- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Fragile, dijital kamerayla, bu
esrarengiz yıldızın yaydığı ışınları, yarım saatte bir görüntüledi. Genç
astronom, artık dramatik bir olayın şahidi olduğuna inanmaya başlamıştı. Dikey
olarak yükselen ışık kümesi, birkaç gün sonra astronom Bruce Peterson tarafından
da incelendiğinde, son derece ilginç bir sonuca ulaşıldı: Uzaktaki Güneş'in ani
ve parlak ışığı, şimdiye dek bilinmeyen bir gökcisminden yansımıştı. Ve
Peterson'a göre, ilk kez Güneş Sistemi'mizin dışında, Dünya'ya benzer bir
gezegen bulunmuştu.Ama esas ilginç olan, bu isimsiz gezegenin, Güneş'ten
olan uzaklığı, yüzey ısısının olasılıkla Dünya'mıza yakın bir sıcaklıkta
olduğunu göstermesiydi. İşte bu yüzden orada herhangi bir yaşamın oluştuğunu
düşünebiliriz diyor, Peterson.Avustralyalı astronom, aylarca Japonya,
Yeni Zelanda ve Amerika'daki 60 meslektaşıyla, gözlem verilerini analiz
bilgisayarında tekrar tekrar inceledi, fakat sonuç hep aynıydı; ve
araştırmacılar, Astrophysical Journal adlı dergide, Dünya'nın olası bir eşine
rastladıklarını açıkladılar.Bazı çevrelerin, verilere şüpheyle
yaklaşmalarına rağmen, Postdam'daki astrofizik enstitüsü astronomlarından
Joachim Wambsganss, çok yakında Evren'de Dünya'mız gibi birçok gezegene
rastlanacağına inanıyor.Bundan dört yıl önce de, İsviçreli
astrofizikçiler Michel Mayor ve Didier Queloz, 48 ışık yılı uzaklığındaki
Pegasi, 51 yıldızın etrafında, Jüpiter benzeri bir uydunun döndüğünü
keşfetmişlerdi. O zamandan bu yana, gözlemciler gitgide daha kısa aralıklarla
yeni gezegen bulmaya başladılar. Şimdiye dek en az bir tane uydusu bulunan 18
sabit yıldız tespit edildi. Astronomlar artık Güneş Sistemi'mizin dışında,
içindekinden daha fazla gezegen tanıyorlar.Amerikalı bilim adamları,
çıplak gözle bile görülebilen ve yalnızca 44 ışık yılı uzaklıktaki Ypsilon
Andromedae Gezegeni'nin, tam üç tane uydusu bulunduğunu açıkladı. Ama ne var ki,
Ypsilon Andromedae Gezegeni'nin uyduları da, tıpkı diğerleri gibi olağanüstü
sıcaklıkta olduklarından, üzerlerinde herhangi bir yaşamın oluşması mümkün
değildi.Avustralyalı astronomların Dünya'mızın bir eşi veya benzeri
olduğunu iddia ettikleri Gezegen'in bulunmasıyla, gezegen araştırmaları yeniden
hareketlendi. Şimdiye dek bilinen galaksiler, gaz bulutları veya Quasar
cisimlerinin dışında, araştırmacılar çok daha evrensel bir konuyla
ilgileniyorlar: Yaşam yalnızca gezegenlerin üst yüzeyinde oluşabiliyor ve
gitgide daha gelişkin bir biçime ulaşmakta.İşte astronomlar uzak
dünyaları araştırırken bu soruya cevap bulmaya çalışıyorlar: Dünya'mızdan başka
gezegenlerde de canlılar var mı?Hubble Uzay Teleskobu'nun yöneticisi
Steven Beckwith, galaksilerde gezegenlerin çokluğundan yola çıkarak, bunların
arasında pekâlâ yaşam belirtilerinin olabileceğini savunmakta.Beckwith,
son yıllarda gelişmekte olan yıldızların kaynaklarını saptamış. İncelemelerine
göre, her iki yeni güneşten biri, ilerde sert kütleli veya gaz içerikli bir
uyduya dönüşebilecek bir toz diski ile çevrili. Bu verilere göre gezegenler genç
yıldızlardan oluşuyorlar.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
esrarengiz yıldızın yaydığı ışınları, yarım saatte bir görüntüledi. Genç
astronom, artık dramatik bir olayın şahidi olduğuna inanmaya başlamıştı. Dikey
olarak yükselen ışık kümesi, birkaç gün sonra astronom Bruce Peterson tarafından
da incelendiğinde, son derece ilginç bir sonuca ulaşıldı: Uzaktaki Güneş'in ani
ve parlak ışığı, şimdiye dek bilinmeyen bir gökcisminden yansımıştı. Ve
Peterson'a göre, ilk kez Güneş Sistemi'mizin dışında, Dünya'ya benzer bir
gezegen bulunmuştu.Ama esas ilginç olan, bu isimsiz gezegenin, Güneş'ten
olan uzaklığı, yüzey ısısının olasılıkla Dünya'mıza yakın bir sıcaklıkta
olduğunu göstermesiydi. İşte bu yüzden orada herhangi bir yaşamın oluştuğunu
düşünebiliriz diyor, Peterson.Avustralyalı astronom, aylarca Japonya,
Yeni Zelanda ve Amerika'daki 60 meslektaşıyla, gözlem verilerini analiz
bilgisayarında tekrar tekrar inceledi, fakat sonuç hep aynıydı; ve
araştırmacılar, Astrophysical Journal adlı dergide, Dünya'nın olası bir eşine
rastladıklarını açıkladılar.Bazı çevrelerin, verilere şüpheyle
yaklaşmalarına rağmen, Postdam'daki astrofizik enstitüsü astronomlarından
Joachim Wambsganss, çok yakında Evren'de Dünya'mız gibi birçok gezegene
rastlanacağına inanıyor.Bundan dört yıl önce de, İsviçreli
astrofizikçiler Michel Mayor ve Didier Queloz, 48 ışık yılı uzaklığındaki
Pegasi, 51 yıldızın etrafında, Jüpiter benzeri bir uydunun döndüğünü
keşfetmişlerdi. O zamandan bu yana, gözlemciler gitgide daha kısa aralıklarla
yeni gezegen bulmaya başladılar. Şimdiye dek en az bir tane uydusu bulunan 18
sabit yıldız tespit edildi. Astronomlar artık Güneş Sistemi'mizin dışında,
içindekinden daha fazla gezegen tanıyorlar.Amerikalı bilim adamları,
çıplak gözle bile görülebilen ve yalnızca 44 ışık yılı uzaklıktaki Ypsilon
Andromedae Gezegeni'nin, tam üç tane uydusu bulunduğunu açıkladı. Ama ne var ki,
Ypsilon Andromedae Gezegeni'nin uyduları da, tıpkı diğerleri gibi olağanüstü
sıcaklıkta olduklarından, üzerlerinde herhangi bir yaşamın oluşması mümkün
değildi.Avustralyalı astronomların Dünya'mızın bir eşi veya benzeri
olduğunu iddia ettikleri Gezegen'in bulunmasıyla, gezegen araştırmaları yeniden
hareketlendi. Şimdiye dek bilinen galaksiler, gaz bulutları veya Quasar
cisimlerinin dışında, araştırmacılar çok daha evrensel bir konuyla
ilgileniyorlar: Yaşam yalnızca gezegenlerin üst yüzeyinde oluşabiliyor ve
gitgide daha gelişkin bir biçime ulaşmakta.İşte astronomlar uzak
dünyaları araştırırken bu soruya cevap bulmaya çalışıyorlar: Dünya'mızdan başka
gezegenlerde de canlılar var mı?Hubble Uzay Teleskobu'nun yöneticisi
Steven Beckwith, galaksilerde gezegenlerin çokluğundan yola çıkarak, bunların
arasında pekâlâ yaşam belirtilerinin olabileceğini savunmakta.Beckwith,
son yıllarda gelişmekte olan yıldızların kaynaklarını saptamış. İncelemelerine
göre, her iki yeni güneşten biri, ilerde sert kütleli veya gaz içerikli bir
uyduya dönüşebilecek bir toz diski ile çevrili. Bu verilere göre gezegenler genç
yıldızlardan oluşuyorlar.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
