Çocukluk anılarımız ve bizde bıraktıkları izler...

İlk okul beşinci sınıftayım. Her yıl koroya seçilirim. O yıl öğretmenimiz korodakilerin köylü kızı kıyafeti giyeceklerini söyledi. Anne babama söyledim. Bu yılda katılma kızım şimdi bir de ona para vermeyelim dediler. Fakat aklıma koyduğumu yaparım. Bu bende hep olan bir huy. O gün öğlen 23 nisan şenlikleri var. Sabah kalktım. Beyaz önü fırfırlı bir gömleğim var. Üzerine lacivert, ceplerinde çiçekler işli olan yeleğimi giydim. Annemin açık mavi, saten bir pantolonu var. Onun belini kestim. Elimde dikerek beline lastik geçirdim. Paçalarına da aynı şekilde. Baya baya şalvar diktim. Onuda giydim, başıma da annemin bir oyalı yazmasını tokaladım. Koşarak okula gittim. Arkadaşlarım merdivene sıralanmışlar bile. Öğretmenimi buldum. Karşısına geçip "olmuş mu öğretmenim, ben de koroya katılabilir miyim?" diye sordum. Öğretmenim bana baktı tepeden tırnağa "tamam geç sende söyle" dedi. O günü hiç unutmam. O gün ben hayatımın en büyük işlerinden birini başarmıştım :)
 
İlk okul beşinci sınıftayım. Her yıl koroya seçilirim. O yıl öğretmenimiz korodakilerin köylü kızı kıyafeti giyeceklerini söyledi. Anne babama söyledim. Bu yılda katılma kızım şimdi bir de ona para vermeyelim dediler. Fakat aklıma koyduğumu yaparım. Bu bende hep olan bir huy. O gün öğlen 23 nisan şenlikleri var. Sabah kalktım. Beyaz önü fırfırlı bir gömleğim var. Üzerine lacivert, ceplerinde çiçekler işli olan yeleğimi giydim. Annemin açık mavi, saten bir pantolonu var. Onun belini kestim. Elimde dikerek beline lastik geçirdim. Paçalarına da aynı şekilde. Baya baya şalvar diktim. Onuda giydim, başıma da annemin bir oyalı yazmasını tokaladım. Koşarak okula gittim. Arkadaşlarım merdivene sıralanmışlar bile. Öğretmenimi buldum. Karşısına geçip "olmuş mu öğretmenim, ben de koroya katılabilir miyim?" diye sordum. Öğretmenim bana baktı tepeden tırnağa "tamam geç sende söyle" dedi. O günü hiç unutmam. O gün ben hayatımın en büyük işlerinden birini başarmıştım :)

böyle içim biraz huzur doldu :))
 
böyle içim biraz huzur doldu :))

Teşekkür ederim. Huzurun bol ve daim olsun. Hep diyoruz ya hani çok acı çektik diye, işte güçlenerek çıktık o deneyimlerden. Yapabilirimlerle dolu bir çetelemiz oldu. Bakış açımızı değiştirmemiz lazım sadece, anlam değişince duyguda değişir. utananadam
 
Funda Arar - Alagül - www.forumsuperikili.com - YouTube

Kartallar, neredeyse yetmiş yıla yakın bir ömrü olan canlılardır.Biz onu hep gökyüzünde gururlu uçuşuyla, tek başına, korkusuzca yaşabilmesiyle ve o muhteşem kanatları, keskin gagası ve neredeyse bir kuzuyu bile kavrayıp kaldırabilen pençeleriyle biliriz.Meğer insanlara ibret olabilecek, muazzam bir varoluş savaşı varmış kartalların.Evet yetmişine kadar yaşarmış ama bu yaşa ulaşmak için kırk yaşındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorunda kalırmış. Kartalın yaşı kırka dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle beslenmesini sağlayan avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelirmiş. Gagası uzunlaşıp göğsüne doğru kıvrılır, kanatları yaşlanıp ağırlaşır ve tüyleri kartlaşıp kalınlaşrmış.Bu durumda kartalın hem uçması hem de avlanması imkansız hale gelirmiş.İşte, hikayenin önemli kısmı bundan sonra başlıyor.Artık kartalın iki seçimden birisini yapması gerekir.Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini...Bu yeniden doğuş süreci yüz elli gün kadar sürecektir .Bu yönde karar verirse, kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kayanın kovuğunda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde, yani yeni yuvasında kalır.Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar.En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer.Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler.Gagası çıktıktan sonra bu yeni gagayla pençelerini yerinden söker, çıkarır.Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar.Beş ay sonra kartal, kendisine yirmi veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur "yeniden Doğuş" uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.Kendi yaşantımızda sık sık yeniden doğuş süreçleri yaşarız, yaşamak zorunda da kalabiliriz bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan, geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız.Zordur alışkanlıklardan vazgeçmek kimi bağımlılık haline gelmiş, esiri olmuş duygularımızdan kurtulmak.Sonumuzu hazırlasalar bile, cesaret gösterip bunlardan kurtulmayı göze alamayız nedense...Oysa ki Allah`ın kudretinin en büyük kanıtı kâinattır.Allah`ın kudreti sınırsızdır.
 
Bir 23 nisandı..90 lı yılların başında çocuk olanlar bilir..güzel kıyafet diye birşey vardı..hani çocuklar güzel kıyafetler giyer elbiseler falan öyle gezerlerdi diğerleriyle birlikte..benim çokta güzel bir kyafetim yoktu ..arkadaşım dediki benim var öğretmenim uygun bir kıyafetim arkadaşım giyinebilir..tamam dedi öğretmen..koşarak gittik" teneffüste..20 dk "lık yolu 10 dk da gidip geldik..öğretmene gösterdik tamam dedi..sevinçle hemen giynebilirmiyim öğretmenim dedim..hayır dedi elimden çekiştirerek sanki seninmiş gibi..çocuktum ve o anki sevincim orada bitivermişti..sonra o kıyafeti giyindimmi nasıl oldum bilemiyorum..gerisini hiç hatırlamıyorum..sevincimin yerini çoktan başka şeyler doldurmuştu..
 
arkadaşım öğrencilerini azarlayan, kızan, döven, küfreden; kendi çocuğunu ise öğrencilerinin karşısında sevip okşayan, öpen bir sınıf öğretmeni olduğundan bahsetmişti.

benim 2. sınıf öğretmenim (5 sınıf öğretmenim oldu); biriyle kavga etmiştim ve dişim kanıyordu. karşısına gittim ağlayarak, şikayet etmeye. dişimi gösterdim ve dedi ki: zaten dişlerin çürük, bir şey olmaz. çok zoruma gitmişti. bunlar küçük şeyler şimdi için ama çocuksun işte.. 3. sınıftayken ben, defteri ortadan ikiye kırmızı kalemle ayırdım diye öğretmenim avcunun içiyle kafama öyle bi vurmuştu ki, bu da unutamadıklarım arasındadır ve bu adamı sonradan arayıp bulmak ve hesap sormak konusunda çok ikilemde kaldım, nedendir bilmiyorum ismini unutamadım. Öyle zamanlarda sanki bütün gökyüzü masmavi ama o gün bi kara bulut gelip senin üstünde bekliyormuş gibi hissediyorsun.. Yine de, Güneş herkes için parlar...:)
 
Ben de yaziyim dedim;cocuklugumda babam benimle hic ilgilenmezken tum sorumluluk annemin uzerindeydi o kadar sorumluluk da haliyle kadini sinirli yapiyordu ve bana karsi davranislari hep kucumser ve kirici nitelikteydi.Kisa bir sure oncesine kadar sosyal fobim vardi,kendi cabalarimla ve eft yle astim.Allahtan astim ama icimde hala bir burukluk yok degil geriye donup baktigimda kirlarda kosturup top oynayan bir cocuk figuru canlanmiyor gozumde...
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst