- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Su, kedinin tüylerini ıslatır
ve bu da kedinin soğuğa karşı olan direncini azaltır. Eğer bulunduğu yerin hava
şartlarına göre bu kedi için önemli ise ıslanmaktan kaçınır. Sıcak iklimlerde
yaşayan aslan, kaplan, jaguar gibi akrabaları sudan kaçınmazlar. Kaplan ve
jaguarlar sudaki bir avı veya düşmanı yakalamak için hiç düşünmeden suya
atlayabilirler. Soğuk bölgelerde yaşayan kar leoparı gibi akrabaları da
gerekirse suya girerler ama derin yerlere yaklaşmazlar. Kedilerin sudan
uzak durmalarının diğer nedenleri, zaten temiz bir hayvan olmaları, biraz
kaprisli biraz da tembel olmaları ve suya girmenin menfaatleri açısından bir
anlam ve amaç taşımamasıdır. Bir taraflarına su değdiğinde bütün vücutlarını
yalayarak temizlemek zorunda kalmaları da cabası. Aslında kediler de diğer bir
çok hayvan gibi suda gayet iyi yüzebilirler. Van ve Ankara kedileri diğer
cinslere göre suyu daha çok severler. Köpekler böyle değillerdir. Sahibi
denize bir sopa veya küçük bir top attığında onu alıp geri getirmek için hiç
düşünmeden, mutlu bir şekilde suya atlarlar. Karaya çıktıklarında silkelenerek
etraftakilere de duş yaptırırlar. Ne var ki su, köpeklere kedilerden daha fazla
zararlıdır. Köpek derisinde ter bezleri yoktur, sadece bol miktarda yağ bezi
vardır. Köpekler insanlarda olduğu gibi ısı düzenlemesi için
terlemezler, ısı ayarını solunum sistemleri ile yaparlar. Çok yıkanırlarsa deri
kurur ve çatlar. Belki bu nedenle köpekler suya girdikten sonra tozlu topraklı
yerlere gidip yatarlar. Ev kedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve
farelere de olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Nil vadisinde
balık, kurbağa, küçük kuşlar ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski
Mısırlılarda kedileri evcilleştirme düşüncesini yaratan da bu fare yakalamadaki
ustalıkları olmuştur. Günümüzde bile kedinin kuzey Hindistan ve
güneydoğu Asya'da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında dolaşarak balık
avlarlar. Patileri ile balıkları sudan dışarı atar, bu arada gerekirse tamamen
suya da girerler. Ev kedileri, özellikle yavru olanları havuz veya
akvaryumlardaki balıklara karşı aynı eğilimi gösterirler, bu amaçla ıslanmaktan
da pek kaçınmazlar. Yunanlı tarihçi Siculus eski Mısır'ı anlatırken kedi
bakıcılarının onları ekmek ve sütle beslediklerinden, Nil nehrinden getirdikleri
balıkları çiğ olarak yedirdiklerinden bahseder. Günümüz kedilerinin balık
merakının vahşi atalarından gelen genlerden, süt zevkinin ise Mısırlı
bakıcıların yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklandığı anlaşılıyor.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
ve bu da kedinin soğuğa karşı olan direncini azaltır. Eğer bulunduğu yerin hava
şartlarına göre bu kedi için önemli ise ıslanmaktan kaçınır. Sıcak iklimlerde
yaşayan aslan, kaplan, jaguar gibi akrabaları sudan kaçınmazlar. Kaplan ve
jaguarlar sudaki bir avı veya düşmanı yakalamak için hiç düşünmeden suya
atlayabilirler. Soğuk bölgelerde yaşayan kar leoparı gibi akrabaları da
gerekirse suya girerler ama derin yerlere yaklaşmazlar. Kedilerin sudan
uzak durmalarının diğer nedenleri, zaten temiz bir hayvan olmaları, biraz
kaprisli biraz da tembel olmaları ve suya girmenin menfaatleri açısından bir
anlam ve amaç taşımamasıdır. Bir taraflarına su değdiğinde bütün vücutlarını
yalayarak temizlemek zorunda kalmaları da cabası. Aslında kediler de diğer bir
çok hayvan gibi suda gayet iyi yüzebilirler. Van ve Ankara kedileri diğer
cinslere göre suyu daha çok severler. Köpekler böyle değillerdir. Sahibi
denize bir sopa veya küçük bir top attığında onu alıp geri getirmek için hiç
düşünmeden, mutlu bir şekilde suya atlarlar. Karaya çıktıklarında silkelenerek
etraftakilere de duş yaptırırlar. Ne var ki su, köpeklere kedilerden daha fazla
zararlıdır. Köpek derisinde ter bezleri yoktur, sadece bol miktarda yağ bezi
vardır. Köpekler insanlarda olduğu gibi ısı düzenlemesi için
terlemezler, ısı ayarını solunum sistemleri ile yaparlar. Çok yıkanırlarsa deri
kurur ve çatlar. Belki bu nedenle köpekler suya girdikten sonra tozlu topraklı
yerlere gidip yatarlar. Ev kedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve
farelere de olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Nil vadisinde
balık, kurbağa, küçük kuşlar ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski
Mısırlılarda kedileri evcilleştirme düşüncesini yaratan da bu fare yakalamadaki
ustalıkları olmuştur. Günümüzde bile kedinin kuzey Hindistan ve
güneydoğu Asya'da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında dolaşarak balık
avlarlar. Patileri ile balıkları sudan dışarı atar, bu arada gerekirse tamamen
suya da girerler. Ev kedileri, özellikle yavru olanları havuz veya
akvaryumlardaki balıklara karşı aynı eğilimi gösterirler, bu amaçla ıslanmaktan
da pek kaçınmazlar. Yunanlı tarihçi Siculus eski Mısır'ı anlatırken kedi
bakıcılarının onları ekmek ve sütle beslediklerinden, Nil nehrinden getirdikleri
balıkları çiğ olarak yedirdiklerinden bahseder. Günümüz kedilerinin balık
merakının vahşi atalarından gelen genlerden, süt zevkinin ise Mısırlı
bakıcıların yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklandığı anlaşılıyor.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
