- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Aslında Latince çatal anlamına gelen kelime, çiftçilerin
hasadı havaya atıp savurmada kullandıkları dev çatalların isminden türemiştir.
Bunların çok küçükleri Türkiye'de Çatal Höyük'de yapılan kazılarda bulunmuş ama
ne işe yaradıkları, milattan 400 yıl öncesinde sofralarda yemek yemede
kullanılıp kullanılmadıkları tam anlaşılamamıştır. Çatal konusunda kesin
bilinen bir şey, ilk defa 11. yüzyılda Toskana'da (İtalya) ortaya çıktığıdır.
İki uçlu olan bu çatallara insanlar Tanrının bahşettiği yiyecek yine Tanrının
verdiği parmaklarla yenilebilir diye şiddetle karşı çıktılar.
İnsanların yüzyıllar boyu süren, yemek yerken çatal kullanmaya karşı
direnme gibi tavırların tarihte örneği azdır. 17. Yüzyıla kadar süren bu
direnmenin bir başka cephesi daha vardı. Yiyeceği bıçakla tutup, ısırarak yemeye
alışmış erkekler çatal kullanmayı kadınsı bir davranış olarak görüyorlardı.
Bu arada Fransız ihtilalinin biraz öncesinde Fransa'da yavaş yavaş dört
uçlu çatallar kullanılmaya başlandı. Zamanla çatal kullanmak lüks, asalet ve
statü göstergesi oldu. Çatalla birlikte sofralarda her insan için ayrı tabak ve
bardak kullanmak adeti de gelişti, toplumun tüm sınıflarına ve giderek dünyanın
diğer yerlerine de yayıldı. Kaşığın kullanılmaya başlanması ise tarih
kadar eskidir. İnsanlar, çatala karşı gösterdikleri direnci kaşığa
göstermemişlerdir. Bu, şüphesiz sıvı bir şey içmek için eli kullanmanın iyi bir
alternatif olmamasından kaynaklanmıştır. En eski zamanlara ait kazılarda
bile, taş, kemik, ağaç veya madenden yapılmış kaşık veya benzeri şeylere
rastlanmaktadır. Kaşıktaki en önemli gelişmeler sapının şeklinde olmuştur.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
hasadı havaya atıp savurmada kullandıkları dev çatalların isminden türemiştir.
Bunların çok küçükleri Türkiye'de Çatal Höyük'de yapılan kazılarda bulunmuş ama
ne işe yaradıkları, milattan 400 yıl öncesinde sofralarda yemek yemede
kullanılıp kullanılmadıkları tam anlaşılamamıştır. Çatal konusunda kesin
bilinen bir şey, ilk defa 11. yüzyılda Toskana'da (İtalya) ortaya çıktığıdır.
İki uçlu olan bu çatallara insanlar Tanrının bahşettiği yiyecek yine Tanrının
verdiği parmaklarla yenilebilir diye şiddetle karşı çıktılar.
İnsanların yüzyıllar boyu süren, yemek yerken çatal kullanmaya karşı
direnme gibi tavırların tarihte örneği azdır. 17. Yüzyıla kadar süren bu
direnmenin bir başka cephesi daha vardı. Yiyeceği bıçakla tutup, ısırarak yemeye
alışmış erkekler çatal kullanmayı kadınsı bir davranış olarak görüyorlardı.
Bu arada Fransız ihtilalinin biraz öncesinde Fransa'da yavaş yavaş dört
uçlu çatallar kullanılmaya başlandı. Zamanla çatal kullanmak lüks, asalet ve
statü göstergesi oldu. Çatalla birlikte sofralarda her insan için ayrı tabak ve
bardak kullanmak adeti de gelişti, toplumun tüm sınıflarına ve giderek dünyanın
diğer yerlerine de yayıldı. Kaşığın kullanılmaya başlanması ise tarih
kadar eskidir. İnsanlar, çatala karşı gösterdikleri direnci kaşığa
göstermemişlerdir. Bu, şüphesiz sıvı bir şey içmek için eli kullanmanın iyi bir
alternatif olmamasından kaynaklanmıştır. En eski zamanlara ait kazılarda
bile, taş, kemik, ağaç veya madenden yapılmış kaşık veya benzeri şeylere
rastlanmaktadır. Kaşıktaki en önemli gelişmeler sapının şeklinde olmuştur.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
