- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bunun anlamı, küçük bir olaydan yaşamı alt üst eden
bir felakete kadar çeşitli şekillerde ortaya çıkabileceğidir. Aksiliğin sizi
etkileme derecesi, bakış açınız, geçmiş deneyimleriniz ve kişisel gelişim
düzeyiniz ile belirlenir.
Her şey yolunda gittiğinde, yaşamak kolaydır. Esas zorluk, aksilik sizi iki
gözünüzün ortasından vurduğunda kendinizi iyi hissetmeye devam etmektir. İşte bu
noktada, iç konuşma, yaşamsal önem taşır. İç konuşma, kendiniz hakkında
düşündüğünüz ve söylediğiniz şeydir. Bunu kendi kafanızda yapabileceğiniz gibi,
başkalarına yüksek sesle de ifade edebilirsiniz. Aksilik yaşamınıza girmeden
önce yapılan iç konuşma, aksiliği atlatma konusunda en az aksilik sonrası
yapılan iç konuşma kadar etkilidir.
Aksilik öncesi yapılan iç konuşma, özgüveninizi harekete geçirip destekler ve
yolunuza ne çıkarsa çıksın mücadele etme yeteneğinizi güçlendirir. Aksiliği
yaşamadan önce kendinizi nasıl hissettiğiniz, aksiliğin sizi etkileme biçimi ve
onunla nasıl başa çıkacağınıza ilişkin kararınız ile yakından ilgilidir. Olumsuz
iç konuşma, aksilikten kurtulmayı zorlaştırır ve kendine gelme sürenizi belirsiz
bir biçimde uzatır; çünkü, bu tür bir iç konuşma, koşullarınızı kabullenip ileri
doğru hareket etmenizi engeller. Ne var ki, aksilik öncesi iyimserliği ve
özgüveni telkin eden bir iç konuşma yaparsanız, olumlu bakış açısını korumak
kolaylaşır. Örneğin, sürekli olarak cesaretlendirici bir iç konuşma yaparsanız,
özgüven ve kendinize ilişkin güçlü bir imge geliştirirsiniz ki bu da akran
baskısının, kaybın, kırıcı konuşan insanların ve aksi giden diğer koşulların
etkisini hafifletir.
Aksiliğin ardından bilinçli bir iç konuşma yapabilirsiniz. Bu konuşma,
durumun etkisini azaltır; yaratıcılığı geliştirir; iyimserliği destekler ve
kendinize dair sağlıklı bir imge oluşturur. Böyle anlarda şu düşünceleri tekrar
etmek istersiniz: Bunu atlatacağım ya da Bu, sadece basit bir aksaklık;
üstesinden gelip yoluma devam edeceğim. Önemli olan, bilinçli olarak,
olumsuzdan çok, olumlu bir iç konuşma yapmaktır. Bunu, iç konuşmanızı
gözlemleyerek başarabilirsiniz.
Kendiniz hakkında ne düşündüğünüzün ve söylediğinizin farkında olmayı
amaçlayın. Böylece, iç konuşmanızın mevcut eğiliminin, olumlu mu olumsuz mu
olduğuna, korku mu umut mu taşıdığına, en önemlisi de kim olduğunuza dair olumlu
bir imge yaratıp yaratmadığına karar verebilirsiniz. Aksilik durumunda, iç
konuşmanızın, Yapmalıydım ve Yapabilirdim düşünceleriyle geçmişe
saplanmasını engelleyin.
İç konuşmanızın gidişatının bilincinde olmak, konuşmanın sizi, niyetinizi ve
hedeflerinizi desteklemekten aciz kalması halinde yönünü değiştirmek için
gerekli zihinsel çevikliği kazandırır. Örneğin, bir aksilikle karşılaştığınızda,
kendinizi zor durumlara düşürme becerinizi vurgulayan bir iç konuşma,
destekleyici olmaktan uzaklaşıp, olumlu bir öz imge yaratmakta başarısız
olacaktır. Şaka yollu söylenmiş olsa bile bu yorumlar eşit derecede yıkıcıdır;
çünkü mizah, kendiniz hakkında doğru olduğuna inandığınız birşeyi maskelemekten
başka işe yaramaz. Ayrıca bu yorumlar, bir mıknatıs işlevi görür ve bu türden
daha fazla deneyimi kapınıza çeker.
İç konuşmanızın aşağı çeken bir sarmal haline gelip gelmediğini anlayabilmek
önemlidir. O hale gelmişse, iç konuşmanızın aksilikten kurtulma yeteneğinizi
köreltip köreltmediğini kendinize sormanız gerekir. Yanıtınız, olan bitenin
diğer tarafına geçmenize yardımcı olacak bir iç diyaloğu ateşleyecektir.
Kendinizle sürekli, bir kurbandan çok, Bunu atlatabilirim ya da Ben ayakta
kalmayı becerebilen biriyim türü düşüncelerle kurtuluşu teşvik edip destekleyen
biri gibi konuşarak bu süreci kolaylaştırabilirsiniz. İç konuşmanızın gidişatını
dönüştürmek, farkındalık, arzu ve bilinçli bir çaba gerektirir; sonuçlar,
gösterdiğiniz bağlılığa değer.
Aksiliğin üstesinden gelmek için iç konuşmayı kullanmanın bir başka yolu, bir
aksilik durumunda, enerjiyi, tutkuyu ve başlangıçtaki hedefinizi tekrar
ateşlemek üzere kullanabileceğiniz olumlu önermeler tasarlamaktır. Bu önermeler,
Bunu yapabilirim ya da Her tür engeli aşabilirim demek kadar temel nitelikli
olabilir. Defalarca tekrarlanan bu önermeler, çok güçlü bir etkiye sahiptir ve
en yıkıcı aksiliklerde bile kendinizi desteklemeniz için bilinçli bir yol
sunar.
İç konuşma, kendini gerçekleştirme yoluyla sefaleti bile olumlu bir duruma
dönüştürme imkanı verir. Bu süreç, Yapamam, Yapmam ve Deneyeceğim ile
başlayan kuşkulu dili terk edip, yerine siz ve ne yaptığınız hakkında kararlı
düşünce ve önermeleri koyar. Aksilik, sizdeki en iyi şeyleri alıp götürmeye
çalıştığında, bu dilsel dönüşüm, güveni pekiştirir, özgüveni artırır, kararınızı
güçlendirir ve gerek tutumunuza, gerekse hislerinize yönelik zararlı etkileri
sınırlar.
Aksilik yönetiminde etkili bir başka unsur da mükemmellik beklentinizdir.
Elbette, mükemmelliği teşvik eden iç konuşmalar yapmak istersiniz; ama aksilik,
beklemeniz ve hazırlıklı olmanız gereken birşeydir. Yaptığınız her şeyde
mükemmel olmama ihtimalini mutlaka göz önünde tutun ki işler planlandığı gibi
gitmediğinde sağlıklı düşünebilin ve zihinsel çevikliğinizi koruyabilin. Böyle
bir kafa yapısına sahip olmak için, açık fikirliliği ve çözüm odaklı düşünmeyi
teşvik eden bir iç konuşma yapın.
Yaşamda karşılaştığınız aksilik ne olursa olsun, bunun yolunuza çıkan ve
aşmanız gereken bir engel olduğunu unutmayın. Bu engeli aşarak, daha sonra
işinize yarayacak birşey öğrenmiş ya da yaşamış olursunuz. İç konuşma, her gün
yaptığınız birşeydir. İç konuşmanızı sürekli gözlemleyin. Bu sayede, her zaman
bir adım önde olacaksınız.
Yazar: Michael J. Russ
bir felakete kadar çeşitli şekillerde ortaya çıkabileceğidir. Aksiliğin sizi
etkileme derecesi, bakış açınız, geçmiş deneyimleriniz ve kişisel gelişim
düzeyiniz ile belirlenir.
Her şey yolunda gittiğinde, yaşamak kolaydır. Esas zorluk, aksilik sizi iki
gözünüzün ortasından vurduğunda kendinizi iyi hissetmeye devam etmektir. İşte bu
noktada, iç konuşma, yaşamsal önem taşır. İç konuşma, kendiniz hakkında
düşündüğünüz ve söylediğiniz şeydir. Bunu kendi kafanızda yapabileceğiniz gibi,
başkalarına yüksek sesle de ifade edebilirsiniz. Aksilik yaşamınıza girmeden
önce yapılan iç konuşma, aksiliği atlatma konusunda en az aksilik sonrası
yapılan iç konuşma kadar etkilidir.
Aksilik öncesi yapılan iç konuşma, özgüveninizi harekete geçirip destekler ve
yolunuza ne çıkarsa çıksın mücadele etme yeteneğinizi güçlendirir. Aksiliği
yaşamadan önce kendinizi nasıl hissettiğiniz, aksiliğin sizi etkileme biçimi ve
onunla nasıl başa çıkacağınıza ilişkin kararınız ile yakından ilgilidir. Olumsuz
iç konuşma, aksilikten kurtulmayı zorlaştırır ve kendine gelme sürenizi belirsiz
bir biçimde uzatır; çünkü, bu tür bir iç konuşma, koşullarınızı kabullenip ileri
doğru hareket etmenizi engeller. Ne var ki, aksilik öncesi iyimserliği ve
özgüveni telkin eden bir iç konuşma yaparsanız, olumlu bakış açısını korumak
kolaylaşır. Örneğin, sürekli olarak cesaretlendirici bir iç konuşma yaparsanız,
özgüven ve kendinize ilişkin güçlü bir imge geliştirirsiniz ki bu da akran
baskısının, kaybın, kırıcı konuşan insanların ve aksi giden diğer koşulların
etkisini hafifletir.
Aksiliğin ardından bilinçli bir iç konuşma yapabilirsiniz. Bu konuşma,
durumun etkisini azaltır; yaratıcılığı geliştirir; iyimserliği destekler ve
kendinize dair sağlıklı bir imge oluşturur. Böyle anlarda şu düşünceleri tekrar
etmek istersiniz: Bunu atlatacağım ya da Bu, sadece basit bir aksaklık;
üstesinden gelip yoluma devam edeceğim. Önemli olan, bilinçli olarak,
olumsuzdan çok, olumlu bir iç konuşma yapmaktır. Bunu, iç konuşmanızı
gözlemleyerek başarabilirsiniz.
Kendiniz hakkında ne düşündüğünüzün ve söylediğinizin farkında olmayı
amaçlayın. Böylece, iç konuşmanızın mevcut eğiliminin, olumlu mu olumsuz mu
olduğuna, korku mu umut mu taşıdığına, en önemlisi de kim olduğunuza dair olumlu
bir imge yaratıp yaratmadığına karar verebilirsiniz. Aksilik durumunda, iç
konuşmanızın, Yapmalıydım ve Yapabilirdim düşünceleriyle geçmişe
saplanmasını engelleyin.
İç konuşmanızın gidişatının bilincinde olmak, konuşmanın sizi, niyetinizi ve
hedeflerinizi desteklemekten aciz kalması halinde yönünü değiştirmek için
gerekli zihinsel çevikliği kazandırır. Örneğin, bir aksilikle karşılaştığınızda,
kendinizi zor durumlara düşürme becerinizi vurgulayan bir iç konuşma,
destekleyici olmaktan uzaklaşıp, olumlu bir öz imge yaratmakta başarısız
olacaktır. Şaka yollu söylenmiş olsa bile bu yorumlar eşit derecede yıkıcıdır;
çünkü mizah, kendiniz hakkında doğru olduğuna inandığınız birşeyi maskelemekten
başka işe yaramaz. Ayrıca bu yorumlar, bir mıknatıs işlevi görür ve bu türden
daha fazla deneyimi kapınıza çeker.
İç konuşmanızın aşağı çeken bir sarmal haline gelip gelmediğini anlayabilmek
önemlidir. O hale gelmişse, iç konuşmanızın aksilikten kurtulma yeteneğinizi
köreltip köreltmediğini kendinize sormanız gerekir. Yanıtınız, olan bitenin
diğer tarafına geçmenize yardımcı olacak bir iç diyaloğu ateşleyecektir.
Kendinizle sürekli, bir kurbandan çok, Bunu atlatabilirim ya da Ben ayakta
kalmayı becerebilen biriyim türü düşüncelerle kurtuluşu teşvik edip destekleyen
biri gibi konuşarak bu süreci kolaylaştırabilirsiniz. İç konuşmanızın gidişatını
dönüştürmek, farkındalık, arzu ve bilinçli bir çaba gerektirir; sonuçlar,
gösterdiğiniz bağlılığa değer.
Aksiliğin üstesinden gelmek için iç konuşmayı kullanmanın bir başka yolu, bir
aksilik durumunda, enerjiyi, tutkuyu ve başlangıçtaki hedefinizi tekrar
ateşlemek üzere kullanabileceğiniz olumlu önermeler tasarlamaktır. Bu önermeler,
Bunu yapabilirim ya da Her tür engeli aşabilirim demek kadar temel nitelikli
olabilir. Defalarca tekrarlanan bu önermeler, çok güçlü bir etkiye sahiptir ve
en yıkıcı aksiliklerde bile kendinizi desteklemeniz için bilinçli bir yol
sunar.
İç konuşma, kendini gerçekleştirme yoluyla sefaleti bile olumlu bir duruma
dönüştürme imkanı verir. Bu süreç, Yapamam, Yapmam ve Deneyeceğim ile
başlayan kuşkulu dili terk edip, yerine siz ve ne yaptığınız hakkında kararlı
düşünce ve önermeleri koyar. Aksilik, sizdeki en iyi şeyleri alıp götürmeye
çalıştığında, bu dilsel dönüşüm, güveni pekiştirir, özgüveni artırır, kararınızı
güçlendirir ve gerek tutumunuza, gerekse hislerinize yönelik zararlı etkileri
sınırlar.
Aksilik yönetiminde etkili bir başka unsur da mükemmellik beklentinizdir.
Elbette, mükemmelliği teşvik eden iç konuşmalar yapmak istersiniz; ama aksilik,
beklemeniz ve hazırlıklı olmanız gereken birşeydir. Yaptığınız her şeyde
mükemmel olmama ihtimalini mutlaka göz önünde tutun ki işler planlandığı gibi
gitmediğinde sağlıklı düşünebilin ve zihinsel çevikliğinizi koruyabilin. Böyle
bir kafa yapısına sahip olmak için, açık fikirliliği ve çözüm odaklı düşünmeyi
teşvik eden bir iç konuşma yapın.
Yaşamda karşılaştığınız aksilik ne olursa olsun, bunun yolunuza çıkan ve
aşmanız gereken bir engel olduğunu unutmayın. Bu engeli aşarak, daha sonra
işinize yarayacak birşey öğrenmiş ya da yaşamış olursunuz. İç konuşma, her gün
yaptığınız birşeydir. İç konuşmanızı sürekli gözlemleyin. Bu sayede, her zaman
bir adım önde olacaksınız.
Yazar: Michael J. Russ
