Geri git   Hayatimdegisti.com kişisel gelişim ritmotrans telkinli Cd'leri > Kişisel Gelişim Klubü > Alternatif Kişisel Gelişim > Ruhsal Gelişim

Uyarılar

Ruhsal Gelişim ruhsal gelisim, ergenlikte gelişim, gelişim sorunları, ruhsal sorunlar, erken gelişim, ergenlik dönemi gelişim, psikolojik gelişim, ruhsal büyüme, ruhsal gelişme, ruhsal uyum, bedensel gelişim, ruhsal psikoloji, ruhsal iletişim,

Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol...

Alternatif Kişisel Gelişim ve Ruhsal Gelişim Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol... Konusunu hayatimdegisti.com Konuğumuz olarak inceliyorsunuz hayatimdegisti.com sitemizde yaşamınızı hemen degistirecek bir cok telkinli hipnoz mp3 vardir tesaduf eseri de buradaysanız mutlaka inceleyiniz üst link TelkinCD tıklayınız Affetmemek, hem daha önce seni inciten kişilerden, hem de yeni kişilerden gelebilecek olası incinmelerden koruduğu illüzyonunu yaşatır sana. Acını, öfkeni beslediğin sürece olası tehlikelere karşı zırhını kuşanmış olarak beklersin. Böylece artık kimse seni incitemez, yaralayamaz, taciz edemez, reddedemez... Oysa; Affetmek ...

ayrıca bu konularda arama yapan konuklarımız var Ruhsal Gelişim telkin cd indir izle İstanbul Ruhsal Gelişim nerededir kimdir Ruhsal Gelişim çekirdek inanç temizliği İzmir bursa Ruhsal Gelişim hipnoz Ruhsal Gelişim olumlama seminerleri eğitimi çaresi tedavisi Ruhsal Gelişim hakkında bilgi bilinçaltı telkin cd telkin mp3 Ruhsal Gelişim kuantum düşünce kitap haberi

Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18-11-2010, 01:07 PM   #1 (permalink)
Administrators
Zerynthia
 
Işıldayan Safir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Bulunduğu yer: Mutlulukya
Mesajlar: 5,993
Tesekkür: 49,758
6,229 Mesajinıza toplam 25,545 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
Işıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond reputeIşıldayan Safir has a reputation beyond repute
Standart Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol...



Affetmemek, hem daha önce seni inciten kişilerden, hem de yeni kişilerden gelebilecek olası incinmelerden koruduğu illüzyonunu yaşatır sana. Acını, öfkeni beslediğin sürece olası tehlikelere karşı zırhını kuşanmış olarak beklersin. Böylece artık kimse seni incitemez, yaralayamaz, taciz edemez, reddedemez...

Oysa;

Affetmek unutmak değildir. İnsanları affettiğimizde geçmişte yaşanan deneyimleri unutmayız. Unutmamalıyız da. Bu deneyimler, zamanında bize çok acı vermiş olsa da kazandığımız derslerdir. Bizim, yeniden kurban konumuna düşmemek ya da başkalarını kurbanımız konumuna düşürmemek için yaşanmış bir ders...

Affetmek, affettiğimiz kişilerin davranışlarını onaylamak değildir...

Affettiğimizde geçmişin bugünümüz üzerindeki yıkıcı etkisini ortadan kaldırırız. Bu, onların bir zamanlar yaptığı şeyin doğru, haklı ve onaylanabilir olduğu anlamına gelmez. Yapılanların kabul edilebilir, önemsiz, çok da kötü olmadığı anlamına gelmez.

Yapılanlar kötüydü. Acıttı. Hayatımızı etkiledi. Aslında gerçek affediş tam aksine, olanı yadsıdığımız, minimize ettiğimiz, karşımızdakini haklı çıkardığımız ya da bize zarar veren davranışı hoş gördüğümüz durumda gerçekleşemez.

Affetmek, affettiğimiz kişiden daha "büyük" olduğumuzu göstererek, onu kendimize ebediyen borçlu kılmak değildir. Yargılayıcı Tanrı konumundan, hoşgörülü Tanrı konumuna geçerek, yine de kişiyi kendisini "günahkar" olarak hissettirmek gerçek bir affediş değildir.

Affetmek fedakarlık değildir. Dişlerimizi sıkarak, bizi inciten kişiye katlanmamız, güler yüz maskesi takınmamız gerçek bir affediş değildir. Çünkü bu durumda gerçek duygularımızı yutmuş oluruz. Bu tavır hem zordur, hem de hayatımızdan haz duygusunu çalar...

Affetmemek, kızgınlık duyduğun kişileri zihninde bedava kiracı olarak oturtmak demektir. Günah değil mi, zihnini boşu boşuna işgal etmelerine izin vermeye?..

Affetmek için haklı-haksız mücadelesine girersen, haklı olmanın senin için huzurlu ve mutlu olmaktan daha önemli olduğuna dikkat et...

Haklı olmaya çalışmak, haksız olmaktan korkmaktan kaynaklanır...

Affetmek bir "Kozmik Unutma"dır..

Affetmek, ruhsal iyileşme sürecinin doğal yan ürünüdür...

Affetmek, içsel bir süreçtir...

Affetmek, kendimize duyduğumuz saygının artmasını sağlayan bir özgürleşme sürecidir...

Affetmek, geçmişten gelen olumsuz duygu yükünden özgürleşmektir..

Olayı hatırlamak ama olayın duygu deposunu boşaltmaktır...

Affetmek, bizi inciten kişilere duyduğumuz cezalandırma ihtiyacından vazgeçerek kendi tutsaklığımızdan vazgeçmektir...

Affetmek, onlara hangi cezayı verirsek verelim bize yetmeyeceğinin farkındalığıdır...

Affetmek, intikam, öfke, kızgınlık gibi duygularla ziyan ettiğimiz yaşam enerjisini, yaşam kalitemizi yükseltmek, mutlu ve doyumlu olmak için kullanmayı seçmektir...

Affetmek, yaşamın geçmişinde takılıp kalmak yerine, yaşam yolculuğunda yeni deneyimlere açık hale gelebilmektir...

Ve affetmek, başkası için değil, kendimiz için yaptığımız bir özgürleşme seçimidir. Kendi boynumuzdaki, kendi ayaklarımızdaki zincirlerden özgürleşme seçimi..

En uzun yolculuk, beynimizden yüreğimize yaptığımız yolculuk...

Affetmek, bu yolculuğun kestirme yoludur...

Öfke, kırgınlık, kızgınlık, nefret, intikam, suçluluk duygusu bastırıldığında da, patladığında da bizi olduğumuz yere çiviler ve gelişmemizi engeller. Affetmek, çivileri söker, sadece yürüme özgürlüğünü yeniden kazanmakla kalmayız, koşma, dans etme, uçma özgürlüğünü de tadarız...

Gerek bizim hatalarımıza, gerek başkalarının bize yaptığı hatalara gübre olarak bakalım. Gübre, affetmenin toprağıyla karıştığında, aldığımız ürün bol olur...

Affetmeyi gerektiren her yara, içinde önemli bir dersi de barındırır; dersi görebilmek için yarayı yeniden deşerek yüzleşmek zorunda kalsak bile...

Affetmek, öfke ve intikama yatırım yapmaktan vazgeçmektir. Neye yatırım yaparsak o çoğalır. Affetmek, hayatımızın en özgürleştirici ve zenginleştirici yatırımıdır...

Affetmenin karşındaki kişiyi değil, seni özgür bırakacağını anla...

İnsanları yargılarsan onları sevmeye zaman bulamazsın...

Ellerini yumruk haline getirenler, tokalaşamazlar...

Herkesi "gerçekten" tanırsan, herkesi affedersin...

Affetmek, içsel yolculuğun temel basamaklarından biri ve kendimizle barışık olma yolunda kocaman bir adım...

Bu adımı atmaya hazır mısın?

Gerçek Affediş; kendinin ve başkalarının hatalı davranışlarına mazeret bulan kibar, gözü yaşlı anlayış içinde tevazuuyla bir başı öne eğme değildir. Herkesin yanlış yapsa da elinden geldiğinin en iyisini yaptığını savunan yüce bir anlayış da değildir. Affettim demekle de affetmek gerçekleşmez...

Kızgınlığın, nefretin, suçlamanın ve utancın, gerçek affediş yoluyla içimizde entegre olması için, yine onlardan yararlanmamız gerekiyor...

Kızgınlığımızın, nefretimizin, suçlamamızın hedefi olan kişilerden duygusal olarak kopabilmek, onları zihnimizin bedava kiracısı olmaktan çıkarabilmek, sınırlarımızı yeniden güçlü bir şekilde inşa etmek için sağlıklı kızgınlığın enerjisine ihtiyaç duyarız...

Kendi yadsıdığımız benliğe sahip çıkmak ve bütünleşmek için nefretin gölgelerini aydınlığa çıkarmaya ihtiyaç duyarız...

Öz sorumluluğumuzu almak, yapılan hatada kendi payımızı görerek ders çıkarmak ve gelişmek için sağlıklı suçluluğun yardımına ihtiyaç duyarız...

Affetmek, gerçek gücümüzü yeniden kazanmak ve gücümüze sahip çıkmaktır..

Affetmezsek ya da sahte kabulle ve suni bir affedişle affettiğimizi sansak bile; kızgınlık patladığında, bizi saldırganlaştırır ve insanları bizden uzaklaştırır...

Nefret bizi yoğun bir yalnızlık batağına sokar. Çünkü çok güçlü enerjiye sahip olan nefret etrafına zarar verirken, kendi ruhunu da iğfal eder ve sınırlarını yok eder. Kabuslar kaçınılmaz olur..

Suçlamak gücümüzü kaybettirir...

Yalnızlık ve güçsüzlüğün diğer adı depresyondur...

Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz...

Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir lütuf olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir..

Affetmeyi ancak affederek öğrenebiliriz...

Gerçek affediş ancak güçlü bir insandan gelir. İçsel gücümüzü yeniden kazanmanın yolu da duygularımızın gerçek işlevini ve niyetini anlamak, duygularımızın armağanlarına sahip çıkmakla mümkün. Güçlü insan, gücüyle zarar verme gücüne sahipken bunu kullanmamayı seçiyor. Gerçek güç bu. Güçlü insanın güç gösterisi yapmaya ihtiyacı yoktur. O güçsüzlerin yoludur...

Affetmek güçlüyü daha güçlü yapar, zayıfı ise güçlendirir. Affetmek cesurların işidir, korkakların değil. Affedemeyen kişinin ise başka cezaya ihtiyacı yoktur..

Çok sevdiğim bir sözü burada tekrar etmek istiyorum:

Zalimler zayıf kişilerdir.

Sevecenlik güçlülerin işidir.

Birisi sana zarar vermişse, onu affetmekte zorlanıyorsan şöyle düşün:

Ancak gerçek gücü olmayan kişiler başkalarına zarar verebilir..
Nefret dolu, kızgın, suçlayıcı kişi kendi cehennemini de yaratmıştır. Başkalarına zarar veren kişi asla güçlü olamaz. O bir zavallıdır. Ona ancak merhamet duyabilirsin. Onu zihninin gözünde küçücük, mini minnacık zavallı trajik bir figür olarak gör. Onun uğruna ziyan ettiğin enerjini kendini iyileştirmek için kullan. Bu, her zaman kolay bir yolculuk olmuyor ama ödülü büyük bir yolculuk..

Ben tecavüzcüme olan öfkemi böyle yendim.(yazar 20 yaşındayken San Francisco'da bıçaklı bir saldırganın tecavüzüne uğramış.) Yaşam enerjimi ona öfke duymaya harcayamazdım. Bu öfke beni tüketiyordu. O zavallı yaratık buna değmezdi. Bıçağın öldürücü gücüne sığınan bir zavallı. Ama ben gücümü yeniden kazanmaya, hayatımı zengin kılmaya değerdim..

Başkalarına karşı hissettiğimiz tüm duygular, kendimize hissettiğimiz duygulardır. Bizden çıkar yine bize geri döner..

Evrensel enerjinin yasası bu. Duygular enerjidir. Bu enerjileri sağlıklı bir biçimde iç gücümüze katarak entegre ettiğimizde, ruhumuz zenginleşir ve Evrenle, kendi doğamızla uyum içinde dans eder.

Duyguların iyileştirme ve onarım gücünü anladığımızda, onlara hoş geldin deriz...

İşte o zaman daha sıkça duyguların adı umut, haz, neşe, mutluluk, ait olma, çekim, şefkat, sevecenlik, güven, doyum, saygı ve özgürlük olur. İşte o zaman karanlıkla aydınlığın ancak birlikte varolabileceği gerçeğini tüm varlığımızla kabul ederiz. İşte o zaman duyguları iyi ve kötü diye etiketlemeyiz. Bir duyguyu bastırıp, bir diğerini yüceltmeyiz. Her duygunun hakkını veririz, mesajlarının armağanını kabul ederiz. Gerçek Ruhsal Zeka, gerçek ruhsal bilinç, gerçek spiritüellik budur..


ALINTI



 

 

Buraya ilk defa geliyorsanız ismim Atakan Sönmez ve burası hayatimdegisti.com.Boğaziçi üniversitesi mezunuyum ve Türkiyede ilk Subliminal Telkin Uzmanıyım.tıklayın

Bir site olsa onu bulanların uykuda dinledikleri mp3 ler ile hayatları değişse… Bir site olsa onu bulanlar hipnoz olmadan sadece subliminal mp3 leri yükleyip ve uykuda dinleyerek hayatlarını değiştirseler. Bu fikir 1995 yılında yani 25 yıl önce çıkmıştı. 15 yıl önce ise bu mp3 lerin kişiye engel olan çekirdek inançlara göre hazırlanması yani cekirdekinanc.com fikri oluştu

Hipnoz gibi bir şey mi subliminal mp3 nedir?

Tam olarak değil. Öncelikle size engel olan 0-11 yaş arası oluşan bilinçaltı kayıtlarınız yani çekirdek inançlarınız bulunur. Sonra bu çekirdek inançlarınızın pozitif halleri olumlamalar isminize özel olarak mp3 lerin ve müziğin içine gizlenir. Siz de uykuda ya da uyanıkken bu mp3 leri dinleyerek sonuç alırsınız. Çocukluğunuzda size söylenenlerin tam tersini dinlediğiniz kayıtlarla binlerce kez bilinçaltınıza yerleştirmiş oluruz.

Çekirdek inançların hayatımda engellere neden olduğunu nasıl anlarım?

Hayatınızda hep aynı şeyler tekrar ediyorsa. İlişkilerde hep aynı şeyleri yaşıyorsanız... Aşırı fedakar bir yapınız varsa ve bu sanki göreviniz haline geldiyse. Birilerini kurtarmaya çalışıyorsanız. Paranızın bereketi yoksa sürekli gereksiz harcamalar çıkıyorsa birikim yapamıyorsanız. Hayır demekte zorlanıyorsanız. Odaklanmakta bir şeyleri devam ettirmekte sorun yaşıyorsanız. İlişkilerde mıknatıs gibi sorunlu kişileri çekiyorsanız. İş hayatında iniş çıkışlar sürekli oluyorsa. Ertelemeleriniz fazla ise. Aşırı kontrolcü ve garantici bir yapınız varsa kaygı düzeyiniz yüksekse hep en kötü ihtimali düşünüyorsanız ve şanssızlıkları sorunlu olayları ve sorunlu kişileri hayatınıza çekiyorsanız çocuk yaşta oluşan çekirdek inançlar hayatınızı yönetiyor olabilir.

25. yıla özel şimdi arayanlara 5 dakikalık çekirdek inanç ön tespit ve bir günlük deneme telkin mp3 ücretsizdir. Ön tespitte size engel olan birkaç çekirdek inanç örneği verilir. Atakan Sönmez tarafından yapılır ve bilgi amaçlıdır. +90 5424475050 Türkiye dışındakiler whatsapp tan arayabilir cekirdekinanc.com inceleyiniz.

__________________
Işıldayan Safir isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-11-2010, 01:17 PM   #2 (permalink)
Dolphin
 
bluegirlx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 1,628
Tesekkür: 4,057
1,534 Mesajinıza toplam 6,218 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
bluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond reputebluegirlx has a reputation beyond repute
Standart Cevap: Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol...

harikaaaaaa.......önce kendimizi sonra herkesi özgür bırakmalıyız...
bize zararı olduğunu düşündüğümüz durumları bizi tamamlamak için başımıza gelmiş gelişmimiizi tamamlayan durumlara ancak böyle çevirebilirizz..
şimdi seçim sizinn..isterseniz geçmişe hayıflanıp size tüm hata yapanların hesabını yapıp kendinize acımaya devam edin..
isterseniz arınarak yükselişe geçin ve özgür kalın..bu bayram sizin arınmanız için de vesile olsun..
__________________
Ben bir ışık işçisiyim..Işık taşırım doğam gereğii..İşim zor sanmayınn..Bazen ben onu taşırımm..Bazen o benii..

bluegirlx isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-10-2011, 11:43 PM   #3 (permalink)
Teğmen
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 20
Tesekkür: 5
18 Mesajinıza toplam 55 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
olumlu bakış is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol...

Affetmek egomuza çookkk ama çokkk ağır geliyor.
Hep affediyorsanız bile birgün geliyor ki ya niye hep ben affediyorum, be defa ben de konuşmayım bakalm da aklı başına gelsin diyoruz, ama bakıyoruz ki bu duyguyla kendimizi yıpratmışısz, halbuki ilk anda affedebilsek bunu iletişimle pekiştirsek herşey çok daha kolay olur. kırgınlıktan sonra geçen zaman her şeyi daha da zorlaştırıyor çünkü..
sevgilerimle,
olumlu bakış isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-10-2011, 11:59 PM   #4 (permalink)
Üsteğmen
 
DiL_RU_BA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2011
Mesajlar: 248
Tesekkür: 327
196 Mesajinıza toplam 463 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
DiL_RU_BA is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol...

Herkesi "gerçekten" tanırsan, herkesi affedersin... bu söz harika herşeyi anlatıyor.


Alıntı:
olumlu bakış Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Affetmek egomuza çookkk ama çokkk ağır geliyor.
Hep affediyorsanız bile birgün geliyor ki ya niye hep ben affediyorum, be defa ben de konuşmayım bakalm da aklı başına gelsin diyoruz, ama bakıyoruz ki bu duyguyla kendimizi yıpratmışısz, halbuki ilk anda affedebilsek bunu iletişimle pekiştirsek herşey çok daha kolay olur. kırgınlıktan sonra geçen zaman her şeyi daha da zorlaştırıyor çünkü..
sevgilerimle,

doğru söylüyorsunuz lakin, o kişinin anlayabilmesi için ya zamana yada bişeylerin kafasına dank etmesini sağlıyacak bişeyler yaşamasına izin bermelisiniz yoksa onun karmasına girer ve öğrenmesi gereken şeyi öğrenmesine izin vermediğiniz için o kaostan kurtulamazsın. tabi bu aynı kişi için olursa böyle olabilir. farklı kişilerle oluyorsa bu konuda bilgim yok. ama netice olarak haklısınız affetmek çok zor ve o anda gerçekleşmiyor belkide kendi adıma söylüorum ilk anlda gerçekleşmemesi gerekiyor. sevgi ışıkla ve mutltulukla kalın...
__________________
O ilişkide kurban olmadığımızı anlar ilişkinin bize neyi öğretmeye çalıştığını kavrarsak dersimizi alır ve yolumuza devam ederiz
DiL_RU_BA isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-11-2011, 06:07 PM   #5 (permalink)
Moderator
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Mesajlar: 1,081
Tesekkür: 1,705
865 Mesajinıza toplam 2,145 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
azraist_24 is on a distinguished road
Standart Cevap: Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol...

[quote=Zerynthia;779066]


Affetmemek, hem daha önce seni inciten kişilerden, hem de yeni kişilerden gelebilecek olası incinmelerden koruduğu illüzyonunu yaşatır sana. Acını, öfkeni beslediğin sürece olası tehlikelere karşı zırhını kuşanmış olarak beklersin. Böylece artık kimse seni incitemez, yaralayamaz, taciz edemez, reddedemez...

Oysa;

Affetmek unutmak değildir. İnsanları affettiğimizde geçmişte yaşanan deneyimleri unutmayız. Unutmamalıyız da. Bu deneyimler, zamanında bize çok acı vermiş olsa da kazandığımız derslerdir. Bizim, yeniden kurban konumuna düşmemek ya da başkalarını kurbanımız konumuna düşürmemek için yaşanmış bir ders...

Affetmek, affettiğimiz kişilerin davranışlarını onaylamak değildir...

Affettiğimizde geçmişin bugünümüz üzerindeki yıkıcı etkisini ortadan kaldırırız. Bu, onların bir zamanlar yaptığı şeyin doğru, haklı ve onaylanabilir olduğu anlamına gelmez. Yapılanların kabul edilebilir, önemsiz, çok da kötü olmadığı anlamına gelmez.

Yapılanlar kötüydü. Acıttı. Hayatımızı etkiledi. Aslında gerçek affediş tam aksine, olanı yadsıdığımız, minimize ettiğimiz, karşımızdakini haklı çıkardığımız ya da bize zarar veren davranışı hoş gördüğümüz durumda gerçekleşemez.

Affetmek, affettiğimiz kişiden daha "büyük" olduğumuzu göstererek, onu kendimize ebediyen borçlu kılmak değildir. Yargılayıcı Tanrı konumundan, hoşgörülü Tanrı konumuna geçerek, yine de kişiyi kendisini "günahkar" olarak hissettirmek gerçek bir affediş değildir.

Affetmek fedakarlık değildir. Dişlerimizi sıkarak, bizi inciten kişiye katlanmamız, güler yüz maskesi takınmamız gerçek bir affediş değildir. Çünkü bu durumda gerçek duygularımızı yutmuş oluruz. Bu tavır hem zordur, hem de hayatımızdan haz duygusunu çalar...

Affetmemek, kızgınlık duyduğun kişileri zihninde bedava kiracı olarak oturtmak demektir. Günah değil mi, zihnini boşu boşuna işgal etmelerine izin vermeye?..

Affetmek için haklı-haksız mücadelesine girersen, haklı olmanın senin için huzurlu ve mutlu olmaktan daha önemli olduğuna dikkat et...

Haklı olmaya çalışmak, haksız olmaktan korkmaktan kaynaklanır...

Affetmek bir "Kozmik Unutma"dır..

Affetmek, ruhsal iyileşme sürecinin doğal yan ürünüdür...

Affetmek, içsel bir süreçtir...

Affetmek, kendimize duyduğumuz saygının artmasını sağlayan bir özgürleşme sürecidir...

Affetmek, geçmişten gelen olumsuz duygu yükünden özgürleşmektir..

Olayı hatırlamak ama olayın duygu deposunu boşaltmaktır...

Affetmek, bizi inciten kişilere duyduğumuz cezalandırma ihtiyacından vazgeçerek kendi tutsaklığımızdan vazgeçmektir...

Affetmek, onlara hangi cezayı verirsek verelim bize yetmeyeceğinin farkındalığıdır...

Affetmek, intikam, öfke, kızgınlık gibi duygularla ziyan ettiğimiz yaşam enerjisini, yaşam kalitemizi yükseltmek, mutlu ve doyumlu olmak için kullanmayı seçmektir...

Affetmek, yaşamın geçmişinde takılıp kalmak yerine, yaşam yolculuğunda yeni deneyimlere açık hale gelebilmektir...

Ve affetmek, başkası için değil, kendimiz için yaptığımız bir özgürleşme seçimidir. Kendi boynumuzdaki, kendi ayaklarımızdaki zincirlerden özgürleşme seçimi..

En uzun yolculuk, beynimizden yüreğimize yaptığımız yolculuk...

Affetmek, bu yolculuğun kestirme yoludur...

Öfke, kırgınlık, kızgınlık, nefret, intikam, suçluluk duygusu bastırıldığında da, patladığında da bizi olduğumuz yere çiviler ve gelişmemizi engeller. Affetmek, çivileri söker, sadece yürüme özgürlüğünü yeniden kazanmakla kalmayız, koşma, dans etme, uçma özgürlüğünü de tadarız...

Gerek bizim hatalarımıza, gerek başkalarının bize yaptığı hatalara gübre olarak bakalım. Gübre, affetmenin toprağıyla karıştığında, aldığımız ürün bol olur...

Affetmeyi gerektiren her yara, içinde önemli bir dersi de barındırır; dersi görebilmek için yarayı yeniden deşerek yüzleşmek zorunda kalsak bile...

Affetmek, öfke ve intikama yatırım yapmaktan vazgeçmektir. Neye yatırım yaparsak o çoğalır. Affetmek, hayatımızın en özgürleştirici ve zenginleştirici yatırımıdır...

Affetmenin karşındaki kişiyi değil, seni özgür bırakacağını anla...

İnsanları yargılarsan onları sevmeye zaman bulamazsın...

Ellerini yumruk haline getirenler, tokalaşamazlar...

Herkesi "gerçekten" tanırsan, herkesi affedersin...

Affetmek, içsel yolculuğun temel basamaklarından biri ve kendimizle barışık olma yolunda kocaman bir adım...

Bu adımı atmaya hazır mısın?

Gerçek Affediş; kendinin ve başkalarının hatalı davranışlarına mazeret bulan kibar, gözü yaşlı anlayış içinde tevazuuyla bir başı öne eğme değildir. Herkesin yanlış yapsa da elinden geldiğinin en iyisini yaptığını savunan yüce bir anlayış da değildir. Affettim demekle de affetmek gerçekleşmez...

Kızgınlığın, nefretin, suçlamanın ve utancın, gerçek affediş yoluyla içimizde entegre olması için, yine onlardan yararlanmamız gerekiyor...

Kızgınlığımızın, nefretimizin, suçlamamızın hedefi olan kişilerden duygusal olarak kopabilmek, onları zihnimizin bedava kiracısı olmaktan çıkarabilmek, sınırlarımızı yeniden güçlü bir şekilde inşa etmek için sağlıklı kızgınlığın enerjisine ihtiyaç duyarız...

Kendi yadsıdığımız benliğe sahip çıkmak ve bütünleşmek için nefretin gölgelerini aydınlığa çıkarmaya ihtiyaç duyarız...

Öz sorumluluğumuzu almak, yapılan hatada kendi payımızı görerek ders çıkarmak ve gelişmek için sağlıklı suçluluğun yardımına ihtiyaç duyarız...

Affetmek, gerçek gücümüzü yeniden kazanmak ve gücümüze sahip çıkmaktır..

Affetmezsek ya da sahte kabulle ve suni bir affedişle affettiğimizi sansak bile; kızgınlık patladığında, bizi saldırganlaştırır ve insanları bizden uzaklaştırır...

Nefret bizi yoğun bir yalnızlık batağına sokar. Çünkü çok güçlü enerjiye sahip olan nefret etrafına zarar verirken, kendi ruhunu da iğfal eder ve sınırlarını yok eder. Kabuslar kaçınılmaz olur..

Suçlamak gücümüzü kaybettirir...

Yalnızlık ve güçsüzlüğün diğer adı depresyondur...

Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz...

Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir lütuf olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir..

Affetmeyi ancak affederek öğrenebiliriz...

Gerçek affediş ancak güçlü bir insandan gelir. İçsel gücümüzü yeniden kazanmanın yolu da duygularımızın gerçek işlevini ve niyetini anlamak, duygularımızın armağanlarına sahip çıkmakla mümkün. Güçlü insan, gücüyle zarar verme gücüne sahipken bunu kullanmamayı seçiyor. Gerçek güç bu. Güçlü insanın güç gösterisi yapmaya ihtiyacı yoktur. O güçsüzlerin yoludur...

Affetmek güçlüyü daha güçlü yapar, zayıfı ise güçlendirir. Affetmek cesurların işidir, korkakların değil. Affedemeyen kişinin ise başka cezaya ihtiyacı yoktur..

Çok sevdiğim bir sözü burada tekrar etmek istiyorum:

Zalimler zayıf kişilerdir.

Sevecenlik güçlülerin işidir.

Birisi sana zarar vermişse, onu affetmekte zorlanıyorsan şöyle düşün:

Ancak gerçek gücü olmayan kişiler başkalarına zarar verebilir..
Nefret dolu, kızgın, suçlayıcı kişi kendi cehennemini de yaratmıştır. Başkalarına zarar veren kişi asla güçlü olamaz. O bir zavallıdır. Ona ancak merhamet duyabilirsin. Onu zihninin gözünde küçücük, mini minnacık zavallı trajik bir figür olarak gör. Onun uğruna ziyan ettiğin enerjini kendini iyileştirmek için kullan. Bu, her zaman kolay bir yolculuk olmuyor ama ödülü büyük bir yolculuk..

Ben tecavüzcüme olan öfkemi böyle yendim.(yazar 20 yaşındayken San Francisco'da bıçaklı bir saldırganın tecavüzüne uğramış.) Yaşam enerjimi ona öfke duymaya harcayamazdım. Bu öfke beni tüketiyordu. O zavallı yaratık buna değmezdi. Bıçağın öldürücü gücüne sığınan bir zavallı. Ama ben gücümü yeniden kazanmaya, hayatımı zengin kılmaya değerdim..

Başkalarına karşı hissettiğimiz tüm duygular, kendimize hissettiğimiz duygulardır. Bizden çıkar yine bize geri döner..

Evrensel enerjinin yasası bu. Duygular enerjidir. Bu enerjileri sağlıklı bir biçimde iç gücümüze katarak entegre ettiğimizde, ruhumuz zenginleşir ve Evrenle, kendi doğamızla uyum içinde dans eder.

Duyguların iyileştirme ve onarım gücünü anladığımızda, onlara hoş geldin deriz...

İşte o zaman daha sıkça duyguların adı umut, haz, neşe, mutluluk, ait olma, çekim, şefkat, sevecenlik, güven, doyum, saygı ve özgürlük olur. İşte o zaman karanlıkla aydınlığın ancak birlikte varolabileceği gerçeğini tüm varlığımızla kabul ederiz. İşte o zaman duyguları iyi ve kötü diye etiketlemeyiz. Bir duyguyu bastırıp, bir diğerini yüceltmeyiz. Her duygunun hakkını veririz, mesajlarının armağanını kabul ederiz. Gerçek Ruhsal Zeka, gerçek ruhsal bilinç, gerçek spiritüellik budur..


ALINTI




Gercekten harika bir yazi affetmenin o muhtesem coskusunu ve ferahligini hepinizin yasamasi dilegimle....

Konuyu yeni uye arkadaslarimiz icin ozellikle guncellemek istedim...
azraist_24 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Alt 27-12-2018, 02:22 PM   #6 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Dec 2018
Mesajlar: 6
Tesekkür: 0
0 Mesajinıza toplam 0 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
enerjim111 is an unknown quantity at this point
Standart Cevap: Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol...

güzel yazı teşekkürler
enerjim111 isimli Üye şimdilik offline konumundadır Offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol...

Alternatif Kişisel Gelişim ve Ruhsal Gelişim Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol... Konusunu hayatimdegisti.com Konuğumuz olarak inceliyorsunuz hayatimdegisti.com sitemizde yaşamınızı hemen degistirecek bir cok telkinli hipnoz mp3 vardir tesaduf eseri de buradaysanız mutlaka inceleyiniz üst link TelkinCD tıklayınız Affetmemek, hem daha önce seni inciten kişilerden, hem de yeni kişilerden gelebilecek olası incinmelerden koruduğu illüzyonunu yaşatır sana. Acını, öfkeni beslediğin sürece olası tehlikelere karşı zırhını kuşanmış olarak beklersin. Böylece artık kimse seni incitemez, yaralayamaz, taciz edemez, reddedemez... Oysa; Affetmek ...

ayrıca bu konularda arama yapan konuklarımız var Ruhsal Gelişim telkin cd indir izle İstanbul Ruhsal Gelişim nerededir kimdir Ruhsal Gelişim çekirdek inanç temizliği İzmir bursa Ruhsal Gelişim hipnoz Ruhsal Gelişim olumlama seminerleri eğitimi çaresi tedavisi Ruhsal Gelişim hakkında bilgi bilinçaltı telkin cd telkin mp3 Ruhsal Gelişim kuantum düşünce kitap haberi


WEZ Format +3. Şuan Saat: 07:29 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.