- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Buz, sanıldığı gibi, düzgün bir yüzey olduğu için kaygan değildir. Olay,
buz pateninin çok küçük yüzeyinin buza basınç yapması dolayısıyla o noktadaki
buzun erimesi ve oluşan bu ince su tabakası üzerinde patenin hareket etmesidir.
İnsan ayağının boyunun ortalama 25 santimetre, eninin ise 10 santimetre
olduğunu kabul edelim. Ortalama insan ağırlığı olan 75 kg., iki ayakla 500
santimetrekare yere bastığında, her santimetrekareye 0,15 kg. ağırlık biner.
Topuklu ayakkabı giyen kadınlarda yere basılan alan o kadar küçülür ve basınç o
kadar artar ki, kadınların topuklu ayakkabı izi sıcak asfaltta kalır, hatta bu
basınç nerede ise filinki ile aynıdır. Ucu neredeyse bıçak gibi olan
patenlerin buza değen alanı o kadar küçüktür ki, erime ısısını l derece azaltmak
için 130 kg/cm2 gereken buz yüzeyini derhal eritir. Buz pütürlü olunca,
paten sadece buzun pütürünün çıkıntılarına basar, böylece temas yüzeyi iyice
küçülür ve basınç artar ve buz daha kolay eriyerek, paten buz ile arasında
oluşan ince su tabakası üzerinde rahatça kayar. Bu arada buzun bir başka
şaşırtıcı özelliğine de değinmeden geçemeyeceğiz. Dişimiz ağrıdığında elimizin
üzerine konulan buz bu diş ağrısının azalmasına yardımcı olur.
Vücudumuzun herhangi bir yerinde bir ağrı oluştuğunda, uyarıcı sinirler
buradan orta beyine ağrı sinyalleri gönderirler. Bu sayede beyin
tarafından uyarılarak vücudun doğal ağrı kesicileri olan 'endorfin' ve
'enkefolin' salgılanır. Bu salgıların kaynağa gidebilmesi için sinir
sisteminin diğer bölümlerine, ağrı algılarının geçtiği diğer kapıları 'kapat'
sinyali gönderilir. El üzerinden gelen ağrı sinyallerinden dolayı salgılanan
doğal ağrı kesiciler sonucu yüz sinirlerinden gelen ağrı kapıları beyinde
kapanmaktadır. Diş ağrılarında vücudun başka bir yerinde değil de el
üstüne buz konulmasının nedeni bu olup, bu noktaya akapuntur uygulanmasıyla da
benzer sonuca ulaşılmaktadır. Baş parmakla işaret parmağı arasındaki bu noktaya
HO-KU noktası denilmektedir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
buz pateninin çok küçük yüzeyinin buza basınç yapması dolayısıyla o noktadaki
buzun erimesi ve oluşan bu ince su tabakası üzerinde patenin hareket etmesidir.
İnsan ayağının boyunun ortalama 25 santimetre, eninin ise 10 santimetre
olduğunu kabul edelim. Ortalama insan ağırlığı olan 75 kg., iki ayakla 500
santimetrekare yere bastığında, her santimetrekareye 0,15 kg. ağırlık biner.
Topuklu ayakkabı giyen kadınlarda yere basılan alan o kadar küçülür ve basınç o
kadar artar ki, kadınların topuklu ayakkabı izi sıcak asfaltta kalır, hatta bu
basınç nerede ise filinki ile aynıdır. Ucu neredeyse bıçak gibi olan
patenlerin buza değen alanı o kadar küçüktür ki, erime ısısını l derece azaltmak
için 130 kg/cm2 gereken buz yüzeyini derhal eritir. Buz pütürlü olunca,
paten sadece buzun pütürünün çıkıntılarına basar, böylece temas yüzeyi iyice
küçülür ve basınç artar ve buz daha kolay eriyerek, paten buz ile arasında
oluşan ince su tabakası üzerinde rahatça kayar. Bu arada buzun bir başka
şaşırtıcı özelliğine de değinmeden geçemeyeceğiz. Dişimiz ağrıdığında elimizin
üzerine konulan buz bu diş ağrısının azalmasına yardımcı olur.
Vücudumuzun herhangi bir yerinde bir ağrı oluştuğunda, uyarıcı sinirler
buradan orta beyine ağrı sinyalleri gönderirler. Bu sayede beyin
tarafından uyarılarak vücudun doğal ağrı kesicileri olan 'endorfin' ve
'enkefolin' salgılanır. Bu salgıların kaynağa gidebilmesi için sinir
sisteminin diğer bölümlerine, ağrı algılarının geçtiği diğer kapıları 'kapat'
sinyali gönderilir. El üzerinden gelen ağrı sinyallerinden dolayı salgılanan
doğal ağrı kesiciler sonucu yüz sinirlerinden gelen ağrı kapıları beyinde
kapanmaktadır. Diş ağrılarında vücudun başka bir yerinde değil de el
üstüne buz konulmasının nedeni bu olup, bu noktaya akapuntur uygulanmasıyla da
benzer sonuca ulaşılmaktadır. Baş parmakla işaret parmağı arasındaki bu noktaya
HO-KU noktası denilmektedir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
