- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
daha fazlaydı. Cismin yaklaşık bir metre etrafında manyetik alana
benzer, gri renkte sis tabakası vardı. Tanığın hatırlayamadığı bir
zaman süresinde hareketsiz kalan nesne, yine geldiği gibi gürültü
çıkartmadan ve çok yumuşak bir şekilde havalanarak karanlık gökyüzünde
kayboldu.Burhan Yılmaz daha sonra arazide yaptığı araştırmalarda, cismin yere
inişinden sonra toprakta herhangi bir iz, yanık ya da bozulma meydana
gelmediğini bildirdi. Bu gözlemin ertesi gecesinde Yılmaz evinde tek
başına kitap okurken saat 21.30 civarında kapı çalındı. Gelenler Burhan
Yılmaz'ın o güne dek hiç görmediği, tanımadığı 30 yaşlarında üç
erkekti... Dikkat çeken yönleri üçünün de takım elbiseli ve kravatlı
olmalarıydılar. Yılmaz onları evine davet etti ve yabancılar karşılıklı
yerleştirilmiş somyalara oturdular. İçlerinden biri 8 km ötedeki Ahırlı
kasabasından geldiklerini söyledi.Yılmaz onları dinlerken konuklarına çay hazırlamak için mutfağa geçti.
Yaklaşık bir dakika sonra da odaya geri döndü. Ancak yabancı misafirler
bıraktığı yerde değillerdi. Burhan Yılmaz şaşkın gözlerle boş odaya
bakarken, önce adamların pencereden çıkmış olabileceklerini düşündü.
Ancak demir parmaklıkların koruduğu pencerelerden çıkmaları
imkansızdı... Kapıdan çıkmaları için de mutfağın önünden geçmeleri
gerekiyordu ki, bu da olmamıştı!...Burhan Yılmaz durumda bir gariplik sezdi ve hemen dışarı çıktı. Sokakta
sadece kendi başına oynayan küçük bir kız çocuğu vardı. Yılmaz çocuğa
evinden çıkan üç adamı görüp görmediğini sordu. Küçük kız da ileriyi
işaret ederek adamların orada olduklarını söyledi. Burhan Yılmaz
çocuğun gösterdiği yöne baktığında hafifçe hırlayan üç köpek gördü...O sırada bir komşu kadın yanlarına geldi ve heyecanla gökyüzüne doğru uçan adamlar gördüğünü söyleyip bağırmaya başladı!...
benzer, gri renkte sis tabakası vardı. Tanığın hatırlayamadığı bir
zaman süresinde hareketsiz kalan nesne, yine geldiği gibi gürültü
çıkartmadan ve çok yumuşak bir şekilde havalanarak karanlık gökyüzünde
kayboldu.Burhan Yılmaz daha sonra arazide yaptığı araştırmalarda, cismin yere
inişinden sonra toprakta herhangi bir iz, yanık ya da bozulma meydana
gelmediğini bildirdi. Bu gözlemin ertesi gecesinde Yılmaz evinde tek
başına kitap okurken saat 21.30 civarında kapı çalındı. Gelenler Burhan
Yılmaz'ın o güne dek hiç görmediği, tanımadığı 30 yaşlarında üç
erkekti... Dikkat çeken yönleri üçünün de takım elbiseli ve kravatlı
olmalarıydılar. Yılmaz onları evine davet etti ve yabancılar karşılıklı
yerleştirilmiş somyalara oturdular. İçlerinden biri 8 km ötedeki Ahırlı
kasabasından geldiklerini söyledi.Yılmaz onları dinlerken konuklarına çay hazırlamak için mutfağa geçti.
Yaklaşık bir dakika sonra da odaya geri döndü. Ancak yabancı misafirler
bıraktığı yerde değillerdi. Burhan Yılmaz şaşkın gözlerle boş odaya
bakarken, önce adamların pencereden çıkmış olabileceklerini düşündü.
Ancak demir parmaklıkların koruduğu pencerelerden çıkmaları
imkansızdı... Kapıdan çıkmaları için de mutfağın önünden geçmeleri
gerekiyordu ki, bu da olmamıştı!...Burhan Yılmaz durumda bir gariplik sezdi ve hemen dışarı çıktı. Sokakta
sadece kendi başına oynayan küçük bir kız çocuğu vardı. Yılmaz çocuğa
evinden çıkan üç adamı görüp görmediğini sordu. Küçük kız da ileriyi
işaret ederek adamların orada olduklarını söyledi. Burhan Yılmaz
çocuğun gösterdiği yöne baktığında hafifçe hırlayan üç köpek gördü...O sırada bir komşu kadın yanlarına geldi ve heyecanla gökyüzüne doğru uçan adamlar gördüğünü söyleyip bağırmaya başladı!...
