- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, göreceli yoksunluk
kavramı, engellenme-saldırganlık modelinin yeni bir yorumunu içermektedir.
Göreceli yoksunluk, çoğu kez bir toplumda kaynakların paylaşımı veya yeni
kazanımlar konusunda beklenti düzeylerinin yüksek olduğu durumlarda, paylaşım az
çok eşitlendiği veya tesviye edildiğinde ortaya çıkmaktadır; bu, gerçeklikle
ilişkisi zorunlu olmayan bir eksiklik, engellenme ya da mağduriyet
duygusudur.Bu tür durumlarda, kişiler kendi statü veya kazanımlarını, ya
hakkettiklerine inandıkları düzeye göre, ya da diğerlerininkiyle karşılaştırarak
kendi paylarım onlarınkine göre daha az veya küçük olarak
algılamaktadır.Bazı yazarlar (Runciman, 1966) bireysel ve kolektif
düzeyde yaşanan göreceli yoksunluk duygularını birbirinden ayırdetmektedir.
Kolektif göreceli yoksunluk, bir grubun üyelerinin, grubun mevcut durumu ile
hakkettiğine inandığı durum arasında bir çelişki algılamaları halinde
yaşanmaktadır.Kolektif protesto hareketleri ve kolektif talepler,
bireysel göreceli yoksunluktan değil, kolektif göreceli yoksunluk algısından
kaynaklanmaktadır. Burada, grubun diğer gruplara kıyasla gerçek durumu önemli
olmadığı gibi grup içinde de tek tek üyelerin kişisel durumu da önem
taşımamaktadır, hatta çoğu zaman başkaldırı hareketlerine katılan grup
üyelerinden bazıları, kişisel olarak yüksek bir sosyal statüye veya yüksek
başarı düzeyine sahip görünmektedirler (Guimond ve Dube-Simard, 1983).
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
kavramı, engellenme-saldırganlık modelinin yeni bir yorumunu içermektedir.
Göreceli yoksunluk, çoğu kez bir toplumda kaynakların paylaşımı veya yeni
kazanımlar konusunda beklenti düzeylerinin yüksek olduğu durumlarda, paylaşım az
çok eşitlendiği veya tesviye edildiğinde ortaya çıkmaktadır; bu, gerçeklikle
ilişkisi zorunlu olmayan bir eksiklik, engellenme ya da mağduriyet
duygusudur.Bu tür durumlarda, kişiler kendi statü veya kazanımlarını, ya
hakkettiklerine inandıkları düzeye göre, ya da diğerlerininkiyle karşılaştırarak
kendi paylarım onlarınkine göre daha az veya küçük olarak
algılamaktadır.Bazı yazarlar (Runciman, 1966) bireysel ve kolektif
düzeyde yaşanan göreceli yoksunluk duygularını birbirinden ayırdetmektedir.
Kolektif göreceli yoksunluk, bir grubun üyelerinin, grubun mevcut durumu ile
hakkettiğine inandığı durum arasında bir çelişki algılamaları halinde
yaşanmaktadır.Kolektif protesto hareketleri ve kolektif talepler,
bireysel göreceli yoksunluktan değil, kolektif göreceli yoksunluk algısından
kaynaklanmaktadır. Burada, grubun diğer gruplara kıyasla gerçek durumu önemli
olmadığı gibi grup içinde de tek tek üyelerin kişisel durumu da önem
taşımamaktadır, hatta çoğu zaman başkaldırı hareketlerine katılan grup
üyelerinden bazıları, kişisel olarak yüksek bir sosyal statüye veya yüksek
başarı düzeyine sahip görünmektedirler (Guimond ve Dube-Simard, 1983).
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
