Kaybedenler kulübü, son yıllarda yapılan bence en başarılı türk filmlerinden biri.
Tabu alanlarından konuşmak, toplumun tüm kesiminden insanların ilgisini çekiyor, doğal, yapmacıksız, samimi, saçma sapan konuşmalar bunlar...Diyaloglardan biri;
- Ya geçen bizim evdeki televizyon bozuldu.
- Ne marka?
- Ne ne marka?
- Televizyon
- Ha bilmiyorum
- Ne renk peki?
- Beyaz
- Profilo mu markası?
- Ha olabilir ya
- Buzdolabıdır o
Birde Auuum çektikleri bir konuşmaları var, programlarına bağlanan depresif dinleyici dayanamıyor ve yaygarayı koparıyor. Ahu Türkpençe çok cesur ve Yiğit Özşener'de resmen rol kesmiş bu filmde... Nejat İşler zaten Türk sinemasının iyi aktörlerinden, yalnız şu konuşmaları yokmu, 4-5 günde falan yıkanırmış falan...
Adından da anlaşıldığı gibi kaybedenleri konu alan bir film, film bittikten sonra şunu düşündüm, kızı kaybediyor ve şöyle söylüyor arkadaşına; "Yavv bayağı aşık olmuşum ben ama zaten olmazdı"- (evet hayat görüşleri ve kafa yapıları farklıydı-)
Fakat çaba gösteriyormuyuz yeterince, sevdiğimizi kaybetmemek için direniyormuyuz? Yoksa peşin peşin kaybedenler kulübüne üye mi oluyoruz? Filmde birde iki şaşkaloz var, "biz kaybedenler kulubune üye olmaya geldik" diye Nejat İşler'in yayınevine geliyorlar, ve kovuluyorlar kapıdan, ne alaka ama!
Zihnimde bunları düşünerek evimin yolunu tuttum...
Tabu alanlarından konuşmak, toplumun tüm kesiminden insanların ilgisini çekiyor, doğal, yapmacıksız, samimi, saçma sapan konuşmalar bunlar...Diyaloglardan biri;
- Ya geçen bizim evdeki televizyon bozuldu.
- Ne marka?
- Ne ne marka?
- Televizyon
- Ha bilmiyorum
- Ne renk peki?
- Beyaz
- Profilo mu markası?
- Ha olabilir ya
- Buzdolabıdır o
Birde Auuum çektikleri bir konuşmaları var, programlarına bağlanan depresif dinleyici dayanamıyor ve yaygarayı koparıyor. Ahu Türkpençe çok cesur ve Yiğit Özşener'de resmen rol kesmiş bu filmde... Nejat İşler zaten Türk sinemasının iyi aktörlerinden, yalnız şu konuşmaları yokmu, 4-5 günde falan yıkanırmış falan...
Adından da anlaşıldığı gibi kaybedenleri konu alan bir film, film bittikten sonra şunu düşündüm, kızı kaybediyor ve şöyle söylüyor arkadaşına; "Yavv bayağı aşık olmuşum ben ama zaten olmazdı"- (evet hayat görüşleri ve kafa yapıları farklıydı-)
Fakat çaba gösteriyormuyuz yeterince, sevdiğimizi kaybetmemek için direniyormuyuz? Yoksa peşin peşin kaybedenler kulübüne üye mi oluyoruz? Filmde birde iki şaşkaloz var, "biz kaybedenler kulubune üye olmaya geldik" diye Nejat İşler'in yayınevine geliyorlar, ve kovuluyorlar kapıdan, ne alaka ama!
Zihnimde bunları düşünerek evimin yolunu tuttum...
