- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Balayının geçmişi ile ilgili farklı
hikayeler vardır. Birinci hikayeye göre balayının kökeni Babilliler ile o
zamanki Avrupa ülkelerine uzanıyor. O zamanlarda evlenen çiftlerin önce
törenleri sırasında, sonra da 30 gün boyunca, içine bal katılmış, 'bal likörü'
diye adlandırılan bir şarabı içmeleri adettendi. Hun İmparatoru Atilla'nın
ölümüne de evlilik töreni sonrası içtiği bu bal likörünün sebep olduğu rivayet
edilir.Aynı hikayeye göre 'balayı' dey imindeki 'bal' kelimesi bu bal
liköründen kaynaklanmakta olup 'ay' kelimesinin kullanılmasına ise o zamanlar
insan vücudunun (özellikle kadınların) Ay'ın evreleri sürelerine denk gelen
periyodik değişimler gösterdiğine, evlilikte ilk dönem nasıl geçerse
diğerlerinin de o şekilde devam edeceğine inancın neden olduğu
sanılıyor.İkinci hikayede ise balayı adeti kız kaçırma adeti ile
birleşiyor. Oğlan komşu köyden kaçırdığı kızı, ailesi aramaktan bıkana veya kız
hamile kalana kadar, sadece birkaç yakın arkadaşının bildiği bir yerde saklıyor.
Daha sonra çift ortaya çıkıyor ve başlık parası verilerek mutlu sona ulaşılıyor.
Görüldüğü gibi bu hikayede bal ile ilgili bir husus yok. Tarihçilere göre
İngilizce balayı anlamındaki 'honeymoon', bu hikayedeki gizlenme olayının anlamı
olan 'hiding' kelimesinden türemiş.O tarihlerde yeni evli bir çiftin, ev
işleri, hayvanlarla uğraşma gibi köylük yaşamın gerekli işleri dururken, bir ay
süre ile bir yere kapanıp, baş başa bal likörü içme lüksüne sahip olmaları biraz
zor olduğundan ikinci hikaye daha akla yakın geliyor.Günümüzdeki
anlamıyla balayı deyimine 16. yüzyıldan sonraki yazarların eserlerinde
rastlanıyor. Balayının evliliğin ilk ayında yapılan tatil olarak
nitelendirilmesi ise 18. yüzyıldan sonradır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
hikayeler vardır. Birinci hikayeye göre balayının kökeni Babilliler ile o
zamanki Avrupa ülkelerine uzanıyor. O zamanlarda evlenen çiftlerin önce
törenleri sırasında, sonra da 30 gün boyunca, içine bal katılmış, 'bal likörü'
diye adlandırılan bir şarabı içmeleri adettendi. Hun İmparatoru Atilla'nın
ölümüne de evlilik töreni sonrası içtiği bu bal likörünün sebep olduğu rivayet
edilir.Aynı hikayeye göre 'balayı' dey imindeki 'bal' kelimesi bu bal
liköründen kaynaklanmakta olup 'ay' kelimesinin kullanılmasına ise o zamanlar
insan vücudunun (özellikle kadınların) Ay'ın evreleri sürelerine denk gelen
periyodik değişimler gösterdiğine, evlilikte ilk dönem nasıl geçerse
diğerlerinin de o şekilde devam edeceğine inancın neden olduğu
sanılıyor.İkinci hikayede ise balayı adeti kız kaçırma adeti ile
birleşiyor. Oğlan komşu köyden kaçırdığı kızı, ailesi aramaktan bıkana veya kız
hamile kalana kadar, sadece birkaç yakın arkadaşının bildiği bir yerde saklıyor.
Daha sonra çift ortaya çıkıyor ve başlık parası verilerek mutlu sona ulaşılıyor.
Görüldüğü gibi bu hikayede bal ile ilgili bir husus yok. Tarihçilere göre
İngilizce balayı anlamındaki 'honeymoon', bu hikayedeki gizlenme olayının anlamı
olan 'hiding' kelimesinden türemiş.O tarihlerde yeni evli bir çiftin, ev
işleri, hayvanlarla uğraşma gibi köylük yaşamın gerekli işleri dururken, bir ay
süre ile bir yere kapanıp, baş başa bal likörü içme lüksüne sahip olmaları biraz
zor olduğundan ikinci hikaye daha akla yakın geliyor.Günümüzdeki
anlamıyla balayı deyimine 16. yüzyıldan sonraki yazarların eserlerinde
rastlanıyor. Balayının evliliğin ilk ayında yapılan tatil olarak
nitelendirilmesi ise 18. yüzyıldan sonradır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
