- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bundan sonraki sorun
havalandırmadır. Zaten havası devamlı nemli olan banyolar küflenme için ideal
ortamlardır. Bu nedenle banyoları yıkanma sırasında değil de az sonra açıp
havalandırmak gerekmektedir. Aksi takdirde havluya sinmiş deri hücreleri süratle
kokuşmaya başlarlar. Ellerimizi yıkadığımızda sabunun görevi derimiz
üzerindeki bakterileri gevşetmektir. Ellerimizi bir havlu ile kuruladığımızda bu
gevşemiş bakteriler de havluya geçer. Dolayısıyla ellerimizi sabunla yıkadıktan
sonra kurulamadan ıslak bırakmanın temizlik bakımından pek faydası yoktur.
Daha ziyade halka açık yerlerde ve işyerlerinde tuvaletlerde kullanılan
elektrikli el kurutucuları elleri kuruturlar ama bakteriler yine deride
kalırlar. Bu nedenle temizlik açısından havlular, tabii ki temiz olmak şartıyla,
sıcak hava üfleyen elektrikli kurutuculardan daha etkindirler.
Havluların diğer kumaşlardan farkını yaratan, suyu kolayca emme
özelliğini veren, kullanılan ipliğin cinsi ve daha önemlisi havlu kumaşının
dokunuş biçimidir. Havlu kumaş, kumaşın iki yüzünde halka gibi kıvrılmış
iplikler bırakan, ana çözgüden ayrı bir çözgüyle dokunur. Havlu kumaş yapımında
daha çok pamuk ipliği kullanılır ve özel bir işlemden (apre) geçirilerek su emme
gücü arttırılır. Türkiye'de havluculuk 18. yüzyılın başından itibaren
Bursa'da gelişmiştir. Bunun nedeni Bursa'da kadife dokumacılığının dünya çapında
gelişmiş olmasıdır. Havluculuk, kadife dokumacılığının bir yan ürünü olarak
doğmuştur. Havlu ismi de Hav'lı kumaş anlamında Arapça'dan gelmektedir. 'Hav'
Arapça'da kadife, çuha gibi kumaşların yüzeylerindeki ince tüylere verilen
addır. Hav'sız olarak yapılan ve peşkir de denilen keten havlular ise ayrı bir
imalat konusudur.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
havalandırmadır. Zaten havası devamlı nemli olan banyolar küflenme için ideal
ortamlardır. Bu nedenle banyoları yıkanma sırasında değil de az sonra açıp
havalandırmak gerekmektedir. Aksi takdirde havluya sinmiş deri hücreleri süratle
kokuşmaya başlarlar. Ellerimizi yıkadığımızda sabunun görevi derimiz
üzerindeki bakterileri gevşetmektir. Ellerimizi bir havlu ile kuruladığımızda bu
gevşemiş bakteriler de havluya geçer. Dolayısıyla ellerimizi sabunla yıkadıktan
sonra kurulamadan ıslak bırakmanın temizlik bakımından pek faydası yoktur.
Daha ziyade halka açık yerlerde ve işyerlerinde tuvaletlerde kullanılan
elektrikli el kurutucuları elleri kuruturlar ama bakteriler yine deride
kalırlar. Bu nedenle temizlik açısından havlular, tabii ki temiz olmak şartıyla,
sıcak hava üfleyen elektrikli kurutuculardan daha etkindirler.
Havluların diğer kumaşlardan farkını yaratan, suyu kolayca emme
özelliğini veren, kullanılan ipliğin cinsi ve daha önemlisi havlu kumaşının
dokunuş biçimidir. Havlu kumaş, kumaşın iki yüzünde halka gibi kıvrılmış
iplikler bırakan, ana çözgüden ayrı bir çözgüyle dokunur. Havlu kumaş yapımında
daha çok pamuk ipliği kullanılır ve özel bir işlemden (apre) geçirilerek su emme
gücü arttırılır. Türkiye'de havluculuk 18. yüzyılın başından itibaren
Bursa'da gelişmiştir. Bunun nedeni Bursa'da kadife dokumacılığının dünya çapında
gelişmiş olmasıdır. Havluculuk, kadife dokumacılığının bir yan ürünü olarak
doğmuştur. Havlu ismi de Hav'lı kumaş anlamında Arapça'dan gelmektedir. 'Hav'
Arapça'da kadife, çuha gibi kumaşların yüzeylerindeki ince tüylere verilen
addır. Hav'sız olarak yapılan ve peşkir de denilen keten havlular ise ayrı bir
imalat konusudur.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
