- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Hizmet
ettikleri kurumun çıkarlarını gözetmek yerine kişisel reklamlarını yapan bazı
kişiler, herkes tarafından ilgiyle izlenen ve sanki pek matah, erişilmez ve
gizemli birşeymiş gibi değinilen bazı moda konuların Duayeni konumuna
geliverdiler.
Son derece başarılı bir PR (Halkla İlişkiler) çalışması yapan bu kişiler,
Ortalama vatandaşın
İşe yeni başlayan gençlerin
Medyadaki bazı deneyimsiz ve sığ bilgiye sahip
muhabirlerin
İyi niyetle çalışan, ancak, olanaksızlıklardan
ötürü bilgiye susamış akademik
personelin ve kamu çalışanlarının zaafını
keşfetmeyi becerdiler ve kısa bir sürede, bu bakir pazarda oldukça iyi bir imaj
elde ettiler.
Uzmanı oldukları izlenimini verdikleri konularda yapılan tartışmaların ve
röportajların baş konuğu daima bu kişiler oldu. Aynı konuda çok daha derin,
yüzeysel olmayan bilgiye sahip birçok uzman daha bulunmasına rağmen, her
röportaja veya panele bu kişiler davet edildi. Karşıt görüşlere yer verilmek
şöyle dursun, bu kişilerin düşüncelerinin doğruluğu asla tartışılmadığı için,
karşıt görüşün var olup olmadığı bile araştırılmadı. (Acaba bunun nedenleri
arasında, bu kişilerin çalıştıkları kuruluşların iştah kabartıcı reklam
bütçeleri de rol oynamış olmasın, sakın?)
Örnek mi istiyorsunuz? Türkiye'de yüzlerce şirket, sözgelimi, bir sertifika
alırken, bu sertifikaya konu olan kavram gündeme gelince, çoğunlukla tek bir
şirket yöneticisi bütün medyanın odak noktası oldu. Kurumsal düzeyde (Yani, B2B
ortamında) on yıllardır süregelen ve milyonlarca Dolar mertebesinde yürüyen
elektronik ticaretten kimse söz etmezken, Internet üzerinden 8-10 Dolarlık bir
CD veya kitap ısmarlama söz konusu olunca bir anda ekonominin de Yenisi doğdu.
Derin bilgiye sahip birçok uzman ve akademisyen bu deyimi düzeysiz bulup ağza
almayı bile reddederken, ortalama halkın nabzını iyi tutabilen kişiler, Yeni
Ekonomiyi ağızlarına sakız ederek bir anda Ekonomi Gurusu olarak ortalıkta
gezinmeye başladılar.
Özet olarak,
İnsanların ortaya atılan her yeni kavrama yeterince
düşünüp sorgulamadan, dört elle, körü körüne sarıldığı
Daima bir kurtarıcı, bir lider arayan ortalama
insanın, başarılı bir PR çalışması ile meydana çıkan kişilere tanrı gibi taptığı Çoğunlukla sansasyonel haber ve karizmatik kişilik
peşinde koşan basının malzeme bulmakta zorlandığı bu ortamda,
Bir söylemi, deyimi veya moda kavramı ağza sakız
etmek
Bunu ilk olarak yapmak
Bunu yaparken kişisel imajı, çalışılan kurumun
önüne çıkarmak başarının en önemli anahtarlarından ikisi oldu.
Bu durumun, iş ahlakı açısından yüreklere su serpen bir boyutu da yok değil:
Yöneticilerin çok küçük bir bölümü, kişisel PR (Halkla İlişkiler) çalışmaları
için yönettiği şirketin kaynaklarını kullanmak yerine kendi cebinden para
harcıyor ve bir anlamda iş etiklerine saygılı davranıyor. Ancak ne yazık ki,
ciddi bir kesim, başında bulunduğu firmanın parasıyla kendi kişiliğini ön plana
çıkarmaya çalışıyor ve halkla ilişkiler şirketlerinin bir bölümü de ya bu oyuna
alet oluyor, veya bizzat bu yöntemi müşterisine öneriyor.
ettikleri kurumun çıkarlarını gözetmek yerine kişisel reklamlarını yapan bazı
kişiler, herkes tarafından ilgiyle izlenen ve sanki pek matah, erişilmez ve
gizemli birşeymiş gibi değinilen bazı moda konuların Duayeni konumuna
geliverdiler.
Son derece başarılı bir PR (Halkla İlişkiler) çalışması yapan bu kişiler,
Ortalama vatandaşın
İşe yeni başlayan gençlerin
Medyadaki bazı deneyimsiz ve sığ bilgiye sahip
muhabirlerin
İyi niyetle çalışan, ancak, olanaksızlıklardan
ötürü bilgiye susamış akademik
personelin ve kamu çalışanlarının zaafını
keşfetmeyi becerdiler ve kısa bir sürede, bu bakir pazarda oldukça iyi bir imaj
elde ettiler.
Uzmanı oldukları izlenimini verdikleri konularda yapılan tartışmaların ve
röportajların baş konuğu daima bu kişiler oldu. Aynı konuda çok daha derin,
yüzeysel olmayan bilgiye sahip birçok uzman daha bulunmasına rağmen, her
röportaja veya panele bu kişiler davet edildi. Karşıt görüşlere yer verilmek
şöyle dursun, bu kişilerin düşüncelerinin doğruluğu asla tartışılmadığı için,
karşıt görüşün var olup olmadığı bile araştırılmadı. (Acaba bunun nedenleri
arasında, bu kişilerin çalıştıkları kuruluşların iştah kabartıcı reklam
bütçeleri de rol oynamış olmasın, sakın?)
Örnek mi istiyorsunuz? Türkiye'de yüzlerce şirket, sözgelimi, bir sertifika
alırken, bu sertifikaya konu olan kavram gündeme gelince, çoğunlukla tek bir
şirket yöneticisi bütün medyanın odak noktası oldu. Kurumsal düzeyde (Yani, B2B
ortamında) on yıllardır süregelen ve milyonlarca Dolar mertebesinde yürüyen
elektronik ticaretten kimse söz etmezken, Internet üzerinden 8-10 Dolarlık bir
CD veya kitap ısmarlama söz konusu olunca bir anda ekonominin de Yenisi doğdu.
Derin bilgiye sahip birçok uzman ve akademisyen bu deyimi düzeysiz bulup ağza
almayı bile reddederken, ortalama halkın nabzını iyi tutabilen kişiler, Yeni
Ekonomiyi ağızlarına sakız ederek bir anda Ekonomi Gurusu olarak ortalıkta
gezinmeye başladılar.
Özet olarak,
İnsanların ortaya atılan her yeni kavrama yeterince
düşünüp sorgulamadan, dört elle, körü körüne sarıldığı
Daima bir kurtarıcı, bir lider arayan ortalama
insanın, başarılı bir PR çalışması ile meydana çıkan kişilere tanrı gibi taptığı Çoğunlukla sansasyonel haber ve karizmatik kişilik
peşinde koşan basının malzeme bulmakta zorlandığı bu ortamda,
Bir söylemi, deyimi veya moda kavramı ağza sakız
etmek
Bunu ilk olarak yapmak
Bunu yaparken kişisel imajı, çalışılan kurumun
önüne çıkarmak başarının en önemli anahtarlarından ikisi oldu.
Bu durumun, iş ahlakı açısından yüreklere su serpen bir boyutu da yok değil:
Yöneticilerin çok küçük bir bölümü, kişisel PR (Halkla İlişkiler) çalışmaları
için yönettiği şirketin kaynaklarını kullanmak yerine kendi cebinden para
harcıyor ve bir anlamda iş etiklerine saygılı davranıyor. Ancak ne yazık ki,
ciddi bir kesim, başında bulunduğu firmanın parasıyla kendi kişiliğini ön plana
çıkarmaya çalışıyor ve halkla ilişkiler şirketlerinin bir bölümü de ya bu oyuna
alet oluyor, veya bizzat bu yöntemi müşterisine öneriyor.
