- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Burada dikkat edilecek nokta, kârın hisse senedi şeklinde
dağıtılmasının muhakkak bir sermaye artırımını birlikte getirdiğidir. Yalnız bu
artırım, ortaklıkta esasen mevcut olan araçlardan yapıldığı için efektif bir
artırım niteliğini taşımazü Sözü edilen işlem sonucunda pay sahiplerine verilen
hisse senetlerine de Öz Varlıktan Kaynaklanan ya da Yeniden Ödemeyi
Gerektirmeyen (Gratis) paylar adı verilir.Uygulamada bu tür hisse
senetleri için bedelsiz hisse senetleri deyimi de kullanılmakta ise de bu
yanıltıcıdır. Çünkü, burada da çıkarılan payların bir karşılığı vardır ve
bunlar, pay sahiplerine önceki yıllarda dağıtılmayan kârlardır. Pay sahibinin
sadece artırımın yapıldığı sırada bir meblağı ödemeyecek olması, bunların
bedelsiz olarak nitelendirilmelerini haklı göstermez.Anonim ortaklıkta
birikmiş kârın hisse senedi şeklinde dağıtılmasında izlenecek yöntem,
tartışmalara yol açmıştır. Birinci ve bugün eskimiş olan ilk görüş bu durumda
yedek akçelerin önce pay sahiplerine geri ödendiği ve sonra pay sahiplerinin bu
paraları tekrar ortaklığa verdiklerini kabul ediyor, yani varsayımsal iki
işlemin varlığını düşünüyordu. Hiç kuşkusuz, bu görüş hem dağıtıldığı kabul
edilen kârın gelir vergisine tâbi kılınması gibi bir sakıncayı doğuruyor, hem de
muhasebe teknikleri ile çelişkiye düşüyorduü Günümüzde ise kârın hisse senedi
şeklinde dağıtılması sonucunu doğuran sermaye artırımının sadece bir bilanço ve
muhasebe işleminden ibaret olduğu görüşü egemendir.Başka bir ifade ile,
bu tür bir artırımda sadece kâğıt üzerinde bilançodaki sermaye kalemi ile
yedekler kaleminde bir değişiklik yapılması ve sermayenin artırılan kısmı kadar
yedek kaleminin azaltılarak bunun esas sermaye kalemine eklenmesi söz konusudur.
Hukukumuzda yeniden değerleme sonucunda, sermayenin artırılması da pay
sahiplerine gizli yedek şeklindeki kârdan hisse senetleri verilmesini
gerektirmektedir.Kârın hisse senedi şeklinde dağıtılmasında, dağıtılmaya
konu olabilecek yedekler sadece serbest yedeklerdir. Nihayet, bu durumda, esas
sermayenin tümü ile ödenmiş olması da zorunlu değildir; çünkü TK m. 391/1,
sadece pay sahiplerinin yeni katılma payları taahhüt ederek sermayenin
artırılması halinde uygulanan bir hükümdür.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiZoraki KabulZihniyetZevk-Gerçeklik İlkesiYansımalı DüşünceYafes ve Sam KompleksiVücut ŞemasıVerbalizmVaroluşun EstetiğiÜst İletişimUyuz Keçi EtkisiUyumUlyses MetaforuTutum ÖlçekleriTutum DeğişimiTutumTutuklular İkilemiTransaksiyonel SüreçTransaksiyonel Analiz
dağıtılmasının muhakkak bir sermaye artırımını birlikte getirdiğidir. Yalnız bu
artırım, ortaklıkta esasen mevcut olan araçlardan yapıldığı için efektif bir
artırım niteliğini taşımazü Sözü edilen işlem sonucunda pay sahiplerine verilen
hisse senetlerine de Öz Varlıktan Kaynaklanan ya da Yeniden Ödemeyi
Gerektirmeyen (Gratis) paylar adı verilir.Uygulamada bu tür hisse
senetleri için bedelsiz hisse senetleri deyimi de kullanılmakta ise de bu
yanıltıcıdır. Çünkü, burada da çıkarılan payların bir karşılığı vardır ve
bunlar, pay sahiplerine önceki yıllarda dağıtılmayan kârlardır. Pay sahibinin
sadece artırımın yapıldığı sırada bir meblağı ödemeyecek olması, bunların
bedelsiz olarak nitelendirilmelerini haklı göstermez.Anonim ortaklıkta
birikmiş kârın hisse senedi şeklinde dağıtılmasında izlenecek yöntem,
tartışmalara yol açmıştır. Birinci ve bugün eskimiş olan ilk görüş bu durumda
yedek akçelerin önce pay sahiplerine geri ödendiği ve sonra pay sahiplerinin bu
paraları tekrar ortaklığa verdiklerini kabul ediyor, yani varsayımsal iki
işlemin varlığını düşünüyordu. Hiç kuşkusuz, bu görüş hem dağıtıldığı kabul
edilen kârın gelir vergisine tâbi kılınması gibi bir sakıncayı doğuruyor, hem de
muhasebe teknikleri ile çelişkiye düşüyorduü Günümüzde ise kârın hisse senedi
şeklinde dağıtılması sonucunu doğuran sermaye artırımının sadece bir bilanço ve
muhasebe işleminden ibaret olduğu görüşü egemendir.Başka bir ifade ile,
bu tür bir artırımda sadece kâğıt üzerinde bilançodaki sermaye kalemi ile
yedekler kaleminde bir değişiklik yapılması ve sermayenin artırılan kısmı kadar
yedek kaleminin azaltılarak bunun esas sermaye kalemine eklenmesi söz konusudur.
Hukukumuzda yeniden değerleme sonucunda, sermayenin artırılması da pay
sahiplerine gizli yedek şeklindeki kârdan hisse senetleri verilmesini
gerektirmektedir.Kârın hisse senedi şeklinde dağıtılmasında, dağıtılmaya
konu olabilecek yedekler sadece serbest yedeklerdir. Nihayet, bu durumda, esas
sermayenin tümü ile ödenmiş olması da zorunlu değildir; çünkü TK m. 391/1,
sadece pay sahiplerinin yeni katılma payları taahhüt ederek sermayenin
artırılması halinde uygulanan bir hükümdür.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiZoraki KabulZihniyetZevk-Gerçeklik İlkesiYansımalı DüşünceYafes ve Sam KompleksiVücut ŞemasıVerbalizmVaroluşun EstetiğiÜst İletişimUyuz Keçi EtkisiUyumUlyses MetaforuTutum ÖlçekleriTutum DeğişimiTutumTutuklular İkilemiTransaksiyonel SüreçTransaksiyonel Analiz
