- Katılım
- 8 Şubat 2008
- Mesajlar
- 1,632
- Reaksiyon puanı
- 6
- Puanları
- 0
Dr. Ender Saraç, kamuoyunun yakından tanıdığı,
medyanın görüşlerine büyük önem verdiği uzmanların başında geliyor.
Sağlıklı hayat, diyet, doğru beslenme, obezite ve stres gibi konularda
yaptığı çalışmalarla adından sıkça söz ettiren Saraç, son günlerde
"Ruhsal Gelişim ve Kader" isimli kitabıyla gündemde.
İnsanlara, "Niçin yaratıldım, ölüm sonrasına hazır mıyım?" gibi
soruları sordurmak amacıyla bu kitabı yazdığının altını çizen ünlü doktor,
eserinde önemli bir tespite de yer veriyor:
Allah'ın 99 ismini (Esmaü'l-Hüsna) zikretmek bir enerji tekniğidir.
Bunun meditasyon gibi pozitif enerji verecek
etkili bir yöntem olduğunu vurgulayan Saraç,
doğru yapıldığında insanda eksik olan enerjileri tamamlayacağını,
zarar veren enerjileri de törpüleyip kişiyi rahatlatacağını anlatıyor.
Saraç,
kendini merhametsiz hissedenlere Allah'ın 'Er Rahim' ve 'Er Rahman',
sinirlilere 'El Halim',
içinde sevgi eksikliği bulunanlara ise 'Ya Vedud' ismini tekrarlamalarını öneriyor.
Artık dünyada her şeyin bilimsel olarak açıklandığını ifade ederken,
bu tezini ilginç bir öngörüyle destekliyor:
"Ayetü'l-Kürsi, Felak ve Nas sureleri okunduğunda insanın
aurasının kalınlaştığı yani korunduğu çok kısa süre içinde
ince aletlerle tespit edilecek."
__________________
...Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN
ALINTIDIR
Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: “Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece ‘Allah’ diye cevap ver.” demiş.
Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan “Allah” demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla “Allah” diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş.
Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. “Kimsin?
Derdin ne? Ne istersin?” demiş ise de, genç, padişaha karşı da “Allah” demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış.
Derviş akşam gencin yanına gelmiş. “Padişah sana “Kızımı vereyim” diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!” diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: “Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim.” deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında “Yok” demiş. Artık onu da istemiyorum.
Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.”
ALINTIDIR
SEVGİYLE KADIK
medyanın görüşlerine büyük önem verdiği uzmanların başında geliyor.
Sağlıklı hayat, diyet, doğru beslenme, obezite ve stres gibi konularda
yaptığı çalışmalarla adından sıkça söz ettiren Saraç, son günlerde
"Ruhsal Gelişim ve Kader" isimli kitabıyla gündemde.
İnsanlara, "Niçin yaratıldım, ölüm sonrasına hazır mıyım?" gibi
soruları sordurmak amacıyla bu kitabı yazdığının altını çizen ünlü doktor,
eserinde önemli bir tespite de yer veriyor:
Allah'ın 99 ismini (Esmaü'l-Hüsna) zikretmek bir enerji tekniğidir.
Bunun meditasyon gibi pozitif enerji verecek
etkili bir yöntem olduğunu vurgulayan Saraç,
doğru yapıldığında insanda eksik olan enerjileri tamamlayacağını,
zarar veren enerjileri de törpüleyip kişiyi rahatlatacağını anlatıyor.
Saraç,
kendini merhametsiz hissedenlere Allah'ın 'Er Rahim' ve 'Er Rahman',
sinirlilere 'El Halim',
içinde sevgi eksikliği bulunanlara ise 'Ya Vedud' ismini tekrarlamalarını öneriyor.
Artık dünyada her şeyin bilimsel olarak açıklandığını ifade ederken,
bu tezini ilginç bir öngörüyle destekliyor:
"Ayetü'l-Kürsi, Felak ve Nas sureleri okunduğunda insanın
aurasının kalınlaştığı yani korunduğu çok kısa süre içinde
ince aletlerle tespit edilecek."
__________________
...Sermayem Rahmetin, İlacım Cemalindir...
YARSIN… CANSIN… ŞİFASIN
ALINTIDIR
Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: “Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece ‘Allah’ diye cevap ver.” demiş.
Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan “Allah” demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla “Allah” diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş.
Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. “Kimsin?
Derdin ne? Ne istersin?” demiş ise de, genç, padişaha karşı da “Allah” demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış.
Derviş akşam gencin yanına gelmiş. “Padişah sana “Kızımı vereyim” diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!” diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: “Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim.” deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında “Yok” demiş. Artık onu da istemiyorum.
Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.”
ALINTIDIR
SEVGİYLE KADIK
