- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Hz.
Yûsuf Kurân'da adi geçen peygamberlerden birisi olup, Yakub Peygamberin
oğludur. Nesebi Hz. İbrahim'e kadar varır (Kamil Miras, Tecrit Tercümesi, IX,
139).Kur'ân-ı
Kerîm'de kendi adını taşıyan bir sûre vardır. Tamamı 111 âyet olan bu sûrenin
98 âyeti (4-101) Hz. Yûsuf'tan bahseder. Bu âyetlerde anlatıldığına göre Hz.
Yûsuf'un hayat hikâyesi özetle şöyledir:Hz.
Yûsuf'un on bir tane erkek kardeşi vardı. Yûsuf fevkalâde güzel ve son derece
zekî idi. Babaları Hz. Yakub en çok Yûsuf'u seviyordu. Bu sevgiyi ağabeyleri
kıskanıyorlardı.Yûsuf
(a.s) bir gece rüyasında on bir yıldızn, Güneş ve ayin kendisine secde
ettiklerini gördü. Bu rüyayı babasına anlattı. Babası rüyanın, Hz. Yûsuf'un
büyük bir adam olacağına işaret olduğunu anladı ve Yûsuf'a rüyasını
ağabeylerine anlatmamasını tembihledi. Ancak, ağabeyleri bundan haberdar
oldular ve Yûsuf'u öldürüp bir yere atmayı plânladılar. Babalarından izin
alarak, gezip eğlenmek bahanesiyle Yûsuf'u alıp kırlara,götürdüler. Onu bir
kuyuya attılar, gömleğini da kana bulayarak, Yûsuf'u kurt kaptı
diye babalarına yalan söylediler.Kuyunun
yanından geçmekten olan bir kafile Yûsuf'u buldu ve köle olarak satmak üzere
alıp, Mısır'a götürdüler. Orada az bir fiyatla onu Azîz (maliye bakanı)'e
sattılar.Azz'in
hanımı Yûsuf'a göz koydu. Onu kendisiyle beraber olmaya çagırdı. Yûsuf (a.s)
bunu kabul etmeyince, ona iftira edip kocasına şikayet etti ve hapse attırdı.Hz.
Yûsuf senelerce hapiste kaldı. Orada hükümdarın şerbetçisi ve aşçısı ile
tanıştı. Onların gördükleri rüyaların yorumunu yaptı. Birisinin, kurtulup
efendisinin hizmetine devam edeceğini, diğerinin ise öldüreceğini söyledi.
Sonunda dediği çıktı. Hz. Yûsuf, kurtulana, kendisini efendisinin yanında
anmasını istedi.Hükümdar
bir gece rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil
başakla yedi kuru başak gördü. Bu rüyanın yorumunu yaptırmak istedi. Hz.
Yûsuf'un rüya yorumu yaptığını örgendi ve onu hapisten çıkarıp, rüyasını
anlattı. Hz. Yûsuf, yedi sene bolluk olacağını, peşinden gelen yedi senenin ise
kıtlıkla geçeceğini söyledi. Bunun üzerine hükümdar, Hz. Yûsuf'u maliye
bakanlığına getirdi. Yûsuf (a.s) bolluk yıllarında bütün ambarları zahire ile doldurttu;
kıtlık yılları gelince bu zahireyi halka dağıtmaya başladı. Ayni kıtlık, Hz.
Yûsuf un babasının memleketi olan Ken'an diyarında da yaşandı.Yûsuf
(a.s)'un kardeşleri de zahire almak için iki kez Ken'an ilinden Mısır'a geldi.
Sonunda Yûsuf (a.s) kardeşlerine kendini tanıttı ve onları affettiğini
belirterek, Bugün azarlanacak değilsiniz, Allah sizi bağışlar, o
merhametlilerin merhametlisidir (Yûsuf, 92) dedi. Yûsuf (a.s), babası,
annesi ve kardeşlerinin tamamını Mısır'a davet etti.Ailesi
Mısır'a vardığında Yûsuf (a.s) anne ve babasını tahta oturttu; diğer on
bir kardeşi ise Hz. Yûsuf'un önünde eğildiler. O zaman Yûsuf (a.s);
Babacığım, işte bu vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu
gerçekleştirdi. şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni
hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim, bana pek çok iyiliklerde bulundu.
Doğrusu Rabbim, dilediğine lütufkârdır. O şüphesiz, bilendir, hâkimdir
(Yûsuf,100) dedi. Bu şekilde İsrail oğulları, Filistin'den Mısır'a gelip
yerleşmiş oldu. Bir süre sonra Yakub (a.s) vefat etti. Yûsuf (a.s), Allah
Teâlâ'ya söyle münacatta bulundu: Rabbim, bana hükümdarlık verdin,
rüyaların yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratanı! Dünya ve âhirette
koruyanım sensin! Benim canımı, Müslüman olarak al! Ve beni iyilere kat!
(Yûsuf, 101). Yûsuf (a.s)'un hayat hikayesi Kur'ânı Kerîm'de
Ahsenü'l-Kasas, Kıssaların en güzeli ünvanını aldı. Pek çok
olayları içeren bu hayat hikâyesi için Allah Teâlâ söyle buyurdu: Ândolsun ki,
Yûsuf ve kardeşlerinin olayında, soranlara nice ibretler vardır (Yûsuf,
7).Yûsuf
(a.s)'un defnedildiği yer, rivâyetlere göre, İbrahim (a.s)'in medfun bulunduğu
Kudüs yakınlarında Halilü'r-Rahman kasabasındadır.Yazar
& Kaynak:Şamil İslam ansiklopedisi
Yûsuf Kurân'da adi geçen peygamberlerden birisi olup, Yakub Peygamberin
oğludur. Nesebi Hz. İbrahim'e kadar varır (Kamil Miras, Tecrit Tercümesi, IX,
139).Kur'ân-ı
Kerîm'de kendi adını taşıyan bir sûre vardır. Tamamı 111 âyet olan bu sûrenin
98 âyeti (4-101) Hz. Yûsuf'tan bahseder. Bu âyetlerde anlatıldığına göre Hz.
Yûsuf'un hayat hikâyesi özetle şöyledir:Hz.
Yûsuf'un on bir tane erkek kardeşi vardı. Yûsuf fevkalâde güzel ve son derece
zekî idi. Babaları Hz. Yakub en çok Yûsuf'u seviyordu. Bu sevgiyi ağabeyleri
kıskanıyorlardı.Yûsuf
(a.s) bir gece rüyasında on bir yıldızn, Güneş ve ayin kendisine secde
ettiklerini gördü. Bu rüyayı babasına anlattı. Babası rüyanın, Hz. Yûsuf'un
büyük bir adam olacağına işaret olduğunu anladı ve Yûsuf'a rüyasını
ağabeylerine anlatmamasını tembihledi. Ancak, ağabeyleri bundan haberdar
oldular ve Yûsuf'u öldürüp bir yere atmayı plânladılar. Babalarından izin
alarak, gezip eğlenmek bahanesiyle Yûsuf'u alıp kırlara,götürdüler. Onu bir
kuyuya attılar, gömleğini da kana bulayarak, Yûsuf'u kurt kaptı
diye babalarına yalan söylediler.Kuyunun
yanından geçmekten olan bir kafile Yûsuf'u buldu ve köle olarak satmak üzere
alıp, Mısır'a götürdüler. Orada az bir fiyatla onu Azîz (maliye bakanı)'e
sattılar.Azz'in
hanımı Yûsuf'a göz koydu. Onu kendisiyle beraber olmaya çagırdı. Yûsuf (a.s)
bunu kabul etmeyince, ona iftira edip kocasına şikayet etti ve hapse attırdı.Hz.
Yûsuf senelerce hapiste kaldı. Orada hükümdarın şerbetçisi ve aşçısı ile
tanıştı. Onların gördükleri rüyaların yorumunu yaptı. Birisinin, kurtulup
efendisinin hizmetine devam edeceğini, diğerinin ise öldüreceğini söyledi.
Sonunda dediği çıktı. Hz. Yûsuf, kurtulana, kendisini efendisinin yanında
anmasını istedi.Hükümdar
bir gece rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil
başakla yedi kuru başak gördü. Bu rüyanın yorumunu yaptırmak istedi. Hz.
Yûsuf'un rüya yorumu yaptığını örgendi ve onu hapisten çıkarıp, rüyasını
anlattı. Hz. Yûsuf, yedi sene bolluk olacağını, peşinden gelen yedi senenin ise
kıtlıkla geçeceğini söyledi. Bunun üzerine hükümdar, Hz. Yûsuf'u maliye
bakanlığına getirdi. Yûsuf (a.s) bolluk yıllarında bütün ambarları zahire ile doldurttu;
kıtlık yılları gelince bu zahireyi halka dağıtmaya başladı. Ayni kıtlık, Hz.
Yûsuf un babasının memleketi olan Ken'an diyarında da yaşandı.Yûsuf
(a.s)'un kardeşleri de zahire almak için iki kez Ken'an ilinden Mısır'a geldi.
Sonunda Yûsuf (a.s) kardeşlerine kendini tanıttı ve onları affettiğini
belirterek, Bugün azarlanacak değilsiniz, Allah sizi bağışlar, o
merhametlilerin merhametlisidir (Yûsuf, 92) dedi. Yûsuf (a.s), babası,
annesi ve kardeşlerinin tamamını Mısır'a davet etti.Ailesi
Mısır'a vardığında Yûsuf (a.s) anne ve babasını tahta oturttu; diğer on
bir kardeşi ise Hz. Yûsuf'un önünde eğildiler. O zaman Yûsuf (a.s);
Babacığım, işte bu vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu
gerçekleştirdi. şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni
hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim, bana pek çok iyiliklerde bulundu.
Doğrusu Rabbim, dilediğine lütufkârdır. O şüphesiz, bilendir, hâkimdir
(Yûsuf,100) dedi. Bu şekilde İsrail oğulları, Filistin'den Mısır'a gelip
yerleşmiş oldu. Bir süre sonra Yakub (a.s) vefat etti. Yûsuf (a.s), Allah
Teâlâ'ya söyle münacatta bulundu: Rabbim, bana hükümdarlık verdin,
rüyaların yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratanı! Dünya ve âhirette
koruyanım sensin! Benim canımı, Müslüman olarak al! Ve beni iyilere kat!
(Yûsuf, 101). Yûsuf (a.s)'un hayat hikayesi Kur'ânı Kerîm'de
Ahsenü'l-Kasas, Kıssaların en güzeli ünvanını aldı. Pek çok
olayları içeren bu hayat hikâyesi için Allah Teâlâ söyle buyurdu: Ândolsun ki,
Yûsuf ve kardeşlerinin olayında, soranlara nice ibretler vardır (Yûsuf,
7).Yûsuf
(a.s)'un defnedildiği yer, rivâyetlere göre, İbrahim (a.s)'in medfun bulunduğu
Kudüs yakınlarında Halilü'r-Rahman kasabasındadır.Yazar
& Kaynak:Şamil İslam ansiklopedisi
