- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bu ay adlarından Quintilis'den
(Temmuz), December'a (Aralık) kadar olanlar, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 rakamlarının
Roma'lılarca telaffuz ediliş şekliydi yani, Mart başlangıçlı takvime göre bu
aylar yılın 5'inci, 6'ncı, 7'nci, 8'inci, 9'uncu, ve 10'uncu aylarıydılar. Bu 10
aylık takvim geride hesaba katılmamış daha 60 gün bırakıyordu. Yedek
olarak bırakılan bu 60 gün sorun yaratınca, Janarius (Ocak) ve Februarius
(Şubat) adları ile iki ay daha eklenerek takvim tamamlandı. Yani yılın ilk ayı
Martius (Mart), son ayı ise Februarius (Şubat) oldu. Asırlar sonra
milattan 46 yıl önce Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar), muhtemelen politik
sebeplerden takvimde bazı değişiklikler yaptı. On bir ayı 30 ve 31 gün olarak
iki şekilde düzenledi, yılın son ayı olan Şubat'a 29 gün verdi, her dört senede
bir Şubat'a bir gün ilavesini kabul etti. Ancak sonra nedendir bilinmez
Janairus'u (Ocak) yılın ilk ayı olarak ilan etti. Böyle olunca da, her 4 yılda
bir eklenecek bir günün, yeni durumda yılın ikinci ayı konumuna gelmesine rağmen
Februarius'a (Şubat) eklenilmesine devam edildi. Julius Caesar'ın
beklenmeyen ölümünden (Sen de mi Brütüs olayı!) sonra, Romalılar bu çok
sevdikleri imparatorlarının anısına Quintilİs (Temmuz) ayının ismini July olarak
değiştirdiler. Ondan sora tahta çıkanlardan, Augustus kendi şerefine,
Sextilis (Ağustos) ayının adını kendi ismi ile değiştirerek, bu aya August adını
verdi. Ama ortaya başka bir sorun çıkmıştı. Sezar'ın ayı 31 gün, Augustus'un ayı
ise 30 gün çekiyordu. Sorunu yine imparatorun kendisi çözdü ve zaten 29 gün olan
Şubat'tan bir gün daha alarak Ağutos'a ekleyiverdi. Böylece iki ay da eşitlenmiş
oldu. İşte size takvimin, niçin 12 ay olduğunun, ayların isimlerinin
nasıl konduğunun ve niçin farklı sayıda günlerden meydana geldiklerinin, dört
sene sonra eklenecek artık günün niçin yılın sonuncu değil de, alakasız bir
şekilde ikinci ayına eklendiğinin küçük bir hikayesi. Özellikle
ortaçağda takvimler üzerinde o kadar oynanmıştır ki, yapılan bilimsel
hesaplamalara göre, İsa'nın bugün kabul edilen Milattan, yani İsa'nın doğumundan
yaklaşık 6 yıl önce doğduğu, 36 yıl yaşayıp Milattan sonra 30 yılında öldüğü
ileri sürülmektedir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
(Temmuz), December'a (Aralık) kadar olanlar, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 rakamlarının
Roma'lılarca telaffuz ediliş şekliydi yani, Mart başlangıçlı takvime göre bu
aylar yılın 5'inci, 6'ncı, 7'nci, 8'inci, 9'uncu, ve 10'uncu aylarıydılar. Bu 10
aylık takvim geride hesaba katılmamış daha 60 gün bırakıyordu. Yedek
olarak bırakılan bu 60 gün sorun yaratınca, Janarius (Ocak) ve Februarius
(Şubat) adları ile iki ay daha eklenerek takvim tamamlandı. Yani yılın ilk ayı
Martius (Mart), son ayı ise Februarius (Şubat) oldu. Asırlar sonra
milattan 46 yıl önce Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar), muhtemelen politik
sebeplerden takvimde bazı değişiklikler yaptı. On bir ayı 30 ve 31 gün olarak
iki şekilde düzenledi, yılın son ayı olan Şubat'a 29 gün verdi, her dört senede
bir Şubat'a bir gün ilavesini kabul etti. Ancak sonra nedendir bilinmez
Janairus'u (Ocak) yılın ilk ayı olarak ilan etti. Böyle olunca da, her 4 yılda
bir eklenecek bir günün, yeni durumda yılın ikinci ayı konumuna gelmesine rağmen
Februarius'a (Şubat) eklenilmesine devam edildi. Julius Caesar'ın
beklenmeyen ölümünden (Sen de mi Brütüs olayı!) sonra, Romalılar bu çok
sevdikleri imparatorlarının anısına Quintilİs (Temmuz) ayının ismini July olarak
değiştirdiler. Ondan sora tahta çıkanlardan, Augustus kendi şerefine,
Sextilis (Ağustos) ayının adını kendi ismi ile değiştirerek, bu aya August adını
verdi. Ama ortaya başka bir sorun çıkmıştı. Sezar'ın ayı 31 gün, Augustus'un ayı
ise 30 gün çekiyordu. Sorunu yine imparatorun kendisi çözdü ve zaten 29 gün olan
Şubat'tan bir gün daha alarak Ağutos'a ekleyiverdi. Böylece iki ay da eşitlenmiş
oldu. İşte size takvimin, niçin 12 ay olduğunun, ayların isimlerinin
nasıl konduğunun ve niçin farklı sayıda günlerden meydana geldiklerinin, dört
sene sonra eklenecek artık günün niçin yılın sonuncu değil de, alakasız bir
şekilde ikinci ayına eklendiğinin küçük bir hikayesi. Özellikle
ortaçağda takvimler üzerinde o kadar oynanmıştır ki, yapılan bilimsel
hesaplamalara göre, İsa'nın bugün kabul edilen Milattan, yani İsa'nın doğumundan
yaklaşık 6 yıl önce doğduğu, 36 yıl yaşayıp Milattan sonra 30 yılında öldüğü
ileri sürülmektedir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
