- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Ateş yürüyüşü
Hindistan, Japonya, Güney Afrika, Endonezya, Tahiti gibi yerlerde binlerce
yıldan beri dini geleneklere dayanarak uygulanagelmiştir. Günümüzde ise gösteri
ve psikolojik tedavi de dahil bir çok amaçla uygulanmakta, bu konuda bilimsel
toplantılar ve seminerler düzenlenmektedir. Psikolojik tedavi amacı ile
uygulayanlar asıl amacın ateşin üzerinden yürümeyi başarmak değil, bunu
başardıktan sonra güven duygusu ile özel hayatta ve iş yaşamında da başarılı
olmak olduğunu söylüyorlar. Önemli olanın ateşe hükmetmek değil, güvenemediğimiz
her şeyin üzerine cesaretle gitmek olduğunu savunuyorlar. Peki nasıl
oluyor da ateşte yürüyenlerin ayaklarına bir şey olmuyor? Olaya ruhsal bilinç
değil de bilimsel açıdan yaklaşanların değişik görüşleri var. Bir görüşe göre
200 - 300 derece sıcaklıkta ayak tabanları normalden çok ter atmakta, bu ter
tabakası koruyucu bir örtü oluşturmaktadır. Nasıl kızgın bir tava
üzerine düşen su damlası, aralarında oluşan buhar tabakası nedeniyle hemen yok
olmaz, tava üzerinde zıplayıp durursa, onun gibi bir şey. Ancak ayak tabanı ile
kızgın kömürler arasında böyle bir şeyin oluşması mümkün görülmüyor. Bir
diğer görüşe göre önemli olan ayağın kömürler üzerine basış süresidir. Buna göre
yüksek sıcaklıklar, çok kısa bir sürede etkili oldukları zaman acı vermiyorlar.
Deri yüzeyindeki alıcılar ısıya oldukça yavaş reaksiyon gösterdiklerinden 0,3
saniyeden kısa bir sürede etkili olan 500 derecelik bir sıcaklığı yalnızca 2
derece olarak algılıyorlar. Bu nedenle ateş üzerinde yürüyenler işin tekniğini
biliyorlar ve çok hızlı hareket ediyorlar, böylece ateşe basış sürelerinin çok
kısa olmasını sağlıyorlar. Ama bu görüş de tam tatminkar değil. Basış
süresi 0,3 saniyeyi geçmesine hatta 7 saniyeyi bulmasına rağmen ayakları
yanmayan yürüyücüler de var. Ateş üzerinde çorapla yürüyenlerin ayaklarının
duyarsızlığı trans hali ile açıklansa bile bu, çorapların nasıl olup da
yanıtladığını açıklayamaz. Yürüyüş sırasında beynin acıyı bastıran
'endorfin' gibi maddeleri salgıladığı doğrudur ama bu da ayak taban derilerinin
nasıl olup da yanmadığına açıklık getirmez. Psikologlara göre ateş
yürüyüşü henüz bilimsel yöntemlerle tam açıklığa kavuşturulabilmiş değildir. Hiç
bir dini inancı olmayanlar da dahil, ateşte yürüyenlere kendilerinin bu gücü
nereden aldıkları sorulduğunda, tümü aynı cevabı veriyor: İnanç.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
Hindistan, Japonya, Güney Afrika, Endonezya, Tahiti gibi yerlerde binlerce
yıldan beri dini geleneklere dayanarak uygulanagelmiştir. Günümüzde ise gösteri
ve psikolojik tedavi de dahil bir çok amaçla uygulanmakta, bu konuda bilimsel
toplantılar ve seminerler düzenlenmektedir. Psikolojik tedavi amacı ile
uygulayanlar asıl amacın ateşin üzerinden yürümeyi başarmak değil, bunu
başardıktan sonra güven duygusu ile özel hayatta ve iş yaşamında da başarılı
olmak olduğunu söylüyorlar. Önemli olanın ateşe hükmetmek değil, güvenemediğimiz
her şeyin üzerine cesaretle gitmek olduğunu savunuyorlar. Peki nasıl
oluyor da ateşte yürüyenlerin ayaklarına bir şey olmuyor? Olaya ruhsal bilinç
değil de bilimsel açıdan yaklaşanların değişik görüşleri var. Bir görüşe göre
200 - 300 derece sıcaklıkta ayak tabanları normalden çok ter atmakta, bu ter
tabakası koruyucu bir örtü oluşturmaktadır. Nasıl kızgın bir tava
üzerine düşen su damlası, aralarında oluşan buhar tabakası nedeniyle hemen yok
olmaz, tava üzerinde zıplayıp durursa, onun gibi bir şey. Ancak ayak tabanı ile
kızgın kömürler arasında böyle bir şeyin oluşması mümkün görülmüyor. Bir
diğer görüşe göre önemli olan ayağın kömürler üzerine basış süresidir. Buna göre
yüksek sıcaklıklar, çok kısa bir sürede etkili oldukları zaman acı vermiyorlar.
Deri yüzeyindeki alıcılar ısıya oldukça yavaş reaksiyon gösterdiklerinden 0,3
saniyeden kısa bir sürede etkili olan 500 derecelik bir sıcaklığı yalnızca 2
derece olarak algılıyorlar. Bu nedenle ateş üzerinde yürüyenler işin tekniğini
biliyorlar ve çok hızlı hareket ediyorlar, böylece ateşe basış sürelerinin çok
kısa olmasını sağlıyorlar. Ama bu görüş de tam tatminkar değil. Basış
süresi 0,3 saniyeyi geçmesine hatta 7 saniyeyi bulmasına rağmen ayakları
yanmayan yürüyücüler de var. Ateş üzerinde çorapla yürüyenlerin ayaklarının
duyarsızlığı trans hali ile açıklansa bile bu, çorapların nasıl olup da
yanıtladığını açıklayamaz. Yürüyüş sırasında beynin acıyı bastıran
'endorfin' gibi maddeleri salgıladığı doğrudur ama bu da ayak taban derilerinin
nasıl olup da yanmadığına açıklık getirmez. Psikologlara göre ateş
yürüyüşü henüz bilimsel yöntemlerle tam açıklığa kavuşturulabilmiş değildir. Hiç
bir dini inancı olmayanlar da dahil, ateşte yürüyenlere kendilerinin bu gücü
nereden aldıkları sorulduğunda, tümü aynı cevabı veriyor: İnanç.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
