- Katılım
- 30 Temmuz 2007
- Mesajlar
- 19
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 41
kötü bir rüyaydı. daha önce de bu tür kabuslar gördüğüm için telkinlerin etkisi mi yoksa normal yaşantımın uzantısı mı anlamadım. ama her sabah çok daha dinç kakltığım bir gerçek...
rüya anlatmaya başlamadan önce birilerinin önce hayr olsun sabah niyetine demesini bekler rüya mı öyle anlatırım..
lütfen eğer okuyan olursa önce bunu der misiniz
bir imam.. aldı beni kabre götürüyordu.. ağlıyorum.. korkuyorum.. şimdi hesap zamanı diyorum ben napıcam.. imam yanımda.. hadi kızım o takılarını çıkar, bileziklerini çıkardın mı diyor.. çaresizlik ve mecburi teslimiyet içindeyim. ölümden kaçış yokki.. nereye kaçsam beni yakalar.. mecbur o yanımdaki imamla kabrime doğru yürüyorum.. yanımda bir dede daha var sanki. pek hatırlamıyorum. ama çirkef yüzlü bi adam arkamdan geliyor... ve bana kindar ve çok çirkef bi ifadeyle bakıp bakıp sanki ben çok kötü bi hayat geçirmişimde sen cehennemliksin der gibi tavırlar ve hareketler içinde o olan adamdan çok rahatsızlık duyup kendimi kabre yürürken sorgulamaya başladım..
o adam gerçek müslümansa bana bu tavrı benim gerçekten cehennemlik olduğumu gösteriyordu ve kabirdeki azap korkum artıyordu.. o adamın yüzünde müslümanlık ışığı yoktu sanki .
yanımdaki adam beni sorgulamadı, sadece kabre kadar eşlik ediyor ve huşu içinde davranıyordu..
ve uyandım.. kalbim hala kuş gibi çırpınırkan pencereden yüzüme yansıyan güneş ışığını nefes alır gibi içime çektim.. derin bir ohh ve şükür... sabah dolmuşta işe gelirken cam kenarında oturup denizi izleyerek ve düşünerek geldim...
ya rüya gerçek olsaydı.. ama yaşadığım için şükrettim .. hala fırsatlarım olduğu için şükrettim...
rüya anlatmaya başlamadan önce birilerinin önce hayr olsun sabah niyetine demesini bekler rüya mı öyle anlatırım..
lütfen eğer okuyan olursa önce bunu der misiniz
bir imam.. aldı beni kabre götürüyordu.. ağlıyorum.. korkuyorum.. şimdi hesap zamanı diyorum ben napıcam.. imam yanımda.. hadi kızım o takılarını çıkar, bileziklerini çıkardın mı diyor.. çaresizlik ve mecburi teslimiyet içindeyim. ölümden kaçış yokki.. nereye kaçsam beni yakalar.. mecbur o yanımdaki imamla kabrime doğru yürüyorum.. yanımda bir dede daha var sanki. pek hatırlamıyorum. ama çirkef yüzlü bi adam arkamdan geliyor... ve bana kindar ve çok çirkef bi ifadeyle bakıp bakıp sanki ben çok kötü bi hayat geçirmişimde sen cehennemliksin der gibi tavırlar ve hareketler içinde o olan adamdan çok rahatsızlık duyup kendimi kabre yürürken sorgulamaya başladım..
o adam gerçek müslümansa bana bu tavrı benim gerçekten cehennemlik olduğumu gösteriyordu ve kabirdeki azap korkum artıyordu.. o adamın yüzünde müslümanlık ışığı yoktu sanki .
yanımdaki adam beni sorgulamadı, sadece kabre kadar eşlik ediyor ve huşu içinde davranıyordu..
ve uyandım.. kalbim hala kuş gibi çırpınırkan pencereden yüzüme yansıyan güneş ışığını nefes alır gibi içime çektim.. derin bir ohh ve şükür... sabah dolmuşta işe gelirken cam kenarında oturup denizi izleyerek ve düşünerek geldim...
ya rüya gerçek olsaydı.. ama yaşadığım için şükrettim .. hala fırsatlarım olduğu için şükrettim...
