S
suzzy
Guest
Temizlik yaptım bugün...
Hem de tüm benliğimde...
Tüm kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı temizledim...
En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş bütün pislikleri attım...
Kırgınlıklarımı dişarı çıkardım ilk önce...
Görmenizi isterdim...
Içimde ne kadar da büyük bir yer kaplıyorlarmış...
Kırgınlıklarımı atarken, bakmadım neydi onlar diye...
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanmaya değer...
...
Onların yerine bağışlamayı yerleştirdim özenle..
Titizlikle her kırgınlığın üzerine ektim bağışlamanın tohumlarını...
Bağışlamayı ekerken, tekrar kırılmaktan korkuyordum belki...
Kıskanclığı çıkardım...
Meğer ben ne az kıskançmışım... Çok kolay oldu. Sevindim...
Sanki kaybettiğim bir eşyamı bulmuş gibi oldum...
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yureğimde...
Nasıl temizlerdim bilmiyorum...
Sıra korkularıma gelmisti...
Çıkarmaya bile korktum önce...
Ne çok alışmışım onlarla yaşamaya...
...
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır anlayamadım...
Her gün yeni yeni endişelerle beslenen yeni korkular birikmişti içimde...
Mutluluklarımı, umutlarımı ne de cok ertelemişim...
O an bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut
daha ekleseydim, almadan verip, beklemeden sevseydim, herşeyden önce
içimdeki sevginin ve gücün daha fazla farkında olsaydım böyle bahar
temizliklerine ihtiyacım kalmazdı...
Çok zorlandım korkularımı temizlemekte...
Birbirlerinin içine halkalar biçiminde girmişlerdi, kenetlenmişlerdi adeta...
...
Ama bir bebek şefkatiyle, öperek, severek, okşayarak ve onları bir
zaman kabus gibi yaşamaktan pişmanlık duymayarak cıkardım içimden...
Kızsaydım korkularıma, bağırıp çağırsaydım onlara yine dönüp dolaşıp
geleceklerdi biliyorum...
Temizlik yaptım bugün, bahar temizliği...
Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim...
Almadan vermeyi, sevilmeden sevmeyi, paylaşmayı ektim...
Çılgınlık ektim, doğallık, bağışlama ektim içime...
Aşk ektim her hücreme... Coşku, heyecan, sessizlik ektim...
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...
Kabullenme ektim... Baş eğme değil...
Olduğu gibi kabullenme...
Hem de tüm benliğimde...
Tüm kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı temizledim...
En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş bütün pislikleri attım...
Kırgınlıklarımı dişarı çıkardım ilk önce...
Görmenizi isterdim...
Içimde ne kadar da büyük bir yer kaplıyorlarmış...
Kırgınlıklarımı atarken, bakmadım neydi onlar diye...
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanmaya değer...
...
Onların yerine bağışlamayı yerleştirdim özenle..
Titizlikle her kırgınlığın üzerine ektim bağışlamanın tohumlarını...
Bağışlamayı ekerken, tekrar kırılmaktan korkuyordum belki...
Kıskanclığı çıkardım...
Meğer ben ne az kıskançmışım... Çok kolay oldu. Sevindim...
Sanki kaybettiğim bir eşyamı bulmuş gibi oldum...
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yureğimde...
Nasıl temizlerdim bilmiyorum...
Sıra korkularıma gelmisti...
Çıkarmaya bile korktum önce...
Ne çok alışmışım onlarla yaşamaya...
...
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır anlayamadım...
Her gün yeni yeni endişelerle beslenen yeni korkular birikmişti içimde...
Mutluluklarımı, umutlarımı ne de cok ertelemişim...
O an bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut
daha ekleseydim, almadan verip, beklemeden sevseydim, herşeyden önce
içimdeki sevginin ve gücün daha fazla farkında olsaydım böyle bahar
temizliklerine ihtiyacım kalmazdı...
Çok zorlandım korkularımı temizlemekte...
Birbirlerinin içine halkalar biçiminde girmişlerdi, kenetlenmişlerdi adeta...
...
Ama bir bebek şefkatiyle, öperek, severek, okşayarak ve onları bir
zaman kabus gibi yaşamaktan pişmanlık duymayarak cıkardım içimden...
Kızsaydım korkularıma, bağırıp çağırsaydım onlara yine dönüp dolaşıp
geleceklerdi biliyorum...
Temizlik yaptım bugün, bahar temizliği...
Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim...
Almadan vermeyi, sevilmeden sevmeyi, paylaşmayı ektim...
Çılgınlık ektim, doğallık, bağışlama ektim içime...
Aşk ektim her hücreme... Coşku, heyecan, sessizlik ektim...
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...
Kabullenme ektim... Baş eğme değil...
Olduğu gibi kabullenme...
