- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de
sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bunun bilimsel adı 'soğuk ışık'tır ki günümüz
teknolojisi bu ışığı henüz yapay olarak üretmeyi başaramamıştır. Bilim insanları
dünyada milyonlarca yıldır mevcut olan bu tabiat teknolojisinin önce çalışma
mekanizmasını çözmek sonra da taklit ederek insanlık hizmetine sunabilmek için
çalışmalarına hız vermişlerdir. Kısa bir zaman öncesine kadar sürtünme
veya ısı olmadan ışık elde etmenin imkansız olduğuna inanılıyordu. Nasıl ki
normal bir ampul kendisine verilen enerjinin yüzde 4'ünü, florasan ampul ise
yüzde 10'unu ışığa dönüştürebiliyor, geri kalanını ısı olarak yayıyorsa, ateş
böceğinde de benzer bir durum olduğunu sanan bilim insanları, böceğin bu iş için
kullandığı enerjinin tamamını ışığa dönüştürebildiğini tespit edince hayrete
düştüler. Gelelim ateşböceğinin ışık üretme mekanizmasına... Aslında
ateş böceklerinin ışık verme reaksiyonları o kadar hızlıdır ki bu fonksiyonun
kademelerini incelemek hemen hemen imkansızdır. Yani ışık üretim mekanizması
hakkındaki bilgiler hala teoride kalmaktadırlar. Kesin olarak bilinen bunun
moleküler seviyede kimyasal bir işlem olduğu, bazı moleküllerin ayrışarak daha
yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa
dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında
bulunan guddelerden, ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde
üretilmektedir. Bunlardan birincisinin kimyasal yapısı aydınlatılmış ve yapay
olarak elde edilmiştir. İkincisinin ise yapısındaki gizem çözülmesine rağmen
sentetik olarak üretilmesi hala mümkün olamamıştır. Ateş böceklerinde
üretilen iki kimyasalın birleşiminin de ışık vermeye tam olarak yetmediği,
böceğin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı
oksijenle beslemesi gerektiği tespit edilmiştir. Bilinmeyen bir başka ayrıntı
ise bu ışığı hangi şalterin açıp kapadığıdır. Bu gizemli böceklerin 2000
çeşidi olup erkekleri uçabilirken dişileri kanatsızdırlar. Erkekler dişileri
aramak için geceleri uçarlar ve ışıklarını birbirleri ile iletişim kurmak için
kullanırlar. En iyi ışık verimini gelişmiş dişiler verir. Ateş böcekleri
geceleri 3 saat süreyle ışık verebilirler. Genellikle ısırarak
zehirledikleri salyangozları yedikleri için kireçli toprakların olduğu nemli
bölgelerde daha çok görünürler. Parlamayı sağlayan kimyasal maddeler sayesinde,
kazara onu yiyen bir düşmanı kusmak zorunda kalır ve bir daha başka ateş böceği
yemeye teşebbüs etmez.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bunun bilimsel adı 'soğuk ışık'tır ki günümüz
teknolojisi bu ışığı henüz yapay olarak üretmeyi başaramamıştır. Bilim insanları
dünyada milyonlarca yıldır mevcut olan bu tabiat teknolojisinin önce çalışma
mekanizmasını çözmek sonra da taklit ederek insanlık hizmetine sunabilmek için
çalışmalarına hız vermişlerdir. Kısa bir zaman öncesine kadar sürtünme
veya ısı olmadan ışık elde etmenin imkansız olduğuna inanılıyordu. Nasıl ki
normal bir ampul kendisine verilen enerjinin yüzde 4'ünü, florasan ampul ise
yüzde 10'unu ışığa dönüştürebiliyor, geri kalanını ısı olarak yayıyorsa, ateş
böceğinde de benzer bir durum olduğunu sanan bilim insanları, böceğin bu iş için
kullandığı enerjinin tamamını ışığa dönüştürebildiğini tespit edince hayrete
düştüler. Gelelim ateşböceğinin ışık üretme mekanizmasına... Aslında
ateş böceklerinin ışık verme reaksiyonları o kadar hızlıdır ki bu fonksiyonun
kademelerini incelemek hemen hemen imkansızdır. Yani ışık üretim mekanizması
hakkındaki bilgiler hala teoride kalmaktadırlar. Kesin olarak bilinen bunun
moleküler seviyede kimyasal bir işlem olduğu, bazı moleküllerin ayrışarak daha
yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa
dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında
bulunan guddelerden, ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde
üretilmektedir. Bunlardan birincisinin kimyasal yapısı aydınlatılmış ve yapay
olarak elde edilmiştir. İkincisinin ise yapısındaki gizem çözülmesine rağmen
sentetik olarak üretilmesi hala mümkün olamamıştır. Ateş böceklerinde
üretilen iki kimyasalın birleşiminin de ışık vermeye tam olarak yetmediği,
böceğin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı
oksijenle beslemesi gerektiği tespit edilmiştir. Bilinmeyen bir başka ayrıntı
ise bu ışığı hangi şalterin açıp kapadığıdır. Bu gizemli böceklerin 2000
çeşidi olup erkekleri uçabilirken dişileri kanatsızdırlar. Erkekler dişileri
aramak için geceleri uçarlar ve ışıklarını birbirleri ile iletişim kurmak için
kullanırlar. En iyi ışık verimini gelişmiş dişiler verir. Ateş böcekleri
geceleri 3 saat süreyle ışık verebilirler. Genellikle ısırarak
zehirledikleri salyangozları yedikleri için kireçli toprakların olduğu nemli
bölgelerde daha çok görünürler. Parlamayı sağlayan kimyasal maddeler sayesinde,
kazara onu yiyen bir düşmanı kusmak zorunda kalır ve bir daha başka ateş böceği
yemeye teşebbüs etmez.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
