- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
gerçekten seven bünyenin farkında olmadan aklından dökülenler.
oturduğunuz yerde eşyaları sağa sola saçan, anıları, mekanları ve zamanı eğip büken bir duygunun kasırgası.
sizin gözünüzden bakmayan biri için boş... gereksiz... hiç...
durumunuzu paylaşan için özet, konsantre film şeridi, bir yükseliş ve çöküşün tek perdelik dramı.
tüm buhranı görebileceğiniz bir örneği için
sen gittin ya...
kolamın asidi kaçtı.
bir boşvermişlik, bir kabullenememe.
yürü sevdiğim,
yürü de endamını göreyim,
sensiz geçen günlerin ta ecdadını skeyim..
ben mecnun muyum bir am için çöllere düşeyim,
mecnunu da skeyim, seni de skeyim..
sana şiir yazdım, hani benim için yazılmış bir şiirin bile yok derdin ya. derdindi bu, hani ben hep başkalarına yazıyordum şiirlerimi, şiirlerimde esmerler olurdu. sen sarışındın oysa, küserdin. bak şimdi sana şiir yazdım, bu boş sayfada. görünmez harflerle işledim mısra mısra. boş bir sayfa bu evet, adınla doldurdum ben adımın üstünü. bir biçimde hayatımın romanı aslında. yani biyografinin oto olanı. son model bir şiir yazdım sana.
bir hayat nasıl oto anlatılır bilemeden bu boş kağıdı uzatıyorum sana. al , senin için yazdığım hayatımın en güzel şiiri.
sana şiir yazdım, dergilere yollamadım, hiç bir antolojide geçemeyecek yani , uyduruktan da olsa, yalan ödüller almayacak, sevdiğim arkadaşlarım şımartmayacak , aa bu ne güzel şiir diye, sana yazdım bu şiiri, sadece sana. sana şiir yazdım ama aslında başkaları da okusun istiyorum içten içe.. ama yapamam, anlayacağın, anlayacakları bir dil değil çünkü bu.
sana şiir yazdım, nedense gittiğin güne denk düştü tarihi, ben geç kaldım, sen çok yanıldın.
kendine iyi bak adlı bir şiir vardı, en iyi örnek o olsa gerek.
edit: işte buradaki
sonunda bitti galiba
görüyorum
içimde can çekişlerini
duyuyorum
sözlerin çok acıtıyor
ölüyorum
keşke baştan söyleseydin
gidiyorum
nasılsa koymaz sana
biliyorum
kalbime gömerim o zaman
unutupta silerim o zaman
alt tarafı aşk bu da işte
vazgeçilmez misin aman...
sanane ki ağlıyorsam
deli gibi istiyorsam
hala seni seviyorsam
sanane anlamıyorsan...
diye devam eden bir şiir olabilir. daha sonra bu şiir şarkı da olabilir.
dokunuşlarındaki gerçekliği kaybettim önce
sonra da dokunuşlarını toptan
seyrekleşen düşlerimde sen de yoksun artık
sensiz geçen yalnız geceler var bir de küçülen ben...
gibilerinden düz yazı bozması saçmalamalardır genelde...
duygusal olmanın edebiyata dönüşmesi sonucu çıkan eserler
hüzünlü, umutsuz, sonrasızlığı anlatan şiirlerdir.
sevgilim
gün ışığı gibi parlak saçların
güneş gibi sıcak gülüşün
en çok sevdiğim
küskün gülüşünü bir de saçlarınından bir tel bıraktın
gittin
sorular düğüm düğüm bağladı
gözyaşlarımı
cevaplar çözemedi
keskin bir ayrılık kokusu sardı
dört bir yanımı
içerisinde bol bol gittin, beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın serzenişleri vardır.
gidince mi bitti
bitince mi gittin
anlamadım.
edit: yazım hatası
eflatun gökyüzü
savrulan yapraklar
ve savrulan biz
hüzünlü bir sonbahar akşamıydı
gittin...
...
lan?
...
ben senin ta!
Kaynak: İtüSözlük
oturduğunuz yerde eşyaları sağa sola saçan, anıları, mekanları ve zamanı eğip büken bir duygunun kasırgası.
sizin gözünüzden bakmayan biri için boş... gereksiz... hiç...
durumunuzu paylaşan için özet, konsantre film şeridi, bir yükseliş ve çöküşün tek perdelik dramı.
tüm buhranı görebileceğiniz bir örneği için
sen gittin ya...
kolamın asidi kaçtı.
bir boşvermişlik, bir kabullenememe.
yürü sevdiğim,
yürü de endamını göreyim,
sensiz geçen günlerin ta ecdadını skeyim..
ben mecnun muyum bir am için çöllere düşeyim,
mecnunu da skeyim, seni de skeyim..
sana şiir yazdım, hani benim için yazılmış bir şiirin bile yok derdin ya. derdindi bu, hani ben hep başkalarına yazıyordum şiirlerimi, şiirlerimde esmerler olurdu. sen sarışındın oysa, küserdin. bak şimdi sana şiir yazdım, bu boş sayfada. görünmez harflerle işledim mısra mısra. boş bir sayfa bu evet, adınla doldurdum ben adımın üstünü. bir biçimde hayatımın romanı aslında. yani biyografinin oto olanı. son model bir şiir yazdım sana.
bir hayat nasıl oto anlatılır bilemeden bu boş kağıdı uzatıyorum sana. al , senin için yazdığım hayatımın en güzel şiiri.
sana şiir yazdım, dergilere yollamadım, hiç bir antolojide geçemeyecek yani , uyduruktan da olsa, yalan ödüller almayacak, sevdiğim arkadaşlarım şımartmayacak , aa bu ne güzel şiir diye, sana yazdım bu şiiri, sadece sana. sana şiir yazdım ama aslında başkaları da okusun istiyorum içten içe.. ama yapamam, anlayacağın, anlayacakları bir dil değil çünkü bu.
sana şiir yazdım, nedense gittiğin güne denk düştü tarihi, ben geç kaldım, sen çok yanıldın.
kendine iyi bak adlı bir şiir vardı, en iyi örnek o olsa gerek.
edit: işte buradaki
sonunda bitti galiba
görüyorum
içimde can çekişlerini
duyuyorum
sözlerin çok acıtıyor
ölüyorum
keşke baştan söyleseydin
gidiyorum
nasılsa koymaz sana
biliyorum
kalbime gömerim o zaman
unutupta silerim o zaman
alt tarafı aşk bu da işte
vazgeçilmez misin aman...
sanane ki ağlıyorsam
deli gibi istiyorsam
hala seni seviyorsam
sanane anlamıyorsan...
diye devam eden bir şiir olabilir. daha sonra bu şiir şarkı da olabilir.
dokunuşlarındaki gerçekliği kaybettim önce
sonra da dokunuşlarını toptan
seyrekleşen düşlerimde sen de yoksun artık
sensiz geçen yalnız geceler var bir de küçülen ben...
gibilerinden düz yazı bozması saçmalamalardır genelde...
duygusal olmanın edebiyata dönüşmesi sonucu çıkan eserler
hüzünlü, umutsuz, sonrasızlığı anlatan şiirlerdir.
sevgilim
gün ışığı gibi parlak saçların
güneş gibi sıcak gülüşün
en çok sevdiğim
küskün gülüşünü bir de saçlarınından bir tel bıraktın
gittin
sorular düğüm düğüm bağladı
gözyaşlarımı
cevaplar çözemedi
keskin bir ayrılık kokusu sardı
dört bir yanımı
içerisinde bol bol gittin, beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın serzenişleri vardır.
gidince mi bitti
bitince mi gittin
anlamadım.
edit: yazım hatası
eflatun gökyüzü
savrulan yapraklar
ve savrulan biz
hüzünlü bir sonbahar akşamıydı
gittin...
...
lan?
...
ben senin ta!
Kaynak: İtüSözlük
