- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Otomobil teknolojisinde kısa sürede
yaşanan baş döndürücü gelişmeler, motor ve karoser kadar jantların
tasarımında da kendini gösteriyor. Özellikle jantın ağırlığı, ölçüleri,
konstrükisyonu ve dizaynında yapılan değişiklikler, otomobillerin
performansını ve yol tutuşunu önemli ölçüde arttırıyor. Bununla
birlikte, son yıllarda yapılan araştırmalar jantın, fren sisteminin
soğutulmasında da etkili olduğunu gösteriyor. Bu nedenle jant
hazırlanırken, mümkün olduğunca dayanıklı ve aynı zamanda kollu tasarım
olmasına dikkat ediliyor. Otomobil yol alırken, jantın rotasyonuyla
sirküle edilen hava, kolların arasından fren diskine iletiliyor ve
böylece frenlerin daha verimli olması sağlanıyor. Ölçüsü nasıl olmalı ?Otomobilin
motor gücü, ağırlığı ve büyüklüğü gibi unsurlar, jant ölçülerinin
belirlenmesinde büyük rol oynuyor. Yüksek güç üreten bir motorun gücünü
yola aktarabilmesi için çekişinin iyi olması, bunun için de lastik
yüzeyinin uygun genişlikte olması gerekiyor. Dolayısıyla lastikle jant
genişliği uyumlu olmalı. Küçük sınıftaki otomobiller için 12 inçten
başlayan jant çapı, büyük ve yüksek performanslı otomobillerde 20 inçe
kadar çıkıyor. Jant malzemesinin dayanıklılığı da önemli bir faktör.
Özellikle ülkemiz yol şartları göz önüne alınacak olunursa, jantın
sağlamlığı daha da önem kazanıyor. Çünkü kalitesiz bir jant, darbelere
dayanıklı olmadığı taktirde ölümcül kazalara neden olabiliyor. Çelik ve
hafif metal alaşımlı olmak üzere iki gruba ayrılan jantlar,
motorsporlarından elde edilen tecrübelerle geliştiriliyor. Böylece daha
sağlam ve uzun ömürlü olması sağlanıyor. Alüminyum, çelik, titanyum,
magnezyum ve son alarak da karbonfiber malzemesinin de katılımıyla
farklı ağırlık ve dayanıklılıkta üretilen jantlar, tek ya da çok
parçalı olabiliyor. Çok parçalısı daha avantajlıİki
veya üç parçadan oluşan bir jantın, tek parçalıya göre önemli bir
avantajı, daha sağlıklı ve tamir edilebiliyor almasıdır. Herhangi bir
darbe nedeniyle jantın kenarı hasar hasar gördüğünde, sadece o parçanın
değiştirilmesi mümkün oluyor. Ancak tek parçalı bir jant zarar
gördüğünde yenisiyle değiştirmek gerekiyor. Çok parçalı jantın bir
diğer kolaylığı, her tip otomobilde kullanılabilmesi.Farklı
ölçülerdeki ara parçalar kullanılırken, jantın da, jantın karosere göre
içeri veya dışarıya doğru konumlanması sağlanıyor. Böylelikle iz
genişliği de değiştirilerek, otomobilin yere tutunma gücü artırılıyor.
Jantın göbeği olarak adlandırılan bölüm de yine lastiklerin öz
genişliğini etkiliyor. Uluslar arası olarak ET harfleriyle simgelenen
ofset değeri, jant dış kenarının (O çizgisi) poryaya olan uzaklığını
ifade ediyor. Jant alırken dikkat edilmesi gereken en önemli
unsur üreticilerin belirlediği değerlerin dışına çıkılmaması.
Türkiye'de hem yerli hem de ithal birçok jant markası var. Jantların
TSE standartlarına uygunluk belgesi mutlaka olmalı.
yaşanan baş döndürücü gelişmeler, motor ve karoser kadar jantların
tasarımında da kendini gösteriyor. Özellikle jantın ağırlığı, ölçüleri,
konstrükisyonu ve dizaynında yapılan değişiklikler, otomobillerin
performansını ve yol tutuşunu önemli ölçüde arttırıyor. Bununla
birlikte, son yıllarda yapılan araştırmalar jantın, fren sisteminin
soğutulmasında da etkili olduğunu gösteriyor. Bu nedenle jant
hazırlanırken, mümkün olduğunca dayanıklı ve aynı zamanda kollu tasarım
olmasına dikkat ediliyor. Otomobil yol alırken, jantın rotasyonuyla
sirküle edilen hava, kolların arasından fren diskine iletiliyor ve
böylece frenlerin daha verimli olması sağlanıyor. Ölçüsü nasıl olmalı ?Otomobilin
motor gücü, ağırlığı ve büyüklüğü gibi unsurlar, jant ölçülerinin
belirlenmesinde büyük rol oynuyor. Yüksek güç üreten bir motorun gücünü
yola aktarabilmesi için çekişinin iyi olması, bunun için de lastik
yüzeyinin uygun genişlikte olması gerekiyor. Dolayısıyla lastikle jant
genişliği uyumlu olmalı. Küçük sınıftaki otomobiller için 12 inçten
başlayan jant çapı, büyük ve yüksek performanslı otomobillerde 20 inçe
kadar çıkıyor. Jant malzemesinin dayanıklılığı da önemli bir faktör.
Özellikle ülkemiz yol şartları göz önüne alınacak olunursa, jantın
sağlamlığı daha da önem kazanıyor. Çünkü kalitesiz bir jant, darbelere
dayanıklı olmadığı taktirde ölümcül kazalara neden olabiliyor. Çelik ve
hafif metal alaşımlı olmak üzere iki gruba ayrılan jantlar,
motorsporlarından elde edilen tecrübelerle geliştiriliyor. Böylece daha
sağlam ve uzun ömürlü olması sağlanıyor. Alüminyum, çelik, titanyum,
magnezyum ve son alarak da karbonfiber malzemesinin de katılımıyla
farklı ağırlık ve dayanıklılıkta üretilen jantlar, tek ya da çok
parçalı olabiliyor. Çok parçalısı daha avantajlıİki
veya üç parçadan oluşan bir jantın, tek parçalıya göre önemli bir
avantajı, daha sağlıklı ve tamir edilebiliyor almasıdır. Herhangi bir
darbe nedeniyle jantın kenarı hasar hasar gördüğünde, sadece o parçanın
değiştirilmesi mümkün oluyor. Ancak tek parçalı bir jant zarar
gördüğünde yenisiyle değiştirmek gerekiyor. Çok parçalı jantın bir
diğer kolaylığı, her tip otomobilde kullanılabilmesi.Farklı
ölçülerdeki ara parçalar kullanılırken, jantın da, jantın karosere göre
içeri veya dışarıya doğru konumlanması sağlanıyor. Böylelikle iz
genişliği de değiştirilerek, otomobilin yere tutunma gücü artırılıyor.
Jantın göbeği olarak adlandırılan bölüm de yine lastiklerin öz
genişliğini etkiliyor. Uluslar arası olarak ET harfleriyle simgelenen
ofset değeri, jant dış kenarının (O çizgisi) poryaya olan uzaklığını
ifade ediyor. Jant alırken dikkat edilmesi gereken en önemli
unsur üreticilerin belirlediği değerlerin dışına çıkılmaması.
Türkiye'de hem yerli hem de ithal birçok jant markası var. Jantların
TSE standartlarına uygunluk belgesi mutlaka olmalı.
