- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Konuyu daha iyi anlamamız için bir bitkinin aynı anda yaptığı iki işi
bilmemiz lazım. Birincisi hücrelerin nefes alışı, ikincisi de ışık ve klorofil
özümlemesi diye de adlandırılan fotosentezdir. Bu iki olay tamamen birbirinden
farklı, iki ayrı işlemdir. Tüm canlı hücrelerde olduğu gibi bitki
hücrelerinin de yaşayabilmeleri için havadaki oksijene ihtiyaçları vardır.
Havadan nefes yolu ile aldıkları oksijenle şeker gibi gıda moleküllerini
yakarlar, enerji kazanırlar. Bu, gündüz ve gece yaşamları boyunca durmaksızın
devam eder. Bitkilerin yapraklarındaki hücreler aynı zamanda gündüzleri
ışıkla birlikte fotosentez işlemini gerçekleştirirler. Yani bitki gündüzleri her
iki işlemi birlikte yaparken geceleri sadece nefes almaya devam eder. Fotosentez
işleminde bitkiler havadan karbondioksiti alıp oksijen verirler. Ancak hücreler
buradan çıkan oksijeni nefes almada tekrar kullanırlarken, nefes verişteki
karbondioksiti de fotosentezde kullanırlar. Ortalama yetişkin bir insan,
hareketsiz durumda bir dakikada 15, bir günde 20 bin kez nefes alır. Her
solumada yarım litre hava ciğerlerine girer. Yani dakikada 7-8 litre havayı
ciğerlerine çeker ve tekrar verir. Bu, günde 11 bin litre hava demektir. Aslında
nefes alırken havadan oksijen alıp karbondioksit veririz ifadesi de tam doğru
değildir. Aldığımız havada hem oksijen vardır, hem de karbondioksit.
Verdiğimizde de aynı şekildedir ama oranları değişiktir. Ciğerlerimize aldığımız
havadaki oksijen oranı yüzde 21 iken dışarı verdiğimizdekinde yüzde 16'dır. Yani
her nefeste aldığımız havanın yüzde 5-6'sı vücudumuzda oksijen olarak
kullanılır. Dolayısıyla havadan aldığımız günlük oksijen miktarı ortalama 570
litre civarındadır. Gündüzleri yeterli ışık altında, bitkilerdeki
fotosentez işlemi, bitkinin nefes almasından daha yoğundur. Yani ortaya fazladan
oksijen çıkar ve gündüzleri odanızdaki havadaki oksijen miktarını artırırlar.
Geceleri ışık olmadığından ve karanlıkta fotosentez işlemi yapılamadığından,
nefes almaya devam eden bitkilerden çıkan karbondioksit miktarı daha çoktur.
Evlerimizdeki bitkilerin veya süs çiçeklerinin gündüz çıkardıkları fazla
oksijen ve gece verdikleri karbondioksit miktarı, insanın soluduğu havanın
içindeki oksijen miktarı yanında o kadar azdır ki sağlığımızı etkileyebilmesi
mümkün değildir. Ancak kapısı, penceresi hava sızdırmaz küçük bir odada, dev
bitkilerle birlikte yatma gibi bir alışkanlığınız varsa başka tabii...
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
bilmemiz lazım. Birincisi hücrelerin nefes alışı, ikincisi de ışık ve klorofil
özümlemesi diye de adlandırılan fotosentezdir. Bu iki olay tamamen birbirinden
farklı, iki ayrı işlemdir. Tüm canlı hücrelerde olduğu gibi bitki
hücrelerinin de yaşayabilmeleri için havadaki oksijene ihtiyaçları vardır.
Havadan nefes yolu ile aldıkları oksijenle şeker gibi gıda moleküllerini
yakarlar, enerji kazanırlar. Bu, gündüz ve gece yaşamları boyunca durmaksızın
devam eder. Bitkilerin yapraklarındaki hücreler aynı zamanda gündüzleri
ışıkla birlikte fotosentez işlemini gerçekleştirirler. Yani bitki gündüzleri her
iki işlemi birlikte yaparken geceleri sadece nefes almaya devam eder. Fotosentez
işleminde bitkiler havadan karbondioksiti alıp oksijen verirler. Ancak hücreler
buradan çıkan oksijeni nefes almada tekrar kullanırlarken, nefes verişteki
karbondioksiti de fotosentezde kullanırlar. Ortalama yetişkin bir insan,
hareketsiz durumda bir dakikada 15, bir günde 20 bin kez nefes alır. Her
solumada yarım litre hava ciğerlerine girer. Yani dakikada 7-8 litre havayı
ciğerlerine çeker ve tekrar verir. Bu, günde 11 bin litre hava demektir. Aslında
nefes alırken havadan oksijen alıp karbondioksit veririz ifadesi de tam doğru
değildir. Aldığımız havada hem oksijen vardır, hem de karbondioksit.
Verdiğimizde de aynı şekildedir ama oranları değişiktir. Ciğerlerimize aldığımız
havadaki oksijen oranı yüzde 21 iken dışarı verdiğimizdekinde yüzde 16'dır. Yani
her nefeste aldığımız havanın yüzde 5-6'sı vücudumuzda oksijen olarak
kullanılır. Dolayısıyla havadan aldığımız günlük oksijen miktarı ortalama 570
litre civarındadır. Gündüzleri yeterli ışık altında, bitkilerdeki
fotosentez işlemi, bitkinin nefes almasından daha yoğundur. Yani ortaya fazladan
oksijen çıkar ve gündüzleri odanızdaki havadaki oksijen miktarını artırırlar.
Geceleri ışık olmadığından ve karanlıkta fotosentez işlemi yapılamadığından,
nefes almaya devam eden bitkilerden çıkan karbondioksit miktarı daha çoktur.
Evlerimizdeki bitkilerin veya süs çiçeklerinin gündüz çıkardıkları fazla
oksijen ve gece verdikleri karbondioksit miktarı, insanın soluduğu havanın
içindeki oksijen miktarı yanında o kadar azdır ki sağlığımızı etkileyebilmesi
mümkün değildir. Ancak kapısı, penceresi hava sızdırmaz küçük bir odada, dev
bitkilerle birlikte yatma gibi bir alışkanlığınız varsa başka tabii...
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
