- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
İlk
aynaların kullanılışı eski Mısır devirlerine rastlar. Bunlar pirinç, bronz,
gümüş hatta altın gibi metallerden yapılmış ve çok iyi parlatılmış yüzeylerdi ve
de tabii ki kırılmaları mümkün değildi. Bu devirde de bu parlak yüzeylerden
yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu.
Sonraları buna vampirlerin ruhları olmadığından bu parlak yüzeylerde
görüntülerinin de yansımadığı inancı ilave edildi. Cam kapların
yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun
bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da
içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu. Birinci yüzyılda
Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar Romalılar hayatın her yedi
senede bir kendini yenilediğine İnanıyorlardı. Camın kırılması sonucu ruh ve
dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek,
sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu. Bu batıl inanç,
15. yüzyılda İtalya'da, Venedik şehrinde, arkası gümüş kaplı, çok kolay
kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti. İnanç
biraz da ekonomik boyut kazanmıştı. Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları
temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden
daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyarılıyorlardı.
Bu inançla beraber geliştirilen bazı önlemler de oldu tabii. Örneğin:
aynanın kırılan parçaları toplanır ve güneye doğru akan bir ırmakta yıkanırsa
veya toprağa gömülürse kötü şans yok edilmiş olur. Ancak kırılan parçaları alıp
evden çıkarken içlerine bakmamak gerekir. Yatak odalarındaki aynaların üzerleri
kullanılmadığı zamanlarda örtülmelidir ki ruh içinde kalmasın. Ölen bir insanın
evindeki aynaların da üzerleri örtülmelidir ki ruh gökyüzüne doğru olan
yolculuğunda bir engelle karşılaşmasın. 17. yüzyılın ortalarında
İngiltere ve Fransa'da ucuz maliyetli aynalar üretilmeye başlanıldı ama batıl
inanç o kadar yerleşmişti ki, günümüzün modern dünyasında bile hala devam
ediyor.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
aynaların kullanılışı eski Mısır devirlerine rastlar. Bunlar pirinç, bronz,
gümüş hatta altın gibi metallerden yapılmış ve çok iyi parlatılmış yüzeylerdi ve
de tabii ki kırılmaları mümkün değildi. Bu devirde de bu parlak yüzeylerden
yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu.
Sonraları buna vampirlerin ruhları olmadığından bu parlak yüzeylerde
görüntülerinin de yansımadığı inancı ilave edildi. Cam kapların
yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun
bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da
içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu. Birinci yüzyılda
Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar Romalılar hayatın her yedi
senede bir kendini yenilediğine İnanıyorlardı. Camın kırılması sonucu ruh ve
dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek,
sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu. Bu batıl inanç,
15. yüzyılda İtalya'da, Venedik şehrinde, arkası gümüş kaplı, çok kolay
kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti. İnanç
biraz da ekonomik boyut kazanmıştı. Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları
temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden
daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyarılıyorlardı.
Bu inançla beraber geliştirilen bazı önlemler de oldu tabii. Örneğin:
aynanın kırılan parçaları toplanır ve güneye doğru akan bir ırmakta yıkanırsa
veya toprağa gömülürse kötü şans yok edilmiş olur. Ancak kırılan parçaları alıp
evden çıkarken içlerine bakmamak gerekir. Yatak odalarındaki aynaların üzerleri
kullanılmadığı zamanlarda örtülmelidir ki ruh içinde kalmasın. Ölen bir insanın
evindeki aynaların da üzerleri örtülmelidir ki ruh gökyüzüne doğru olan
yolculuğunda bir engelle karşılaşmasın. 17. yüzyılın ortalarında
İngiltere ve Fransa'da ucuz maliyetli aynalar üretilmeye başlanıldı ama batıl
inanç o kadar yerleşmişti ki, günümüzün modern dünyasında bile hala devam
ediyor.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
