- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Aslında atlar için takılan
gözlük, şekil olarak bile gözlüğe benzemez, onların görüş kapasitelerini
arttırmak için değil aksine azaltmak için takılır. Atın
evcilleştirilmesi, insanın dostu olarak en ağır işlerde yardımcı olması, binek
hayvanı olarak daha uzak yerlere ulaşmasını sağlaması, savaşlarda ölüme beraber
gitmesi o kadar eskilere dayanır ki bildiğimiz atın yabani soyu hakkında hiçbir
bilgi yoktur. Bugün steplerde yaşlı bir aygırın önderliğinde sürüler halinde
yaşayan ve yabani olarak nitelendirilen atların evcil atlardan türeme oldukları
herkes tarafından kabul edilir. Canlıların gözlerinin algılayıp beyine
bildirdikleri üç ana husus vardır: Biçim, renk ve mesafe. Özellikle avcı olmayan
otobur hayvanlar için tehlikeyi uzaktan sezip, iyi bir mesafe tahmini yaparak
kaçabilmek çok önemlidir. Atlar her iki yandaki gözleri sayesinde hem
önlerini hem de arkalarını görme yeteneğine sahiptirler. Ne var ki gözleri
birbirlerinden çok uzaktadırlar. Bu da at için cisimlerin mesafelerini tespit
bakımından büyük bir zafiyet yaratır. At arkasından ya da yandan
yaklaşan tehlikeyi görür ama tehlikenin ne kadar yakın veya uzakta olduğunu
kavrayamaz. Nesneleri neredeyse iki misli büyük gören at tehlikeyi olduğundan
daha yakındaymış gibi algılar. Bu nedenle de sürekli endişe içindedir.
Yarış atlarına koşu sırasında yandaki hemcinslerinden ürkmemeleri için
yan taraflarını görmelerini engelleyecek gözlükler konulurken at arabalarını
çekenlere sadece önlerini görmeleri, diğer yönlerde olan hareketlerden
etkilenmemeleri için gözlük takılır. Yani at gözlüğü ile bakmak insan için
olumlu bir davranış değildir ama atlar için durum farklıdır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
gözlük, şekil olarak bile gözlüğe benzemez, onların görüş kapasitelerini
arttırmak için değil aksine azaltmak için takılır. Atın
evcilleştirilmesi, insanın dostu olarak en ağır işlerde yardımcı olması, binek
hayvanı olarak daha uzak yerlere ulaşmasını sağlaması, savaşlarda ölüme beraber
gitmesi o kadar eskilere dayanır ki bildiğimiz atın yabani soyu hakkında hiçbir
bilgi yoktur. Bugün steplerde yaşlı bir aygırın önderliğinde sürüler halinde
yaşayan ve yabani olarak nitelendirilen atların evcil atlardan türeme oldukları
herkes tarafından kabul edilir. Canlıların gözlerinin algılayıp beyine
bildirdikleri üç ana husus vardır: Biçim, renk ve mesafe. Özellikle avcı olmayan
otobur hayvanlar için tehlikeyi uzaktan sezip, iyi bir mesafe tahmini yaparak
kaçabilmek çok önemlidir. Atlar her iki yandaki gözleri sayesinde hem
önlerini hem de arkalarını görme yeteneğine sahiptirler. Ne var ki gözleri
birbirlerinden çok uzaktadırlar. Bu da at için cisimlerin mesafelerini tespit
bakımından büyük bir zafiyet yaratır. At arkasından ya da yandan
yaklaşan tehlikeyi görür ama tehlikenin ne kadar yakın veya uzakta olduğunu
kavrayamaz. Nesneleri neredeyse iki misli büyük gören at tehlikeyi olduğundan
daha yakındaymış gibi algılar. Bu nedenle de sürekli endişe içindedir.
Yarış atlarına koşu sırasında yandaki hemcinslerinden ürkmemeleri için
yan taraflarını görmelerini engelleyecek gözlükler konulurken at arabalarını
çekenlere sadece önlerini görmeleri, diğer yönlerde olan hareketlerden
etkilenmemeleri için gözlük takılır. Yani at gözlüğü ile bakmak insan için
olumlu bir davranış değildir ama atlar için durum farklıdır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
