- Katılım
- 10 Temmuz 2008
- Mesajlar
- 22
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 34
Latince anlamı:
“söz söylerken sözcüklerin seçilmesi,düzeni,aynı zamanda düşünceyi kolaylıkla anlatma tarzı” demektir.Bu tanım daha çok “talakat” in tanımına uymaktadır.Çünkü talakat zihinsel bir yeteneğe dayanır;sözcüklerin ve tümcelerin yerinde kullanılarak kolay,güzel anlatılabilmesi demektir
Talakatın güzel ses ve düzgün bir söylenişle alakası yoktur.Halbuki bir konuşmacı , bir avukat düşüncelerini , duygularını iyi anlatabilmek için uygun sözcükler ve tümceler seçtiği gibi , doğru bir sese , düzgün bir söylenişe de sahip olmalıdır.
Diksiyonu şöyle tanımlayabiliriz : Söz söylerken , duygu ve düşünceleri doğru üslubuna uygun olarak anlatmak için sesin uyumunu , söylenişi , sözcük hecelerinin uzunluğu kısalığı ve vurguları bakımından doğruluğu , jesti , mimiği , takınılacak tavırları yerinde ve güzel kullanma sanatıdır.
Diksiyon Sanatının Önemi: Diksiyon
sanatının önemini düşünmeyenler pek çoktur.Halk karşısında söz söylemek zorunda olan bazı kimseler , güçlükle hatta başarısızlıklarla karşılaştıkları halde diksiyon sanatına önem verip öğrenmeye çalışmazlar.Bazı kimselerde diksiyon öğrenmeyi bir özenti veya fazlalık sayarlar ; düşüncelerini de şöyle savunurlar :”En iyi hatipler bile ses ve söyleniş yanlışı yapmazlar mı madem ki halkı kendilerine hayran bırakarak başarı kazanıyorlar.Öyleyse … sonra profesörler , hatipler, yargıçlar , avukatlar radyoda ,televizyonda gürül gürül konuşuyorlar.
Bunlar hep diksiyon dersleri mi almışlar ? Radyoda , televizyonda bütün konuşanlara diksiyon dersi mi verilmiş? O halde diksiyon çalışmaya ne gerek var?
Öyle söyleyenlerin bir bakıma hakları vardır çünkü onlar başkalarının konuşurken yaptıkları yanlışları , ancak diksiyon derslerine başladıktan sonra ayırt edebilirler.
Diksiyon , mahkemelerde , meclis kürsüsünde konuşan , kısacası söz sanatını meslek edinmiş herkese büyük yararlar sağlar.Hele günümüzde bir toplulukta söz söyleme fırsatının verildiğini düşünürsek bu çok gereklidir.
“söz söylerken sözcüklerin seçilmesi,düzeni,aynı zamanda düşünceyi kolaylıkla anlatma tarzı” demektir.Bu tanım daha çok “talakat” in tanımına uymaktadır.Çünkü talakat zihinsel bir yeteneğe dayanır;sözcüklerin ve tümcelerin yerinde kullanılarak kolay,güzel anlatılabilmesi demektir
Talakatın güzel ses ve düzgün bir söylenişle alakası yoktur.Halbuki bir konuşmacı , bir avukat düşüncelerini , duygularını iyi anlatabilmek için uygun sözcükler ve tümceler seçtiği gibi , doğru bir sese , düzgün bir söylenişe de sahip olmalıdır.
Diksiyonu şöyle tanımlayabiliriz : Söz söylerken , duygu ve düşünceleri doğru üslubuna uygun olarak anlatmak için sesin uyumunu , söylenişi , sözcük hecelerinin uzunluğu kısalığı ve vurguları bakımından doğruluğu , jesti , mimiği , takınılacak tavırları yerinde ve güzel kullanma sanatıdır.
Diksiyon Sanatının Önemi: Diksiyon
sanatının önemini düşünmeyenler pek çoktur.Halk karşısında söz söylemek zorunda olan bazı kimseler , güçlükle hatta başarısızlıklarla karşılaştıkları halde diksiyon sanatına önem verip öğrenmeye çalışmazlar.Bazı kimselerde diksiyon öğrenmeyi bir özenti veya fazlalık sayarlar ; düşüncelerini de şöyle savunurlar :”En iyi hatipler bile ses ve söyleniş yanlışı yapmazlar mı madem ki halkı kendilerine hayran bırakarak başarı kazanıyorlar.Öyleyse … sonra profesörler , hatipler, yargıçlar , avukatlar radyoda ,televizyonda gürül gürül konuşuyorlar.
Bunlar hep diksiyon dersleri mi almışlar ? Radyoda , televizyonda bütün konuşanlara diksiyon dersi mi verilmiş? O halde diksiyon çalışmaya ne gerek var?
Öyle söyleyenlerin bir bakıma hakları vardır çünkü onlar başkalarının konuşurken yaptıkları yanlışları , ancak diksiyon derslerine başladıktan sonra ayırt edebilirler.
Diksiyon , mahkemelerde , meclis kürsüsünde konuşan , kısacası söz sanatını meslek edinmiş herkese büyük yararlar sağlar.Hele günümüzde bir toplulukta söz söyleme fırsatının verildiğini düşünürsek bu çok gereklidir.
