- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Borçlanma Merkez Bankası'ndan yapılıyorsa, bu
emisyona, munzam para arzına yol açar. Merkez Bankası'ndan alınan borç
ödenmeyebilir. Özel ekonomi birimlerinden yapılan borçlanmanın vadesi geldiğinde
ödenmesi gerekir. Devletin özel ekonomi birimlerinden yaptığı borçlanma, ana
paranın ve faizinin geri ödenmesi dolayısıyla gelir dağılımını değiştirmektedir.
Klasik iktisatçılar denk bütçe yanlısıydılar. Bunun sebebi ekonominin kendi
mekanizmaları sayesinde her zaman dengeye geleceği konusundaki inançlarıydı. Bu
iktisatçılara göre ekonomik durgunluk ve işsizlik arızi durumlar olup, devletin
müdahalesi gerekmeden düzelebilir.Devlet bütçesinin açık vermesi ise
ekonominin normal işleyişine bir müdahale, dengeyi bozucu bir husus
sayıldığından, kesinlikle benimsenmemekteydi. 1920'lerin sonuna rastlayan büyük
Dünya Ekonomik Krizi , klasik iktisatçıların yanıldıklarını göstermiştir. Ancak
teorik açıdan ekonominin neden kendi kendine dengeye gelemediğinin ispatlanması
için J.M. Keynes'in Genel Teori adlı eserini beklemek gerekmiştir. Keynes bu
eserinde getirdiği yeni kavramlar ve analizi ile bir ekonominin düşük istihdam
seviyesinde de dengeye gelebileceğini ispat etmiştir.Durgunluk ve
işsizliğin yaygın olduğu, kapasitenin kullanılmadığı bir ekonomide munzam
harcamalar yapılarak gelirlerin artırılması gerekir. Bu munzam harcamaların
yapılması ise devlete düşmektedir. Devlet Merkez Bankası'ndan ya da özel ekonomi
birimlerinden elde ettiği parayı harcadığında, bu harcamanın ekonomi üzerinde
canlandırıcı bir etkisi olmaktadır. Devletin yaptığı munzam harcama vasıtası ile
gelir yaratılması ve sağlanan canlanma, yapılan ilk harcamaların çok üzerinde
olmaktadır ki, bu olguya "çarpan etkisi" denir.Açık bütçe politikası ya
da borçlanma karşılığında harcama yapılarak ekonominin canlandırılmasını, normal
kamu gelirlerinin yetersizliğinden dolayı bütçe açığı meydana gelmesinden
ayırmak gerekir. Açık bütçe politikası, iktisadi durgunluk ortamında bilinçli
olarak uygulanan bir politikadır. Oysa hükümetler, vergi sistemlerinin
yetersizliğinden dolayı, öngörülen harcamaları karşılamak üzere tam çalışma ve
hatta enflasyon ortamında bile açık finansman yoluna
gitmektedirler.Günümüzde çok görülen bu husus enflasyonu büsbütün
körüklemektedir. Son yıllarda dünya ülkelerinde gözlenen ekonomik bunalım
çeşidi, 1920'lerdeki büyük depresyondan farklıdır. Büyük depresyonda üretimin
düşmesinin yanı sıra fiyatlar ve gelir düzeyi de düşmekteydi. Oysa günümüzde
üretim düşmesine, işsizliğin artmasına rağmen fiyatlar yükselmeye devam
etmektedir ki, bu duruma "stagflasyon" adı verilmiştir.Stagflasyon
ortamında ekonomiyi canlandırmak için açık bütçe politikasına başvurulursa
şiddetli bir enflasyonla karşılaşılır. Bu nedenle açık bütçe politikası yerine
bunun tam zıddı olan sıkı para politikası uygulanmaktadır. Sıkı para politikası
enflasyonu frenlemekle beraber, durgunluğu büsbütün artırmaktadır. Bu
nedenlerle, durgunluk ve enflasyonun bir arada olduğu bir ortama hangi ekonomi
araçlarıyla müdahale edilmesi gerektiği kesinlik kazanmamıştır.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiZoraki KabulZihniyetZevk-Gerçeklik İlkesiYansımalı DüşünceYafes ve Sam KompleksiVücut ŞemasıVerbalizmVaroluşun EstetiğiÜst İletişimUyuz Keçi EtkisiUyumUlyses MetaforuTutum ÖlçekleriTutum DeğişimiTutumTutuklular İkilemiTransaksiyonel SüreçTransaksiyonel Analiz
emisyona, munzam para arzına yol açar. Merkez Bankası'ndan alınan borç
ödenmeyebilir. Özel ekonomi birimlerinden yapılan borçlanmanın vadesi geldiğinde
ödenmesi gerekir. Devletin özel ekonomi birimlerinden yaptığı borçlanma, ana
paranın ve faizinin geri ödenmesi dolayısıyla gelir dağılımını değiştirmektedir.
Klasik iktisatçılar denk bütçe yanlısıydılar. Bunun sebebi ekonominin kendi
mekanizmaları sayesinde her zaman dengeye geleceği konusundaki inançlarıydı. Bu
iktisatçılara göre ekonomik durgunluk ve işsizlik arızi durumlar olup, devletin
müdahalesi gerekmeden düzelebilir.Devlet bütçesinin açık vermesi ise
ekonominin normal işleyişine bir müdahale, dengeyi bozucu bir husus
sayıldığından, kesinlikle benimsenmemekteydi. 1920'lerin sonuna rastlayan büyük
Dünya Ekonomik Krizi , klasik iktisatçıların yanıldıklarını göstermiştir. Ancak
teorik açıdan ekonominin neden kendi kendine dengeye gelemediğinin ispatlanması
için J.M. Keynes'in Genel Teori adlı eserini beklemek gerekmiştir. Keynes bu
eserinde getirdiği yeni kavramlar ve analizi ile bir ekonominin düşük istihdam
seviyesinde de dengeye gelebileceğini ispat etmiştir.Durgunluk ve
işsizliğin yaygın olduğu, kapasitenin kullanılmadığı bir ekonomide munzam
harcamalar yapılarak gelirlerin artırılması gerekir. Bu munzam harcamaların
yapılması ise devlete düşmektedir. Devlet Merkez Bankası'ndan ya da özel ekonomi
birimlerinden elde ettiği parayı harcadığında, bu harcamanın ekonomi üzerinde
canlandırıcı bir etkisi olmaktadır. Devletin yaptığı munzam harcama vasıtası ile
gelir yaratılması ve sağlanan canlanma, yapılan ilk harcamaların çok üzerinde
olmaktadır ki, bu olguya "çarpan etkisi" denir.Açık bütçe politikası ya
da borçlanma karşılığında harcama yapılarak ekonominin canlandırılmasını, normal
kamu gelirlerinin yetersizliğinden dolayı bütçe açığı meydana gelmesinden
ayırmak gerekir. Açık bütçe politikası, iktisadi durgunluk ortamında bilinçli
olarak uygulanan bir politikadır. Oysa hükümetler, vergi sistemlerinin
yetersizliğinden dolayı, öngörülen harcamaları karşılamak üzere tam çalışma ve
hatta enflasyon ortamında bile açık finansman yoluna
gitmektedirler.Günümüzde çok görülen bu husus enflasyonu büsbütün
körüklemektedir. Son yıllarda dünya ülkelerinde gözlenen ekonomik bunalım
çeşidi, 1920'lerdeki büyük depresyondan farklıdır. Büyük depresyonda üretimin
düşmesinin yanı sıra fiyatlar ve gelir düzeyi de düşmekteydi. Oysa günümüzde
üretim düşmesine, işsizliğin artmasına rağmen fiyatlar yükselmeye devam
etmektedir ki, bu duruma "stagflasyon" adı verilmiştir.Stagflasyon
ortamında ekonomiyi canlandırmak için açık bütçe politikasına başvurulursa
şiddetli bir enflasyonla karşılaşılır. Bu nedenle açık bütçe politikası yerine
bunun tam zıddı olan sıkı para politikası uygulanmaktadır. Sıkı para politikası
enflasyonu frenlemekle beraber, durgunluğu büsbütün artırmaktadır. Bu
nedenlerle, durgunluk ve enflasyonun bir arada olduğu bir ortama hangi ekonomi
araçlarıyla müdahale edilmesi gerektiği kesinlik kazanmamıştır.
Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiZoraki KabulZihniyetZevk-Gerçeklik İlkesiYansımalı DüşünceYafes ve Sam KompleksiVücut ŞemasıVerbalizmVaroluşun EstetiğiÜst İletişimUyuz Keçi EtkisiUyumUlyses MetaforuTutum ÖlçekleriTutum DeğişimiTutumTutuklular İkilemiTransaksiyonel SüreçTransaksiyonel Analiz
