- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Son yıllardaki bunca gelişmelere rağmen beyin hala insan vücudunda
en az bilgiye sahip olunan organdır.Yapılan çalışmalar ve uzmanlara göre bir çok
kişi beyin potansiyelinin çok az bir kısmını kullanmaktadır.
Maalesef
okullardaki eğitim düzeni beynin sadece sol tarafını geliştiren matematik,fen
bilgisi ve Türkçe gibi derslere önem verirken beynin sağ tarafını geliştiren
resim,müzik,el sanatı….gibi derslere pek fazla önem verilmez.Halbuki;tarihte
başarılı olan insanlara bakıldığı zaman bu kişiler bilerek veya bilmeyerek sağ
ve sol beyinlerini geliştirmiş kişilerdir.Başarılı insanlar beynin her iki
yarısını kullanabilen,gerektiğinde birinden diğerine geçebilen insanlardır.
Sağ lob un duygular ve hayallerin etkisinde
olduğu ve bütünsel öğrendiği bu yüzden bilgileri sırayla işleyen sol lob un
aksine daha hızlı ve etkili olduğu anlaşılmıştır.Sadece sol lobu gelişmiş olan
ve bu lobu iyi kullanan insanların üretken düşünebilmeleri için sağ beyni
geliştirmeleri gerekir.Çünkü insanın mucitlik ve üretkenlik kısmını sağ beyin
sağlar.Sağ ve sol beyin birbirini tamamlayan fonksiyonlara sahiptir.
Sol
beyni gelişmiş bir kişi sağ beynini de geliştirirse beynin kapasitesi iki kat
değil hayal edemeyeceğiz kadar fazla artar. Beyinde öğrenmenin sonu yoktur.
BEYNİ GELİŞTİRMEK İÇİN NE YAPMAK GEREKİR?
Doğumla başlayan öğrenmenin sonu
yoktur.Öğrenme bir başkası tarafından deneyimlerin aktarılması ile
gelişir.Bununda adı eğitimdir.İyi bir eğitim beyni geliştirir.Buna birkaç örnek
vermek istiyorum.
1)Kitap okumak en faydalı beyin geliştirme yöntemidir.Kitap
okumak sağ ve sol lobu beraber geliştirir.Çünkü kitap okurken sol tarafla takip
edilen ve kavranan kavramlar sağ tarafta hayal edilir.Bunun için
televizyon izlemek sağ lobu pasif bırakır.
2)Sık sık bulmaca çözme beyin için
yapılacak en iyi egzersizdir.
3)Okunan bilgilerin uygulanmaya geçirilmesi ve
görsel olarak görülmesi okullardaki deneyler sonucunda dersler daha iyi
anlaşılır.
4)Öğrencilikte ve çalışma hayatı içinde resim,müzik veya el işi
gibi sağ tarafı geliştirecek hobiler edinme.
5)Bol bol spor yapmak,yeterli
uyumak ve beslenmeye özen göstermek özellikle spor beynin dinç ve güçlü
kalmasını sağlar,olumsuz düşünceleri yok ederek beynin daha kolay öğrenmesini
sağlar.
BEYNİ OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Özellikle günümüzde büyük metropol şehirlerde yaşamak hiçbir etken olmasa da
tek başına stres kaynağıdır.Trafik,hava kirliliği,çalışma şartlarının
ağırlığı,zamanla yarışma…gibi etkenler beyni ve sinir sistemini olumsuz
etkiler.Aşırı stres beraberinde uykusuzluk,sinir,insanlara tahammülsüzlük
durumlarını da beraberinde getirir.Aşırı stres altında kalan beyin
yıpranır.Fonksiyonları bozulmaya başlar ve hükmetme kabiliyeti
zayıflar.Örneğin;günlerce uykusuz kalan kişinin hafızası ve düşünce yeteneği
zayıflar,vücut direnci düşer bu gibi durumlarda hekim yardımı almak gerekir.
SİNİRİN BEYİNDEKİ TAHRİBATINI NASIL GÖRÜRÜZ?
Sinir ve stres sinir
sistemini normal işleyen biyokimyasal mekanizmasını bozar.Bazen geri dönüşümsüz
tahribat bile yapabilir.Ağır ruhi travmaya maruz kalınca yaşanan şok buna bir
örnektir. Olumsuz olayların etkisi ile beyinde salgılanan maddeler vücuttaki
diğer hormonları da aktive eder.
Buna bağlı olarak dolaşım hızlanır,kalp
ritmi artar.Kişi yerinde duramaz,geçici olarak beyin fonksiyonları zayıfladığı
için kişinin bedenine hükmetme kabiliyeti azalır bu yüzden saldırganlık,eşya
kırma,bilinçsiz bir şekilde karşı tarafa zarar verme görülebilir.
SİNİR VE STRESİN ETKİLERİ NASIL AZALTILIR?
Sinir ve strese sebep olabilecek olaylarla karşılaşıldığı zaman şunları
yapmak gerekir.
1-Bulunan ortamdan uzaklaşmak gerekir
2-Özellikle orta yaş grubunda
görülen şeker ve tansiyon hastalığı gibi etkenler sinir stresin oluşmasına zemin
oluşturur.Sinir ve streste tansiyon ve şekerin yükselmesine neden olur ve
beyinde geri dönüşümü mümkün olmayan veya sakatlıkla sonuçlanan hasarlar(yüksek
tansiyona bağlı beyin kanaması vs.) meydana getirir.
3-Temiz havaya çıkmak ve
derin nefes alıp vermek ve düşünceyi başka tarafa çevirmek gerekir.
4-Kontrol
altına alınamayan duygular sonucunda beyin işleyişi bozulup diğer sistemlere de
zarar vereceği için bir doktor tedavisine başlamakta fayda vardır.
İŞYERİ EN BÜYÜK STRES KAYNAĞI
Profesyonellik bulunan her şarta uyum sağlama kabiliyetidir.Dolayısıyla iş
yaşantısı insan yaşamını sürdürmesi için kaçınılmaz ise iş stersi ile başa
çıkmayı bilmemiz gerekir.Bunun için psikolojik destek almak
gerekir.Yurtdışındaki büyük şirketlerde çalışanlara stresle başa çıkmanın
yollarına dair seminerler verilir.Gerekirse kişilerin birebir destek alması
sağlanır.Neticede sinir ve stres beyin fonksiyonlarını olumsuz etkilediği için
dikkati azaltır,doğru karar vermeyi engeller olaylara objektif bakmayı
önler.Eğer kendi kendinizi ve de sağlanan imkanlarla sinir ve stresten
kurtulamıyorsanız uzman desteği ve hatta gerekirse ilaç tedavisi alması
gerekir.
SİNİR İLAÇLARI BEYİNDE TAHRİBAT YAPAR MI?
Beyin hayali bir organ
değildir.Akciğer, böbrek,karaciğer gibi rahatsızlanabilen bir organdır. Örneğin
nasıl karaciğerde tahribat sonucu salgılanan maddelerin yüksekliği ateş,sarılık
gibi belirtiler verirse beyinde de ruhsal travma, iş stresi vs..gibi etkenlerle
salgılanan maddeler de oluşan hasar sonucu sinir, stres, uykusuzluk gibi
belirtiler oluşur.Diğer organlarda oluşan hasarlar nasıl ilaçla tedavi
ediliyorsa beyin ve sinir sistemi de ilaçla tedavi edilebilinir.Beyinde işleyişi
bozulan biyokimyasal düzen ilaçla düzeltilmezse hastalık ilerler.Sinir ve
stresin beyine vereceği zarar ilaçların vereceği zarardan tahmin edemeyeceğiniz
kadar fazladır.
SİNİR İLAÇLARI BAĞIMLILIK YAPAR MI?
Sinir sisteminin tedavisinde rahatlatıcı ve tedavi edici ilaçlar vardır.Bazı
tür ilaçlar ani sinir ve stres durumunda rahatlatıcı etkiye sahiptir.Bu ilaçlar
genelde yeşil ve kırmızı reçeteye tabi ilaçlardır.Bunların kontrolsüz ve sık
kullanılması bağımlılık yapabilir.Sinir siteminin tedavisinde esas kullanılan
ilaçlar tedavi etmeye yönelik bağımlılık yapmayan ilaçlardır.Tedavide en önemli
konu tedavinin uzun sürmesi ve bu uzun süreyi hastanın kabullenmemesidir.Bu tür
ilaçlar ortalama altı ay gibi süreyle kullanılır ve 2-3 hafta sonra etkisini
göstermeye başlar.Bir süre sonra ilaç alan hastanın şikayetleri geçince ilaçları
kendiliğinden tedavi tamamlanmadan bırakır.Tedavi yarım kaldığı için bir süre
sonra şikayetleri tekrardan başlar.Hasta bu durumu ilaca bağımlı hale gelmiş
gibi algılar halbuki etkin ve yeterli süre uygulanan tedaviden sonra bu tür
ilaçlar rahatça doktor kontrolünde dozu azaltılarak kesilir.
Kaynak:mynet
en az bilgiye sahip olunan organdır.Yapılan çalışmalar ve uzmanlara göre bir çok
kişi beyin potansiyelinin çok az bir kısmını kullanmaktadır.
Maalesef
okullardaki eğitim düzeni beynin sadece sol tarafını geliştiren matematik,fen
bilgisi ve Türkçe gibi derslere önem verirken beynin sağ tarafını geliştiren
resim,müzik,el sanatı….gibi derslere pek fazla önem verilmez.Halbuki;tarihte
başarılı olan insanlara bakıldığı zaman bu kişiler bilerek veya bilmeyerek sağ
ve sol beyinlerini geliştirmiş kişilerdir.Başarılı insanlar beynin her iki
yarısını kullanabilen,gerektiğinde birinden diğerine geçebilen insanlardır.
Sağ lob un duygular ve hayallerin etkisinde
olduğu ve bütünsel öğrendiği bu yüzden bilgileri sırayla işleyen sol lob un
aksine daha hızlı ve etkili olduğu anlaşılmıştır.Sadece sol lobu gelişmiş olan
ve bu lobu iyi kullanan insanların üretken düşünebilmeleri için sağ beyni
geliştirmeleri gerekir.Çünkü insanın mucitlik ve üretkenlik kısmını sağ beyin
sağlar.Sağ ve sol beyin birbirini tamamlayan fonksiyonlara sahiptir.
Sol
beyni gelişmiş bir kişi sağ beynini de geliştirirse beynin kapasitesi iki kat
değil hayal edemeyeceğiz kadar fazla artar. Beyinde öğrenmenin sonu yoktur.
BEYNİ GELİŞTİRMEK İÇİN NE YAPMAK GEREKİR?
Doğumla başlayan öğrenmenin sonu
yoktur.Öğrenme bir başkası tarafından deneyimlerin aktarılması ile
gelişir.Bununda adı eğitimdir.İyi bir eğitim beyni geliştirir.Buna birkaç örnek
vermek istiyorum.
1)Kitap okumak en faydalı beyin geliştirme yöntemidir.Kitap
okumak sağ ve sol lobu beraber geliştirir.Çünkü kitap okurken sol tarafla takip
edilen ve kavranan kavramlar sağ tarafta hayal edilir.Bunun için
televizyon izlemek sağ lobu pasif bırakır.
2)Sık sık bulmaca çözme beyin için
yapılacak en iyi egzersizdir.
3)Okunan bilgilerin uygulanmaya geçirilmesi ve
görsel olarak görülmesi okullardaki deneyler sonucunda dersler daha iyi
anlaşılır.
4)Öğrencilikte ve çalışma hayatı içinde resim,müzik veya el işi
gibi sağ tarafı geliştirecek hobiler edinme.
5)Bol bol spor yapmak,yeterli
uyumak ve beslenmeye özen göstermek özellikle spor beynin dinç ve güçlü
kalmasını sağlar,olumsuz düşünceleri yok ederek beynin daha kolay öğrenmesini
sağlar.
BEYNİ OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Özellikle günümüzde büyük metropol şehirlerde yaşamak hiçbir etken olmasa da
tek başına stres kaynağıdır.Trafik,hava kirliliği,çalışma şartlarının
ağırlığı,zamanla yarışma…gibi etkenler beyni ve sinir sistemini olumsuz
etkiler.Aşırı stres beraberinde uykusuzluk,sinir,insanlara tahammülsüzlük
durumlarını da beraberinde getirir.Aşırı stres altında kalan beyin
yıpranır.Fonksiyonları bozulmaya başlar ve hükmetme kabiliyeti
zayıflar.Örneğin;günlerce uykusuz kalan kişinin hafızası ve düşünce yeteneği
zayıflar,vücut direnci düşer bu gibi durumlarda hekim yardımı almak gerekir.
SİNİRİN BEYİNDEKİ TAHRİBATINI NASIL GÖRÜRÜZ?
Sinir ve stres sinir
sistemini normal işleyen biyokimyasal mekanizmasını bozar.Bazen geri dönüşümsüz
tahribat bile yapabilir.Ağır ruhi travmaya maruz kalınca yaşanan şok buna bir
örnektir. Olumsuz olayların etkisi ile beyinde salgılanan maddeler vücuttaki
diğer hormonları da aktive eder.
Buna bağlı olarak dolaşım hızlanır,kalp
ritmi artar.Kişi yerinde duramaz,geçici olarak beyin fonksiyonları zayıfladığı
için kişinin bedenine hükmetme kabiliyeti azalır bu yüzden saldırganlık,eşya
kırma,bilinçsiz bir şekilde karşı tarafa zarar verme görülebilir.
SİNİR VE STRESİN ETKİLERİ NASIL AZALTILIR?
Sinir ve strese sebep olabilecek olaylarla karşılaşıldığı zaman şunları
yapmak gerekir.
1-Bulunan ortamdan uzaklaşmak gerekir
2-Özellikle orta yaş grubunda
görülen şeker ve tansiyon hastalığı gibi etkenler sinir stresin oluşmasına zemin
oluşturur.Sinir ve streste tansiyon ve şekerin yükselmesine neden olur ve
beyinde geri dönüşümü mümkün olmayan veya sakatlıkla sonuçlanan hasarlar(yüksek
tansiyona bağlı beyin kanaması vs.) meydana getirir.
3-Temiz havaya çıkmak ve
derin nefes alıp vermek ve düşünceyi başka tarafa çevirmek gerekir.
4-Kontrol
altına alınamayan duygular sonucunda beyin işleyişi bozulup diğer sistemlere de
zarar vereceği için bir doktor tedavisine başlamakta fayda vardır.
İŞYERİ EN BÜYÜK STRES KAYNAĞI
Profesyonellik bulunan her şarta uyum sağlama kabiliyetidir.Dolayısıyla iş
yaşantısı insan yaşamını sürdürmesi için kaçınılmaz ise iş stersi ile başa
çıkmayı bilmemiz gerekir.Bunun için psikolojik destek almak
gerekir.Yurtdışındaki büyük şirketlerde çalışanlara stresle başa çıkmanın
yollarına dair seminerler verilir.Gerekirse kişilerin birebir destek alması
sağlanır.Neticede sinir ve stres beyin fonksiyonlarını olumsuz etkilediği için
dikkati azaltır,doğru karar vermeyi engeller olaylara objektif bakmayı
önler.Eğer kendi kendinizi ve de sağlanan imkanlarla sinir ve stresten
kurtulamıyorsanız uzman desteği ve hatta gerekirse ilaç tedavisi alması
gerekir.
SİNİR İLAÇLARI BEYİNDE TAHRİBAT YAPAR MI?
Beyin hayali bir organ
değildir.Akciğer, böbrek,karaciğer gibi rahatsızlanabilen bir organdır. Örneğin
nasıl karaciğerde tahribat sonucu salgılanan maddelerin yüksekliği ateş,sarılık
gibi belirtiler verirse beyinde de ruhsal travma, iş stresi vs..gibi etkenlerle
salgılanan maddeler de oluşan hasar sonucu sinir, stres, uykusuzluk gibi
belirtiler oluşur.Diğer organlarda oluşan hasarlar nasıl ilaçla tedavi
ediliyorsa beyin ve sinir sistemi de ilaçla tedavi edilebilinir.Beyinde işleyişi
bozulan biyokimyasal düzen ilaçla düzeltilmezse hastalık ilerler.Sinir ve
stresin beyine vereceği zarar ilaçların vereceği zarardan tahmin edemeyeceğiniz
kadar fazladır.
SİNİR İLAÇLARI BAĞIMLILIK YAPAR MI?
Sinir sisteminin tedavisinde rahatlatıcı ve tedavi edici ilaçlar vardır.Bazı
tür ilaçlar ani sinir ve stres durumunda rahatlatıcı etkiye sahiptir.Bu ilaçlar
genelde yeşil ve kırmızı reçeteye tabi ilaçlardır.Bunların kontrolsüz ve sık
kullanılması bağımlılık yapabilir.Sinir siteminin tedavisinde esas kullanılan
ilaçlar tedavi etmeye yönelik bağımlılık yapmayan ilaçlardır.Tedavide en önemli
konu tedavinin uzun sürmesi ve bu uzun süreyi hastanın kabullenmemesidir.Bu tür
ilaçlar ortalama altı ay gibi süreyle kullanılır ve 2-3 hafta sonra etkisini
göstermeye başlar.Bir süre sonra ilaç alan hastanın şikayetleri geçince ilaçları
kendiliğinden tedavi tamamlanmadan bırakır.Tedavi yarım kaldığı için bir süre
sonra şikayetleri tekrardan başlar.Hasta bu durumu ilaca bağımlı hale gelmiş
gibi algılar halbuki etkin ve yeterli süre uygulanan tedaviden sonra bu tür
ilaçlar rahatça doktor kontrolünde dozu azaltılarak kesilir.
Kaynak:mynet
