- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Dünyamızın tek doğal
uydusu, uzaydaki en yakın komşumuz Ay, binlerce yıl önceki uygarlıklar
tarafından Tanrıça olarak değerlendirilirken, zamanla düzenli hareketleri ile
takvimin oluşmasını da sağlamıştır. Yakınlığı nedeni ile gözlemlenmesi
kolay olan Ay'ın 17. yüzyılın başından itibaren teleskopla incelenmesine de
başlandı ve bu gelişim 1969 yılında Ay'a ilk defa bir insanın ayak basmasıyla
son aşamasına geldi. Bütün bu gelişmelere rağmen Ay'ın nasıl oluştuğu
hala bilinmiyor. Yaşının diğer gezegenler gibi dört küsur milyar yıl olduğu, şu
anda dışında ve içinde hiç bir faaliyet olmayan ölü bir gök cismi olduğu, Dünya
ile karşılıklı çekim gücü sonucunda denizlerde gel-git olayını yarattığı ve
Dünya'nın dönüşünü gittikçe yavaşlattığı biliniyor ama nereden geldi, nasıl
oluştu halen meçhul. Ayın oluşumu hakkında üç teori vardır. Birincisi,
dünyanın oluşumunun başlangıcında çok hızlı döndüğü ve bu nedenle bir parçasının
koparak Ay'ı oluşturduğu şeklindedir. Yapılan hesaplamalara göre bu kopma
olayının meydana gelebilmesi için Dünya'nın o zamanlar kendi ekseni etrafında
iki saatte bir dönüş yapması gerekiyordu ki, bilimsel verilere göre, bu, mümkün
değildir.Ayrıca Dünya'nın ve Ay'ın yapılarındaki kimyasal birleşimlerin
çok farklı olması ve bunun Ay'dan getirilen aytaşlarının analizleri sonucunda
ispatlanması birinci teorinin doğruluğunu mümkün kılmamaktadır. İkinci
teori ise Ay'ın dünyanın yakınlarından geçerken, çekim alanına takılan bir gök
cismi olduğudur. Bu tez, birinci teorideki kimyasal birleşim farkını açıklar ama
bu şekilde, ayın hızını frenleyerek, yakalamayı sağlayacak büyük enerji
miktarını bugüne kadar bilinen hiç bir oluşumun sağlayamayacağı hesap
edilmiştir. Üçüncü teoriye göre, Ay Dünya çevresinde dolanan, gaz, toz
ve küçük taşlardan meydana gelen parçacıkların zamanla bir araya gelmesi sonucu
oluşmuştur. Ancak bu da Ay'ın yörünge uzaklığım, neden büyük bir demir çekirdeğe
sahip olmadığını ve kimyasal farklılığı açıklayamaz. Yani hiç bir teori ayın
oluşumuna ait tutarlı bir açıklama getirememiştir. Günümüzde Ay'ın
tarihi çok iyi bilinmesine, 1969 ile 1972 yılları arasında Apollo projesi
kapsamında üzerinde insanlar dolaşıp, dünyaya örnekler getirmelerine rağmen
Ay'ın nasıl oluştuğu halen büyük bir sırdır. Öyle görünüyor ki, günümüz
bilimindeki tüm gelişmelere ve bu yoldaki gayretlere rağmen, biricik uydumuz Ay,
sırlarını şimdilik bize açıklamak istemiyor. Ancak şurası mutlak ki, Ay genetik
olarak dünyamızın yavrusu değil. Nereden geldi, kim bilir?
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
uydusu, uzaydaki en yakın komşumuz Ay, binlerce yıl önceki uygarlıklar
tarafından Tanrıça olarak değerlendirilirken, zamanla düzenli hareketleri ile
takvimin oluşmasını da sağlamıştır. Yakınlığı nedeni ile gözlemlenmesi
kolay olan Ay'ın 17. yüzyılın başından itibaren teleskopla incelenmesine de
başlandı ve bu gelişim 1969 yılında Ay'a ilk defa bir insanın ayak basmasıyla
son aşamasına geldi. Bütün bu gelişmelere rağmen Ay'ın nasıl oluştuğu
hala bilinmiyor. Yaşının diğer gezegenler gibi dört küsur milyar yıl olduğu, şu
anda dışında ve içinde hiç bir faaliyet olmayan ölü bir gök cismi olduğu, Dünya
ile karşılıklı çekim gücü sonucunda denizlerde gel-git olayını yarattığı ve
Dünya'nın dönüşünü gittikçe yavaşlattığı biliniyor ama nereden geldi, nasıl
oluştu halen meçhul. Ayın oluşumu hakkında üç teori vardır. Birincisi,
dünyanın oluşumunun başlangıcında çok hızlı döndüğü ve bu nedenle bir parçasının
koparak Ay'ı oluşturduğu şeklindedir. Yapılan hesaplamalara göre bu kopma
olayının meydana gelebilmesi için Dünya'nın o zamanlar kendi ekseni etrafında
iki saatte bir dönüş yapması gerekiyordu ki, bilimsel verilere göre, bu, mümkün
değildir.Ayrıca Dünya'nın ve Ay'ın yapılarındaki kimyasal birleşimlerin
çok farklı olması ve bunun Ay'dan getirilen aytaşlarının analizleri sonucunda
ispatlanması birinci teorinin doğruluğunu mümkün kılmamaktadır. İkinci
teori ise Ay'ın dünyanın yakınlarından geçerken, çekim alanına takılan bir gök
cismi olduğudur. Bu tez, birinci teorideki kimyasal birleşim farkını açıklar ama
bu şekilde, ayın hızını frenleyerek, yakalamayı sağlayacak büyük enerji
miktarını bugüne kadar bilinen hiç bir oluşumun sağlayamayacağı hesap
edilmiştir. Üçüncü teoriye göre, Ay Dünya çevresinde dolanan, gaz, toz
ve küçük taşlardan meydana gelen parçacıkların zamanla bir araya gelmesi sonucu
oluşmuştur. Ancak bu da Ay'ın yörünge uzaklığım, neden büyük bir demir çekirdeğe
sahip olmadığını ve kimyasal farklılığı açıklayamaz. Yani hiç bir teori ayın
oluşumuna ait tutarlı bir açıklama getirememiştir. Günümüzde Ay'ın
tarihi çok iyi bilinmesine, 1969 ile 1972 yılları arasında Apollo projesi
kapsamında üzerinde insanlar dolaşıp, dünyaya örnekler getirmelerine rağmen
Ay'ın nasıl oluştuğu halen büyük bir sırdır. Öyle görünüyor ki, günümüz
bilimindeki tüm gelişmelere ve bu yoldaki gayretlere rağmen, biricik uydumuz Ay,
sırlarını şimdilik bize açıklamak istemiyor. Ancak şurası mutlak ki, Ay genetik
olarak dünyamızın yavrusu değil. Nereden geldi, kim bilir?
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
