yok olan,paramparça olna ruhum gibi olamamış.olsaymış acım dinermiş belki,ama olmamış.düşerek,ölümün yakınında olduğum kadar uzağında, cebimde tek kalan umudumu; "yok olmayı" bekleyerek acı acı aldığım nefesle yaşamışım.yaşam mı,yaşamak mı?işte o neyse,oymuşum.asırları harcamışım baharımda,öyle bir bahar ki karakışım olmuş benim,hiç sabahı göremeyeceğim karanlık kışım.karanlık bir odaya kitlemişim gözlerimi,kitlemişim anahtarını o dipsiz kuyuya atmışım, artık sadece beklemişim bana her alışımda acı veren nefesimin son seferini.sonra tanrı birden eliyle başımı okşamış derin,huzurlu bir uykuya dalmışım.birden gözlerim açılmış karanlık odaya tekrar ama o anahtarı olmayan delikten süzülen o güçlü ışık karanlığımı aydınlatmış azda olsa.gözlerimi oradan ayıramamışım,korkmuşum gözlerimi kaçırdığım anda yok olmasından.öylece bakmış,bakmışım.öyle güçlü bir ışıkmış ki o anahtarsız, kilitli odamın kapısına her çarptığında ışık taneleri soğuk kapımı ısıtmış,sıcaklığıyla buzdan kapımız erttikçe eritmiş.gün doğmuş,güneşim doğmuş yeniden şaşırmışım,inanamamışım.güneşin benim olduğuna,ışığını bana verdiğine inanamamışım,öyle bir karanlık yaşamışım ki ışığa alışmaya korkmuşum,benim olduğuna inanmamışım,ya benim için değilse,ya bir yanlışlıksa deyip, durmuşum.öyle bir mutsuzluk sarmışki yörüngemi,mutluluğa alışmaya korkmuşum.karanlığı bilinçaltıma öyle bir kazımışım ki,kurtulamamışım "kaybetme" inancımdan.ama ışık,kaynak olmuş bana,dirilmişim,kanlı umutlarımı atıp,bembeyazlarını almışım yanıma zamanla,tanrının beni unutmadığını kazımışım içime.bocalamışım ama ışığım terk etmemiş beni ama ben ışığımı tüketmişim karadeliğime çekmişim,enerjisini yüreğime emmişim ama tüketirken bende tekrar tükenmeye başlamışım.sonra bir an sadece bir an öyle yaklaşmışım ki o dipsiz kuyuya,bu sefer ışığımıda dipsiz kuyuya atıp,ardından ben atlayacakmışım az kalsın.işte o uzunca bir zaman alan bir "an" da tanrı içime bu sefer bir umut daha koymuş kendinden kopartıp verdiği.şimdi ışığıma sarıldım sımsıkı,geçmişin ve geleceği değil şu anımı güzel bir anı yapmak umudum.nefesim huzurla dolu ulaşıyor ciğerlerime,günler bitsede umutlarım bitmiyor.güneş hergün daha da parlak doğuyor.biliyorum,inanıyorum,seviyorum sevdikçe seviliyorum.kendime ve ruhuma kavuştum,dileğim sonsuz mutluluk.şimdi,yine ve her zaman aşkla,inançla yaşıyorum ve yaşamak istiyorum..
