- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bu çeşitli bölgelerdeki enflasyon oranı değişiktir. Ayrıca
kişiden kişiye enflasyon oranı değişebilmektedir. Bu hesapların tam olarak doğruluğu saptanmadıkça faiz oranlarının
çok yüksek olduğunu kesinlikle söylemek mümkün değildir. Üretimin dört ana unsuru vardır. 1- Müteşebbis yani girişimci, 2- Sermayedar yani parasını üretime sunan, 3- Emek yani üretimi gerçekleştiren, 4- Doğa veya toprak Bu unsurlar bir araya geldiğinde üretim gerçekleşmekte ve
gerçekleşen üretimden; 1- Müteşebbis veya girişimci payını kar olarak, 2- Sermayedar payını faiz olarak, 3- Emek sahibi çalışan ücret veya maaş olarak, 4- Doğa veya toprak sahibi ise rant veya kira olarak, Paylarını alırlar. Hocamız Prof. Dr. Ekrem Özelmas'ın bize öğrettiği gibi, üretilen
sonuçta BİR TEPSİ BÖREK'tir. Bu böreğin tam olarak dörde bölünüp dağıtılması da
mümkündür. Payların çok değişik şekilde dağıtılması da mümkündür. Üretimin dört
ana unsuru üretilen börekten hep kendilerinin daha büyük bir parça almasını
arzular. Paylaşmada hep sorunlar yaşanır. Sermayedar üretime sunduğu parası karşılığında elde edeceği faiz
gelirinin kendisini tatmin etmesini ister. Müteşebbis, üretimin kendisi
tarafından organize edildiğini, bu nedenle büyük parçanın kendisine verilmesini
ister. Emek sahibi, kendisi olmasa üretimin gerçekleşmeyeceğini ileri sürerek
daha büyük parça almaya çalışır. Toprak sahibi de, doğa yoksa üretim de yoktur
diyerek, börekten daha büyük bir parça koparmaya çalışır. Bu çekişme sonucunda, börek bir şekilde paylaştırılır. Bu paylaşım
sonucunda hala faiz oranlarının çok yüksek olduğunu söylemek mümkün değildir. O
zaman, müteşebbisin kar oranı da yüksek veya düşüktür. Emek karşılığı ücretler
düşük veya yüksektir. Toprak geliri olan kira da yüksek veya düşüktür. Bu kavgayı biraz olsun önlemenin bir yolları vardır. 1-Üretime sunulan ana unsurlar neticesinde böreği büyütmek. Börek
büyüdüğünde oranlar değişik olsa da, alınan parça büyüyeceğinden kavga bir nebze
olsun önlenecektir. 2- İstikrarlı bir ortam yaratmak. Böyle bir ortamda sermayedar
parasını daha düşük oranlarda vermeye razı olacaktır. 3- En büyük para kullanıcı devletin borçlanmasının önüne
geçilmesi. Liberal ekonomilerde, tüm fiyatlarda olduğu gibi faizin fiyatı da
arz ve talebe göre şekillenmektedir. En büyük para talepçisi devlet olduğuna göre, devletin talebi
daraldığı ölçüde faiz oranları arzulanan orana doğru gerileyecektir. Yollardan birincisi olan böreğin büyümesi de, tasarrufa dayanır.
Bu dört ana üretim unsurundan en fazla tasarruf edecek kesim, sermayedardır.
Sermayedarı paylaşım aşamasında çok üzersek, sermayedar tasarrufu geri plana
itebilecektir. Sermayedarın, oran olarak üretimden aldığı pay onu ne kadar çok
tatmin ederse, tasarrufu çoğalacak, çoğalan tasarruf üretime sunulacaktır. Bu dengenin çok iyi kurulması gerekmektedir. Bu yüzden, ikide bir
çıkıp da faiz oranları çok yüksek demenin pek anlamı yoktur. Yazar
& Kaynak:HASRET
kişiden kişiye enflasyon oranı değişebilmektedir. Bu hesapların tam olarak doğruluğu saptanmadıkça faiz oranlarının
çok yüksek olduğunu kesinlikle söylemek mümkün değildir. Üretimin dört ana unsuru vardır. 1- Müteşebbis yani girişimci, 2- Sermayedar yani parasını üretime sunan, 3- Emek yani üretimi gerçekleştiren, 4- Doğa veya toprak Bu unsurlar bir araya geldiğinde üretim gerçekleşmekte ve
gerçekleşen üretimden; 1- Müteşebbis veya girişimci payını kar olarak, 2- Sermayedar payını faiz olarak, 3- Emek sahibi çalışan ücret veya maaş olarak, 4- Doğa veya toprak sahibi ise rant veya kira olarak, Paylarını alırlar. Hocamız Prof. Dr. Ekrem Özelmas'ın bize öğrettiği gibi, üretilen
sonuçta BİR TEPSİ BÖREK'tir. Bu böreğin tam olarak dörde bölünüp dağıtılması da
mümkündür. Payların çok değişik şekilde dağıtılması da mümkündür. Üretimin dört
ana unsuru üretilen börekten hep kendilerinin daha büyük bir parça almasını
arzular. Paylaşmada hep sorunlar yaşanır. Sermayedar üretime sunduğu parası karşılığında elde edeceği faiz
gelirinin kendisini tatmin etmesini ister. Müteşebbis, üretimin kendisi
tarafından organize edildiğini, bu nedenle büyük parçanın kendisine verilmesini
ister. Emek sahibi, kendisi olmasa üretimin gerçekleşmeyeceğini ileri sürerek
daha büyük parça almaya çalışır. Toprak sahibi de, doğa yoksa üretim de yoktur
diyerek, börekten daha büyük bir parça koparmaya çalışır. Bu çekişme sonucunda, börek bir şekilde paylaştırılır. Bu paylaşım
sonucunda hala faiz oranlarının çok yüksek olduğunu söylemek mümkün değildir. O
zaman, müteşebbisin kar oranı da yüksek veya düşüktür. Emek karşılığı ücretler
düşük veya yüksektir. Toprak geliri olan kira da yüksek veya düşüktür. Bu kavgayı biraz olsun önlemenin bir yolları vardır. 1-Üretime sunulan ana unsurlar neticesinde böreği büyütmek. Börek
büyüdüğünde oranlar değişik olsa da, alınan parça büyüyeceğinden kavga bir nebze
olsun önlenecektir. 2- İstikrarlı bir ortam yaratmak. Böyle bir ortamda sermayedar
parasını daha düşük oranlarda vermeye razı olacaktır. 3- En büyük para kullanıcı devletin borçlanmasının önüne
geçilmesi. Liberal ekonomilerde, tüm fiyatlarda olduğu gibi faizin fiyatı da
arz ve talebe göre şekillenmektedir. En büyük para talepçisi devlet olduğuna göre, devletin talebi
daraldığı ölçüde faiz oranları arzulanan orana doğru gerileyecektir. Yollardan birincisi olan böreğin büyümesi de, tasarrufa dayanır.
Bu dört ana üretim unsurundan en fazla tasarruf edecek kesim, sermayedardır.
Sermayedarı paylaşım aşamasında çok üzersek, sermayedar tasarrufu geri plana
itebilecektir. Sermayedarın, oran olarak üretimden aldığı pay onu ne kadar çok
tatmin ederse, tasarrufu çoğalacak, çoğalan tasarruf üretime sunulacaktır. Bu dengenin çok iyi kurulması gerekmektedir. Bu yüzden, ikide bir
çıkıp da faiz oranları çok yüksek demenin pek anlamı yoktur. Yazar
& Kaynak:HASRET
