- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bu toplumda Druid adı verilen bir grup, Güneş'e tapıyor ve
ayinlerini yılda birkaç kez, Galler'in sık meşe ormanlarında toplanarak
yapıyorlardı. Bu sırada kişiler arasındaki anlaşmazlıkları da sorgulayarak çözüm
yolları buluyorlar, ölümcül derecede hasta olanlar ve çıkması beklenen bir
savaşta ölüm tehlikesi ile karşılaşacak olanlar için insan kurban
ediyorlardı.Druid rahipleri her ne kadar kurban olarak daha önce suç
işlemiş olanları tercih etseler de arada masum insanların da sazdan yapılmış
büyük kafeslere konularak ateşe verildiği oluyordu. Dini bakımdan kurban edilen
kişinin ruhunun bozuk ahlaklı olduğuna ve ölümden sonra yeni doğacak bir bebeğe
geçtiğine inanıyorlardı.Druidler ayrıca ökseotunun aile içinde uyumu
sağladığına, dört yapraklı yoncanın ise kişiye çevresindeki bozuk ahlaklı
ruhları, şeytanı ve cinleri görme yeteneği verdiğine, yoncanın sihirli gücü
sayesinde şeytanın kovulabildiğine inanıyorlardı. Bu nedenle insanları kurban
etmeden önce ökseotu filizleri topluyorlar, yerlerde dört yapraklı yoncaları
arıyorlardı. Yani inanışın kökeninde dört yapraklı yoncanın uğurundan çok, kötü
ruhlara karşı olan sihirli gücü yer alıyordu ama ne yazık ki yoncanın dört
yapraklısı da tabiatta çok nadir olarak bulunuyordu.Günümüzde bitki
kültürü ile uğraşanlar, sadece dört yapraklı yoncaların ürediği tohumları
geliştirmeyi başarmışlardır. Ancak efsane devam etmektedir, insanlar
bahçelerinde milyonlarcası yetişebilirken, hala kırlarda uğur getireceğine
inandıkları dört yapraklı yoncayı heyecanla aramaya devam
etmektedirler.Yoncanın dört yaprağının da ayrı birer anlamı vardır.
Birinci yaprak ümidi, ikincisi imanı, üçüncüsü aşkı, dördüncü yaprak ise şansı
simgeler. Tabiatta çok nadir bulunan işte bu dördüncü yapraktır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
ayinlerini yılda birkaç kez, Galler'in sık meşe ormanlarında toplanarak
yapıyorlardı. Bu sırada kişiler arasındaki anlaşmazlıkları da sorgulayarak çözüm
yolları buluyorlar, ölümcül derecede hasta olanlar ve çıkması beklenen bir
savaşta ölüm tehlikesi ile karşılaşacak olanlar için insan kurban
ediyorlardı.Druid rahipleri her ne kadar kurban olarak daha önce suç
işlemiş olanları tercih etseler de arada masum insanların da sazdan yapılmış
büyük kafeslere konularak ateşe verildiği oluyordu. Dini bakımdan kurban edilen
kişinin ruhunun bozuk ahlaklı olduğuna ve ölümden sonra yeni doğacak bir bebeğe
geçtiğine inanıyorlardı.Druidler ayrıca ökseotunun aile içinde uyumu
sağladığına, dört yapraklı yoncanın ise kişiye çevresindeki bozuk ahlaklı
ruhları, şeytanı ve cinleri görme yeteneği verdiğine, yoncanın sihirli gücü
sayesinde şeytanın kovulabildiğine inanıyorlardı. Bu nedenle insanları kurban
etmeden önce ökseotu filizleri topluyorlar, yerlerde dört yapraklı yoncaları
arıyorlardı. Yani inanışın kökeninde dört yapraklı yoncanın uğurundan çok, kötü
ruhlara karşı olan sihirli gücü yer alıyordu ama ne yazık ki yoncanın dört
yapraklısı da tabiatta çok nadir olarak bulunuyordu.Günümüzde bitki
kültürü ile uğraşanlar, sadece dört yapraklı yoncaların ürediği tohumları
geliştirmeyi başarmışlardır. Ancak efsane devam etmektedir, insanlar
bahçelerinde milyonlarcası yetişebilirken, hala kırlarda uğur getireceğine
inandıkları dört yapraklı yoncayı heyecanla aramaya devam
etmektedirler.Yoncanın dört yaprağının da ayrı birer anlamı vardır.
Birinci yaprak ümidi, ikincisi imanı, üçüncüsü aşkı, dördüncü yaprak ise şansı
simgeler. Tabiatta çok nadir bulunan işte bu dördüncü yapraktır.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
