- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Asıl mesleği öğretmenlik olan 1864 doğumlu Anna Jarvis, 1902 yılında
babası ölünce annesi ile beraber ABD'de, Philadelphia'da yaşamaya ve çalışmaya
başladı. Üç yıl sonra 9 Mayıs 1905'de de annesini kaybetti. Sürekli annesi ile
beraber yaşamasına rağmen öldükten sonra Ona hayatta iken gerekli ilgiyi
gösteremediğine inanıyor ve bunun ezikliğini duyuyordu. İki sene sonra
Mayıs'ın ikinci pazarında, annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine
çağırdı ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk
onlara açtı. Fikir kabul gördü, anneler memnun kaldı, babalar itiraz etmedi,
Amerika'nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal desteği sağladı.
İlk anneler günü Jarvis'in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini
dersler verdiği Grafton'daki bir kilisede, 10 Mayıs 1908'de, 407 çocuk ve
annesinin katılımı ile kutlandı. Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin
en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra,
temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil Amerika'da
anneler gününün sembolü olarak kabul edildi. Sıra anneler gününü milli
bir gün olarak kabul ettirmeye gelmişti. Jarvis, tarihte tek bir kişi
tarafından gerçekleştirilen en başarılı mektup yazma kampanyası ile gazete
patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar
ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti. Fikir o kadar çok ve çabuk kabul gördü
ki, Senato onaylamadan çok önce, bir çok eyalet ve şehirde anneler günü
kutlamaları gayrı resmi olarak başlatılmıştı bile. Sonunda 8 Mayıs
1914'de Senato'nun onayı, Başkan Wilson'ın da imzası ile Mayıs'ın ikinci pazarı
'Anneler Günü' olarak resmen ilan edildi. Çok kısa sürede diğer ülkelere de
yayılan bu gün çiçek ve tebrik kartı satışlarının tavana vurduğu bir gün oldu.
Anna Jarvis sonunda muradına ermiş, kampanyasını başarı ile
sonuçlandırmıştı ama kendi hayatı pek mutlu sonla bitmedi. Yoğun çalışmadan
evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her anneler günü onun için bu
yönden acı oldu. Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü
bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki savaş açtı. Davaların
hepsini kaybetti. Dünyadan elini eteğini çekti. Bütün gelirlerini hatta
ailesinden kalan evini bile kaybetti. Kalan hayatını- adadığı, gözleri
görmeyen kız kardeşi Elsino-re'da 1944'de ölünce sağlığı da tehlikeye girdi.
Dostları ona destek vererek son yılını sanatoryumda geçirmesini sağladılar.
Bütün dünya annelerinin en azından senede bir gün mutlu olmalarını sağlayan Anna
Jarvin, mutsuz, yarı görmez ve yalnız bir şekilde 1948'de 84 yaşında öldü.
Ülkemizde de Türk Kadınlar Birliği'nin girişimi ve önerisi üzerine 1955
yılından beri Mayıs ayının ikinci Pazar günü 'Anneler Günü' olarak
kutlanmaktadır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
babası ölünce annesi ile beraber ABD'de, Philadelphia'da yaşamaya ve çalışmaya
başladı. Üç yıl sonra 9 Mayıs 1905'de de annesini kaybetti. Sürekli annesi ile
beraber yaşamasına rağmen öldükten sonra Ona hayatta iken gerekli ilgiyi
gösteremediğine inanıyor ve bunun ezikliğini duyuyordu. İki sene sonra
Mayıs'ın ikinci pazarında, annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine
çağırdı ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk
onlara açtı. Fikir kabul gördü, anneler memnun kaldı, babalar itiraz etmedi,
Amerika'nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal desteği sağladı.
İlk anneler günü Jarvis'in annesinin 20 yıl süresince haftalık dini
dersler verdiği Grafton'daki bir kilisede, 10 Mayıs 1908'de, 407 çocuk ve
annesinin katılımı ile kutlandı. Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin
en çok sevdiği çiçek olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra,
temizliği, asaleti, şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil Amerika'da
anneler gününün sembolü olarak kabul edildi. Sıra anneler gününü milli
bir gün olarak kabul ettirmeye gelmişti. Jarvis, tarihte tek bir kişi
tarafından gerçekleştirilen en başarılı mektup yazma kampanyası ile gazete
patronlarından işadamlarına, devlet adamlarından din adamlarına kadar
ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti. Fikir o kadar çok ve çabuk kabul gördü
ki, Senato onaylamadan çok önce, bir çok eyalet ve şehirde anneler günü
kutlamaları gayrı resmi olarak başlatılmıştı bile. Sonunda 8 Mayıs
1914'de Senato'nun onayı, Başkan Wilson'ın da imzası ile Mayıs'ın ikinci pazarı
'Anneler Günü' olarak resmen ilan edildi. Çok kısa sürede diğer ülkelere de
yayılan bu gün çiçek ve tebrik kartı satışlarının tavana vurduğu bir gün oldu.
Anna Jarvis sonunda muradına ermiş, kampanyasını başarı ile
sonuçlandırmıştı ama kendi hayatı pek mutlu sonla bitmedi. Yoğun çalışmadan
evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her anneler günü onun için bu
yönden acı oldu. Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü
bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki savaş açtı. Davaların
hepsini kaybetti. Dünyadan elini eteğini çekti. Bütün gelirlerini hatta
ailesinden kalan evini bile kaybetti. Kalan hayatını- adadığı, gözleri
görmeyen kız kardeşi Elsino-re'da 1944'de ölünce sağlığı da tehlikeye girdi.
Dostları ona destek vererek son yılını sanatoryumda geçirmesini sağladılar.
Bütün dünya annelerinin en azından senede bir gün mutlu olmalarını sağlayan Anna
Jarvin, mutsuz, yarı görmez ve yalnız bir şekilde 1948'de 84 yaşında öldü.
Ülkemizde de Türk Kadınlar Birliği'nin girişimi ve önerisi üzerine 1955
yılından beri Mayıs ayının ikinci Pazar günü 'Anneler Günü' olarak
kutlanmaktadır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
