- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bir hastalık söz konusu olmadığı sürece şüphesiz herkesin
aklı vardır. Akıllı olmak, kendi davranışlarını bilmek, kontrol edebilmek, doğru
ve yanlışlarını değerlendirebilmek yeteneğidir. Akıl, insanı hayvandan
ayırt eden en önemli faktördür. Hayvanlar yalan söyleyemez ama insanlar sık sık
bu yola başvurur. İşte insandaki yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme,
bir konuda fikir yürütebilme, görüş belirtebilme yeteneği akıldır. 'Ah
şimdiki aklım olsaydı' lafını çok işitmişizdir. Demek ki, akıl insan
olgunlaştıkça da değişiyor ve insanın kendisi de bunun farkına varıyor. Bir
insan değişik fikirlerle diğerinin aklını karıştırabilir. Hayret verici,
şaşırtıcı şeyler insanın aklını durdurabilir. Bir şeyin içeriğini
anlamamak 'akıl erdirememek' olarak nitelendirilirken başkalarının çözemediği
bir sorunu çözen kişiye 'bir tek o akıl etti' denilir. Birine bir yol göstermek
ona 'akıl vermek'tir. Bir şeyi hatırlamak, unutmamak 'akılda tutmak'tır.
'Akılsız' tanımı ise doğru ve isabetli düşünemeyen anlamında
kullanılır.Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama
ve açıklayarak çözme yeteneğidir. Genel olarak zekanın 12 yaşına kadar hızla
geliştiği sonra gelişme hızının yavaşlayarak 20 yaşına kadar sürdüğü, orta
yaşlarda ise zeka seviyesinin sabit kaldığı kabul edilir. Zeka
hayvanlarda da vardır. Hayvanlarda zeka bir nevi içgüdüsel olaydır. Şüphesiz
hayvan zekası insana göre gelişmemiştir ama her iki zeka türü de sinir sistemi
ile ilgilidir. İnsanı ayıran, evriminde oluşmuş konuşabilirle özelliği, dik
durabilmesi, el yapısı nedeniyle aletleri kullanabilmesi ve gelişmiş beyin ve
sinir sistemidir. Zeka, bir insanın her türlü olay karşısında aynı
yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir müzik bestecisi kendi duygusal
yapısının içersinde en karışık eserleri aklıyla değil zekası sayesinde
oluşturur. Biz bu kişilere 'müzik dehası' diyoruz. Ancak bu müzik dehaları en
basit bir matematik problemini bile çözemeyebilirler. Sonuç olarak zeka,
ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere, iradeye ve
bilgi edinme isteğine göre farklılıklar gösterebiliyor. Akıl somut olarak
ölçülemez ama zeka pek sağlıklı olmasa da IQ denilen bir testle ölçülmeye
çalışılıyor.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
aklı vardır. Akıllı olmak, kendi davranışlarını bilmek, kontrol edebilmek, doğru
ve yanlışlarını değerlendirebilmek yeteneğidir. Akıl, insanı hayvandan
ayırt eden en önemli faktördür. Hayvanlar yalan söyleyemez ama insanlar sık sık
bu yola başvurur. İşte insandaki yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme,
bir konuda fikir yürütebilme, görüş belirtebilme yeteneği akıldır. 'Ah
şimdiki aklım olsaydı' lafını çok işitmişizdir. Demek ki, akıl insan
olgunlaştıkça da değişiyor ve insanın kendisi de bunun farkına varıyor. Bir
insan değişik fikirlerle diğerinin aklını karıştırabilir. Hayret verici,
şaşırtıcı şeyler insanın aklını durdurabilir. Bir şeyin içeriğini
anlamamak 'akıl erdirememek' olarak nitelendirilirken başkalarının çözemediği
bir sorunu çözen kişiye 'bir tek o akıl etti' denilir. Birine bir yol göstermek
ona 'akıl vermek'tir. Bir şeyi hatırlamak, unutmamak 'akılda tutmak'tır.
'Akılsız' tanımı ise doğru ve isabetli düşünemeyen anlamında
kullanılır.Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama
ve açıklayarak çözme yeteneğidir. Genel olarak zekanın 12 yaşına kadar hızla
geliştiği sonra gelişme hızının yavaşlayarak 20 yaşına kadar sürdüğü, orta
yaşlarda ise zeka seviyesinin sabit kaldığı kabul edilir. Zeka
hayvanlarda da vardır. Hayvanlarda zeka bir nevi içgüdüsel olaydır. Şüphesiz
hayvan zekası insana göre gelişmemiştir ama her iki zeka türü de sinir sistemi
ile ilgilidir. İnsanı ayıran, evriminde oluşmuş konuşabilirle özelliği, dik
durabilmesi, el yapısı nedeniyle aletleri kullanabilmesi ve gelişmiş beyin ve
sinir sistemidir. Zeka, bir insanın her türlü olay karşısında aynı
yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir müzik bestecisi kendi duygusal
yapısının içersinde en karışık eserleri aklıyla değil zekası sayesinde
oluşturur. Biz bu kişilere 'müzik dehası' diyoruz. Ancak bu müzik dehaları en
basit bir matematik problemini bile çözemeyebilirler. Sonuç olarak zeka,
ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere, iradeye ve
bilgi edinme isteğine göre farklılıklar gösterebiliyor. Akıl somut olarak
ölçülemez ama zeka pek sağlıklı olmasa da IQ denilen bir testle ölçülmeye
çalışılıyor.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
